<?xml version="1.0"?>
<rss version="2.0"> 
  <channel>
<title>POLİTİKA - www.izcihaberajansi.com</title>
<link>https://www.izcihaberajansi.com/politika/</link>
<description></description>
<language>tr</language>
<copyright>https://www.izcihaberajansi.com</copyright>
<image>
<title>https://www.izcihaberajansi.com</title>
<url>
https://www.izcihaberajansi.com/images/genel/222222.png
</url>
<link>https://www.izcihaberajansi.com</link>
<width>315</width>
<height>90</height>
</image><item>
<title>Adalet Bakanı Gürlek'ten 12. Yargı Paketi mesajı</title>
<description><![CDATA[<img src="https://www.izcihaberajansi.com/images/haberler/adalet-bakani-gurlek-ten-12-yargi-paketi-mesaji.png" width="250"><br><p><strong>İZCİ MEDYA  </strong><a href="https://www.facebook.com/"><strong>https://www.facebook.com/</strong></a></p>

<p> </p>

<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, Ankara’da bir otelde gerçekleştirilen Adli Yargı Değerlendirme Toplantısı’nda 81 ilin Cumhuriyet başsavcılarıyla bir araya geldi. Toplantının açılışında konuşan Gürlek, toplantının yalnızca mevcut uygulamaların değerlendirildiği bir istişare zemini olmadığını, aynı zamanda geleceğin adalet sisteminin birlikte inşa edileceği önemli bir fırsat olduğunu söyledi. Adaletin devletin ve toplum düzeninin temeli olduğunu vurgulayan Gürlek, "Vatandaşına güven veren, hakkı zamanında teslim eden, suçla kararlılıkla mücadele eden ve mağduru yalnız bırakmayan bir yargı sistemi, güçlü bir devletin en önemli teminatıdır" ifadelerini kullandı.</p>

<p>"Yargıyı baskı altına almaya yönelik hiçbir girişime izin vermeyeceğiz"</p>

<p>Yargı bağımsızlığına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Gürlek, hâkim ve Cumhuriyet savcılarının Anayasa, kanunlar, dosyadaki deliller ve vicdani kanaatleri doğrultusunda görev yaptığını belirterek, "Elbette yargı kararları demokratik toplumlarda tartışılabilir ve eleştirilebilir. Ancak eleştiri ile hâkim ve savcılarımızı hedef göstermek, baskı altına almaya çalışmak, tehdit etmek ve mesleki itibarlarını zedelemek birbirinden tamamen farklıdır. Adalete olan toplumsal güveni zedelemeyi, yargının tarafsızlığına gölge düşürmeyi ve hâkimlerimiz ile savcılarımız üzerinde baskı oluşturmayı amaçlayan hiçbir yaklaşımın sonuç vermesine izin vermeyeceğiz" dedi. Türk yargısının kararlarına saygı göstermenin demokratik toplum düzeninin gereği olduğunu ifade eden Gürlek, "Adaletin terazisi makama, servete, unvana veya siyasi kimliğe göre tartmaz. Yalnızca hakkı, hukuku, delili ve vicdanı esas alır" diye konuştu.</p>

<p>’Gürlek’ten 12. Yargı Paketi mesajı’</p>

<p>Yargı hizmetlerinin hızlandırılmasına yönelik çalışmalara değinen Gürlek, hayata geçirilmesi planlanan 12. Yargı Paketi ile önemli düzenlemelerin yapılacağını belirtti. Gürlek, "Yazılı yargılama usulüne tabi davalarda zorunlu hâller dışında iki duruşma arasındaki sürenin üç ayı aşmamasını öngörüyoruz. Bilirkişilik kurumunun amacı dışında kullanılmasının önüne geçecek, hukuki bilgiyle çözülebilecek konularda gereksiz bilirkişi incelemeleri nedeniyle yargılamaların uzamasını engelleyeceğiz. IBAN kiralama olarak bilinen eylemlere ilişkin daha açık, ölçülü ve caydırıcı bir yaptırım sistemi oluşturacağız" ifadelerini kullandı.</p>

<p>"Faili meçhul dosyaları zamanın karanlığına terk etmeyeceğiz"</p>

<p>Faili meçhul dosyalara ilişkin de açıklamalarda bulunan Gürlek, "Yıllardır ailelerin yüreğinde yara olarak duran faili meçhul dosyalar konusunda güçlü bir irade ortaya koyduk. Bugüne kadar 19 dosyada faili meçhul cinayetlerin aydınlatılmasına yönelik işlemler tesis ettik. Aradan kaç yıl geçerse geçsin hiçbir dosyayı zamanın karanlığına terk etmeyecek, hiçbir mağdurun hakkını sahipsiz bırakmayacağız" dedi.</p>

