|
Tweet |
İZCİ MEDYA https://x.com/IzciAjansi
İZCİ MEDYA https://www.facebook.com/

Öncelikle gelin bu işletmenin olduğu bölgeyi tanıyalım: Beykoz İlçesi Gümüşsuyu Mahallesi, 301 Ada 25 Parsel'de bulunan Beykoz Balık Ekmek isimli işletmenin ve LUMA işletmesinin bulunduğu alan, mülga Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu Başkanlığı'nın 14.12.1974 tarihli ve 8172 sayılı kararı ile tespit ve tescil edilen Boğaziçi Doğal ve Tarihi Sit Alanı'nda, aynı kurulun 24.06.1983 tarihli ve 15175 sayılı kararı ile sınırları tespit edilen Boğaziçi Alanı Öngörünüm Bölgesi'nde kaldığı tespit edilmiştir.
Böyle bir yere, Boğaziçi öngörünüm olan yeri, gelen ihbarlarda ve iddialarda, daha sonra resmi kurumlardan gelecek olan cevaplara nazaran isimlerini açıklayacağımız CHP Beykoz belediyesinde bir meclis üyesinin kardeşinin yeri olduğu iddiası, gelen ihbarlarda kesinlikle çalışma ruhsatının olmadığı, bu yerin doğa görüntüsünü bozduğundan bu yerdeki çalışmalar için Boğaziçi İmar Müdürlüğü'nden ve İBB'den herhangi bir izinleri olmadığı iddia edilmektedir. Böyle bir yerde izin alınmasının mümkün olmadığını, 301 ada da olduğundan muvafakatname alınmadığını, kısaca siyasi parti güçlerini kullanarak böyle bir yerde işletme yeri açtıklarını gelen ihbarlarda söylenmektedir. İzci haber ajansı bu konuyla ilgili detaylı şekilde araştırmalarına başladığını, ilgili makamlara yazışmaların yapıldığını, gelen yazışmaların cevapları neticesinde Beykoz halkını ve kamuoyunu kimseyi zan altında bırakmadan araştırmalarımızın sonucunda detaylı şekilde bu yerle ilgili haber yayınlanacaktır.
izcihaberajansi.com bu haberimizinde takipcisi olacağımızı hatırlatırız haber konusu kim olursa olsun ünvanı makamı ne olursa olsun sonuna kadar bu haberin takipcisi olacağımızı hatırlatırız bizim kimseden korkumuz cekindiğimiz yok biz ciğ et yemediki karnımız ağırsın.
Öncelikle gelin bu işletmenin olduğu bölgeyi tanıyalım: Beykoz İlçesi Gümüşsuyu Mahallesi, 301 Ada 25 Parsel'de bulunan Beykoz Balık Ekmek isimli işletmenin ve LUMA işletmesinin bulunduğu alan, mülga Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu Başkanlığı'nın 14.12.1974 tarihli ve 8172 sayılı kararı ile tespit ve tescil edilen Boğaziçi Doğal ve Tarihi Sit Alanı'nda, aynı kurulun 24.06.1983 tarihli ve 15175 sayılı kararı ile sınırları tespit edilen Boğaziçi Alanı Öngörünüm Bölgesi'nde kaldığı tespit edilmiştir.
Mülga Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu Başkanlığı'nın 14.12.1974 tarihli ve 8172 sayılı kararı ile tespit ve tescil edilen Boğaziçi Doğal ve Tarihi Sit Alanında, aynı kurulun 24.06.1983 tarihli ve 15175 sayılı kararı ile sınırları tespit edilen Boğaziçi Alanı Öngörünüm Bölgesinde kaldığı tespit edilmiştir.
Bu ifade, bir taşınmazın (muhtemelen bir arsa ya da yapı) Boğaziçi bölgesinde özel koruma altında olan bir alanda yer aldığını belirtmektedir. Daha açık bir şekilde açıklayayım:
İfadenin Anlamı
"Mülga Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu Başkanlığı"
Bu, artık yürürlükte olmayan (mülga) bir devlet kurumudur. Eskiden tarihi eserler ve anıtlarla ilgili koruma kararlarını veren yetkili kuruldu.
"14.12.1974 tarihli ve 8172 sayılı kararı ile tespit ve tescil edilen Boğaziçi Doğal ve Tarihi Sit Alanı"
Bu karar ile Boğaziçi bölgesinin belirli bir kısmı doğal ve tarihi sit alanı olarak ilan edilmiştir. Sit alanı demek, koruma altına alınmış, yapılaşmaya sınırlamalar getirilmiş özel alan demektir.
"24.06.1983 tarihli ve 15175 sayılı kararı ile sınırları tespit edilen Boğaziçi Alanı Öngörünüm Bölgesi"
Bu ikinci karar ile Boğaziçi sit alanı içinde yer alan “Öngörünüm Bölgesi” sınırları belirlenmiştir. Öngörünüm Bölgesi, Boğaz’dan bakıldığında görünen ve bu nedenle estetik, mimari ve çevresel açıdan daha sıkı koruma kurallarına tabi olan bölgedir.
Özetle Ne Anlama Geliyor?
Bu ifade, söz konusu taşınmazın:
Boğaziçi Doğal ve Tarihi Sit Alanı içinde yer aldığını,
Ayrıca Öngörünüm Bölgesi sınırları içinde kaldığını belirtmektedir.
