|
Tweet |
İZCİ MEDYA https://www.facebook.com/
Son dönemde artan uyuşturucu operasyonlarının ardından iş dünyasında yeni bir uygulama yaygınlaşmaya başladı. Daha önce ağırlıklı olarak sürücülük, güvenlik ve ağır sanayi gibi riskli alanlarda talep edilen madde testleri, artık birçok sektörde işe giriş sürecinin bir parçası haline geldi.
Sağlık raporlarına eklenen “Bağımlılık Yapıcı Madde Tarama Testi”, bazı firmalarda yazılı prosedür olarak uygulanırken, bazı şirketlerde ise mülakat sürecinin ilerleyen aşamalarında zorunlu kriter olarak adaylara sunuluyor. Laboratuvar yetkilileri, son aylarda test talebinin 6-7 kat arttığını ifade ediyor.
Laboratuvar kaynaklarına göre yalnızca İstanbul’da her gün 20 binden fazla işveren talepli madde testi gerçekleştiriliyor. Artan başvuru nedeniyle laboratuvarların kurumsal paketler hazırladığı, toplu sözleşmeler yaptığı ve mobil numune ekipleriyle işyerlerine hizmet sunduğu belirtiliyor.
Bu tablo, madde testlerinin bireysel sağlık kontrolü olmaktan çıkarak kurumsal risk yönetimi uygulamasına dönüştüğünü gösteriyor. Bazı laboratuvarların reklam kampanyalarıyla indirim duyuruları yapması da dikkat çekiyor.
Madde testlerinin en yaygın olduğu sektörler arasında enerji, lojistik, ağır sanayi, savunma, kimya, güvenlik, sağlık ve yazılım yer alıyor. Bazı büyük ölçekli şirketlerin stajyer adaylar dahil olmak üzere test talep ettiği ifade ediliyor.
Ayrıca TCDD’nin işe alım kriterlerinde madde testini öncelikli kontroller arasına aldığı, savunma ve havacılık alanında faaliyet gösteren kurumlarda ise denetimlerin sistematik şekilde uygulandığı belirtiliyor.
Uzmanlara göre özellikle savunma, ulaşım ve enerji gibi sektörlerde çalışanların dikkat ve karar verme kabiliyetleri yalnızca kurum performansını değil, kamu güvenliğini de doğrudan etkiliyor.

Hukukçular, işverenlerin madde testi talep etmesinin tamamen yasak olmadığını ancak belirli şartlara bağlı olduğunu belirtiyor. Testin işin niteliğiyle bağlantılı olması, adayın açık rızasının alınması ve sonuçların gizliliğinin korunması gerekiyor.
Keyfi uygulamaların özel hayatın gizliliği ve kişisel verilerin korunması ilkeleri açısından sorun doğurabileceği ifade ediliyor. İşyerinde uyuşturucu kullanımı veya bulundurulması ise İş Kanunu’nun 25/II maddesi kapsamında “ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık” olarak değerlendirilebiliyor ve bu durumda işverenin tazminatsız fesih hakkı doğabiliyor.
Madde tarama testleri genellikle idrar, kan veya tükürük örneği üzerinden yapılıyor. Ortalama test ücreti 2 bin 200 TL seviyesinde bulunuyor. Toplu anlaşmalarda bu tutarın daha düşük olabildiği belirtiliyor.
Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) gereği test sonuçları yalnızca test yapılan kişiye teslim ediliyor. Sonuçların işverene iletilebilmesi için adayın açık onayı gerekiyor. Sonuçlar genellikle kapalı zarf ya da kişisel dijital erişim sistemi üzerinden paylaşılıyor.