<p>"Sokaklarımızı suç örgütlerine bırakmayacağız"</p>

<p>Suç örgütleriyle mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini belirten Gürlek, sokak çeteleri, uyuşturucu ticareti ve yasa dışı bahis organizasyonlarına karşı kapsamlı soruşturmalar yürütüldüğünü söyledi. Gürlek, "Sokaklarımızı suç örgütlerine bırakmayacağız. Uyuşturucu tacirleri gençlerimizin umutlarını hedef almaktadır. Bir tek gencimizin dahi uyuşturucu bataklığına sürüklenmesine seyirci kalmayacağız. Yasa dışı bahis ve sanal kumar da organize suç örgütlerine finansman sağlayan çok yönlü bir tehdittir. Bu mücadelede hedefimiz yalnızca failleri yakalamak değil, suçun finansal kaynaklarını da kurutmaktır" ifadelerini kullandı.</p>

<p>"FETÖ ile mücadelemiz kesintisiz sürecek"</p>

<p>Terörle mücadeleye de değinen Gürlek, "Milletimizin iradesine, devletimizin anayasal düzenine ve ülkemizin bağımsızlığına kasteden FETÖ ile mücadelemiz kesintisiz biçimde devam edecektir. Delile dayalı ve hukuk sınırları içinde yürüttüğümüz mücadeleyi devletimizin bütün kurumlarıyla koordinasyon hâlinde sürdüreceğiz" diye konuştu. Vatandaş odaklı hizmet anlayışını güçlendirmeyi hedeflediklerini belirten Gürlek, ALO Adalet Hattı’nın hazırlıklarının sürdüğünü açıkladı. Gürlek, "Vatandaşlarımızın taleplerini, önerilerini ve karşılaştıkları sorunları doğrudan iletebilecekleri daha erişilebilir bir sistemin hazırlıklarını yapıyoruz. Hedefimiz; mağdurun kendisini yalnız hissetmediği, vatandaşın hakkına zamanında kavuştuğu, suçlunun cezasız kalmadığı ve adalete olan güvenin güçlendiği bir yargı düzenidir" dedi. Konuşmasının sonunda kamuoyunun gündemindeki bağış iddialarına ilişkin yürütülen soruşturmaya değinen Gürlek, soruşturmanın hukukun üstünlüğü ilkesi çerçevesinde yürütüldüğünü söyledi. Gürlek, "Sivil toplum; hukuki denetimden kaçmanın, keyfîliğin veya milletimizin emanetini hesap vermeksizin yönetmenin kalkanı olamaz. Hukuk devletinde hiçbir makam, şöhret, unvan veya sosyal medya nüfuzu kanunların ve bağımsız yargının üzerinde değildir. Türk yargısı; sosyal medyada oluşturulan suni gündemlere göre değil, somut delillere ve kanunlara göre hareket eder. Vatandaşlarımız müsterih olsun. Milletimizin güvenini istismar eden her türlü eylemin karşısında hukuk içinde ve kararlılıkla mücadele edeceğiz" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Ahmet Furkan Gülap - Tolga Başer</p>
]]></description>
<link>https://www.izcihaberajansi.com/adalet-bakani-gurlek-ten-12-yargi-paketi-mesaji/59812/</link>
<pubDate>Thu, 16 Jul 2026 16:11:19 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Dışişleri Bakanı Fidan: "FETÖ artık kullanım değeri bitmiş bir yapıdır"</title>
<description><![CDATA[<img src="https://www.izcihaberajansi.com/images/haberler/disisleri-bakani-fidan-feto-artik-kullanim-degeri-bitmis-bir-yapidir.png" width="250"><br><p><strong>İZCİ MEDYA  </strong><a href="https://www.facebook.com/"><strong>https://www.facebook.com/</strong></a></p>

<p> </p>

<p>VİDEOYU İZLEMEK İÇİN LİNKE TIKLAYIN </p>

<p><span style="background-color:Yellow;"><a href="https://cdn.iha.com.tr/Contents/26-07/15/-f4bd77b4-cc99-45e5-bb41-7ee32c5e8867.mp4">https://cdn.iha.com.tr/Contents/26-07/15/-f4bd77b4-cc99-45e5-bb41-7ee32c5e8867.mp4</a></span></p>