Bu durum, taşınmaz üzerinde yapılacak her türlü inşaat, tadilat veya kullanım değişikliğinin çok sıkı kurallara ve izinlere tabi olduğunu gösterir. Koruma kurulları ve ilgili belediyelerden onay alınmadan herhangi bir işlem yapılamaz.
Koruma altındaki alanlarda hangi izinler gereklidir?
Koruma altındaki alanlarda (örneğin doğal sit alanları, tabiat parkları, özel çevre koruma bölgeleri gibi) yapılacak her türlü faaliyet için özel izinler ve prosedürler gereklidir. İşte bu alanlarda dikkat edilmesi gereken başlıca izin türleri ve süreçler:
Koruma Altındaki Alanlarda Gerekli İzinler
1. Koruma Amaçlı İmar Planı Onayı
Herhangi bir yapılaşma ya da kullanım değişikliği için koruma amaçlı imar planı hazırlanmalı.
Bu planlar, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından onaylanır.
Planlama ekibinde şehir plancısı, mimar, çevre mühendisi gibi uzmanlar yer alır.
2. Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu İzni
Sit alanlarında yapılacak her türlü inşaat, tadilat, restorasyon gibi işlemler için bu komisyonun izni gerekir.
Komisyon, alanın özelliklerine göre projeyi değerlendirir ve uygun bulursa onay verir.
3. ÇED (Çevresel Etki Değerlendirmesi) Süreci
Büyük ölçekli projeler için ÇED raporu gerekebilir.
Bu süreçte projenin çevreye etkileri değerlendirilir ve uygun bulunursa izin verilir.
4. Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu İzni
Eğer alan aynı zamanda kültürel miras statüsündeyse (örneğin tarihi eser niteliğinde bir yapı varsa), bu kuruldan da onay alınmalıdır.
5. İlgili Belediyeden Ruhsat ve Onaylar
Tüm üst izinler alındıktan sonra yerel belediyeden yapı ruhsatı, tadilat izni gibi belgeler alınabilir.
Önemli Notlar
Koruma altındaki alanlarda izinsiz işlem yapmak ciddi cezalarla sonuçlanabilir.
Ecrimisil (izinsiz kullanım tazminatı) uygulanabilir.
Yapılan planlara itiraz etmek isteyenler, askı süresi içinde Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne başvurabilir.
Bu kararların etkileri nelerdir?
Bu kararların etkileri, hem hukuki hem de fiili olarak oldukça kapsamlıdır. Özellikle Boğaziçi Doğal ve Tarihi Sit Alanı ile Öngörünüm Bölgesi içinde kalan taşınmazlar için aşağıdaki sonuçlar doğar:
1. Yasal Koruma ve Öncelikli Mevzuat
2960 sayılı Boğaziçi Kanunu, bu alanlar için özel bir koruma rejimi getirir. Bu kanun, diğer genel imar ve turizm yasalarına göre öncelikli olarak uygulanır.
Bu alanlarda yapılaşma, nüfus yoğunluğu artırıcı faaliyetler ve doğal dokuyu bozacak müdahaleler yasaklanmıştır.
Her türlü imar planı, bu özel kanuna ve ilgili koruma kurulu kararlarına uygun olmak zorundadır.
2. Yapılaşma ve İmar Kısıtları
Yeni yapılaşma neredeyse tamamen yasaklanmıştır; mevcut yapılar için ise ancak onarım ve restorasyon izni alınabilir.
Turizm ve rekreasyon amaçlı yapılar sadece toplumun yararına olacak şekilde ve imar planına uygun olarak yapılabilir.
Tapu siciline bu kısıtlamalar işlenir; yani taşınmazın hukuki statüsü bu koruma kararlarıyla birlikte değerlendirilir.
3. Yetkili Kurumlar ve Denetim
Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesindeki uygulamalar İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülür.
Geri görünüm ve etkilenme bölgelerinde ise ilgili ilçe belediyeleri yetkilidir.
Her türlü proje, tadilat veya kullanım değişikliği için Koruma Kurulu onayı gerekir.
4. Yıkım ve Hukuki Yaptırımlar
Kanuna aykırı yapılan yapılar için yıkım kararı verilebilir.
İmar planına aykırı uygulamalar, ruhsatsız yapılar veya kaçak inşaatlar için cezai işlemler uygulanır.
Bu alanlarda geçici inşaat izni dahi verilmez; sadece bekçi kulübesi, büfe gibi 40 m²’yi geçmeyen yapılar için özel izin alınabilir.
5. Doğal ve Kültürel Varlıkların Korunması
Ağaçların kesilmesi, doğal bitki örtüsünün tahrip edilmesi yasaktır.
Orman statüsüne alınan alanlar kamulaştırılır ve park, mesire yeri gibi kamuya açık alanlar olarak düzenlenir.
Kültürel miras niteliğindeki yapılar için öncelikli restorasyon teşviki vardır.
Bu kararlar, Boğaziçi’nin tarihi siluetini, doğal güzelliklerini ve kültürel mirasını korumayı amaçlar. Ancak uygulamada planlama eksiklikleri, mevzuat karmaşası ve denetim zafiyetleri nedeniyle bazı sorunlar da yaşanabiliyor.