<p> </p>

<p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ukrayna ziyareti öncesi Polonya’nın Przemysl şehrinde bulunan tren istasyonunda basın mensuplarına açıklamada bulundu. Bakan Fidan, 15 Temmuz menfur darbe girişiminin 10’uncu yıl dönümü olduğunu hatırlatarak, "15 Temmuz ve sonrasında devletimiz ve milletimiz adeta yeni bir kurtuluş mücadelesi içerisine girmiştir. İçerideki ve dışarıdaki terör şebekelerine FETÖ başta olmak üzere yoğun bir darbe vurduğumuz dönem olmuştur. FETÖ'den ayıklanan devletin tekrar asli kodlarına hızlı bir şekilde dönüp milletinin hizmetinde yapması gereken hizmeti yaptığına şahit olduk" ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Dışişleri Bakanı Fidan: " bir="" data-="" eri="" height="100%" k="" m="" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/26-07/15/aw747216_02.jpg" style="border:0px solid rgb(182, 187, 195);vertical-align:middle;height:auto !important;" width="1300" /></p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde milletin sarsılmaz iradesinin perçinleşmesinin FETÖ'nün sistemden temizlenmesinde büyük rol oynadığına dikkat çeken Bakan Fidan, "İnşallah alacağımız tedbirler, yapacağımız düzenlemeler ne bugün ne gelecekte tekrar bu türden yapıların sistem içerisinde yer almamasını temin edecektir. Bütün gayretimiz bu yönde" diye konuştu.<br />
<br />
"Uluslararası kirli güç odaklarıyla da bir iş birliği içerisindedir"</p>

<p>Uluslararası alanda FETÖ'nün gittiği hiçbir yerde barınamaması, gayrimeşru faaliyetlerine, ajanlık faaliyetlerine, Türkiye aleyhine olan yıkıcı faaliyetlerine devam etmemesi için her türlü çalışmayı gece gündüz yaptıklarını ifade eden Bakan Fidan, "FETÖ artık kullanım değeri bitmiş bir yapıdır. Buna rağmen devlete karşı mücadelesini yürütmektedir. Devleti yöneten halkın seçtiği liderlerle karşı mücadelesini yürütmektedir. Bunu da yaparken uluslararası kirli güç odaklarıyla da bir işbirliği içerisindedir. Tabii bu bir zillettir. Bu örgütün şu anda yöneticilerinin adeta rehin tuttuğu bir kitle bulunmakta. Bunlar yurt dışında sürgün hayata yaşamaktalar" dedi.</p>

<p><img alt="Dışişleri Bakanı Fidan: " bir="" data-="" eri="" height="100%" k="" m="" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/26-07/15/aw747216_05.jpg" style="border:0px solid rgb(182, 187, 195);vertical-align:middle;height:auto !important;" width="1300" /><br />
<br />
"Örgüte başkaldırmayan bu taban var olduğu sürece örgüt bunların varlığını kullanarak yabancı servislere hizmet etmeye devam edecek"</p>

<p>FETÖ sempatizanlarına değinen Bakan Fidan, "Bunların aslında uyanıp, ilüzyondan çıkıp, gerçek hakiki vatan sevgisini, hakiki dini düşünceyi, yaşantıyı tekrar hissedip, vatana, millete sadakatle tekrar geri dönmeleri ve örgüte başkaldırmaları gerekiyor. Örgüte başkaldırmayan bu taban var olduğu sürece örgüt bunların varlığını kullanarak yabancı servislere hizmet etmeye devam edecek. Kendi piyasa değerini buradan yürütecek" dedi. Bakan Fidan, Türkiye’nin FETÖ'yle mücadelede nasıl başarılı olduysa bundan sonraki bütün buna benzer tehditlerle de başarılı olacağına yürekten inandığını vurguladı.<br />
<br />
"Avrupa cenahında iki türlü yaklaşılıyor"</p>

<p>Ukrayna’ya doğru 10 saatlik bir tren yolculuğuna başlayacağını ifade eden Bakan Fidan, "Malumunuz hava sahası kapalı olduğu için uçakla gidemiyoruz. Her gittiğimizde trenle gidip trenle gelmek durumundayız. Evet, söylediğiniz gibi geçtiğimiz ay Moskova'daydık. Cumhurbaşkanımızın mesajlarını iletme imkanımız oldu. Rus mevkidaşlarımızdan ve Sayın Putin'den devam eden savaşla ilgili Rusya'daki perspektifi alma imkanımız oldu. Daha sonra biliyorsunuz Sayın Trump'ın ziyareti hemen ardından bir NATO zirvesi oldu. Dün de ben Cumhurbaşkanımız adına Paris'te Gönüller Koalisyonu'ndaydım Orada yine Ukrayna konusu merkezdeydi. Avrupalı liderlerle bir araya geldik. Yani sürekli bir görüş alışverişi oldu" şeklinde konuştu.</p>

<p><img alt="Dışişleri Bakanı Fidan: " bir="" data-="" eri="" height="100%" k="" m="" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/26-07/15/aw747216_05-1784111129.jpg" style="border:0px solid rgb(182, 187, 195);vertical-align:middle;height:auto !important;" width="1300" /></p>

<p>Türkiye’nin Ukrayna-Rusya Savaşı’ndaki tek odak noktasının savaşın nasıl durdurulacağı olduğunu ifade eden Bakan Fidan, "Yani savaşa genelde Avrupa cenahında iki türlü yaklaşılıyor. Yani savaş çabaları nasıl desteklenir ve savaş nasıl durdurulur bir iki ayrı kulvar var. Türkiye'de daha çok savaş nasıl durdurulur kulvarında yıllardır savaş başladığından beri Cumhurbaşkanımız perspektif olarak yoğun bir çaba göstermekte" dedi.<br />
<br />
"Ziyaretin yürüyen çabalara olumlu bir katkı yapacağına inanıyorum"</p>

<p>Ukrayna ziyaretindeki gündeme değinen Bakan Fidan, Ukrayna tarafının fikirlerini almak, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın mesajlarını iletmek ve Türkiye’nin devam eden savaşa dair kendi gözlemlerini aktarmak olduğunu belirterek, "Yani ne düşünüyoruz, nasıl düşünüyoruz, nasıl bakıyoruz, onu taraflara anlatmak şu ana kadar her zaman için olumlu bir sonuç verdi. Şöyle ki biliyorsunuz biz İstanbul'da geçtiğimiz yıl Rusya-Ukrayna görüşmelerine ev sahipliği yaptık. Onun öncesinde yaptığımız çeşitli kolaylaştırıcı faaliyetler var, bir araya getirişler var. Tahıl anlaşması var, Karadeniz'deki seyrüsefer emniyetinin o dönem olmasını mümkün kılan. Bütün bunlar üst üste inşa ederek gelmiş durumda. Ben yani ziyaretin de inşallah yürüyen çabalara olumlu bir katkı yapacağına inanıyorum" ifadelerine yer verdi.</p>
]]></description>
<link>https://www.izcihaberajansi.com/disisleri-bakani-fidan-feto-artik-kullanim-degeri-bitmis-bir-yapidir/59790/</link>
<pubDate>Wed, 15 Jul 2026 13:41:31 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>AK Parti Sözcüsü Çelik: "Aziz milletimiz, dünya demokrasi tarihine geçecek bir mücadeleyi ortaya koymuştur"</title>
<description><![CDATA[<img src="https://www.izcihaberajansi.com/images/haberler/ak-parti-sozcusu-celik-aziz-milletimiz-dunya-demokrasi-tarihine-gececek-bir-mucadeleyi-ortaya-koymustur.png" width="250"><br><p><strong>İZCİ MEDYA  </strong><a href="https://www.facebook.com/"><strong>https://www.facebook.com/</strong></a></p>

<p> </p>

<p>AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nün yıl dönümünde tekrar ediyoruz. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Ülkemiz o 15 Temmuz günü milletine, namusuna ve üniformasına ihanet eden alçak bir düşman saldırısına uğradı. O gün aziz milletimiz, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde terörist işgal teşebbüsünü bertaraf ederek, Cumhuriyete, demokrasisine ve milli iradeye sahip çıkmıştır. Darbeci katiller, demokrasimize ve milletin emanetine saldırmıştır. Demokrasimize meydan okuyan bu alçak ve karanlık zihniyetle mücadele kesintisiz sürmektedir. FETÖ terör örgütüyle mücadele bir milli seferberliktir, milli görevdir. Tüm varlığıyla milli iradeyi koruyan aziz milletimiz, dünya demokrasi tarihine geçecek bir mücadeleyi ortaya koymuştur. Aziz milletimiz Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye’yi bu ihanet şebekesine teslim etmemiştir. Askere, polise kurşun sıkan, halka ateş açan, Meclise bomba atan bu ihanet şebekesi, milletimizin güçlü iradesine çarpmış, mağlup olmuştur. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Son nefesimize kadar milli iradeye sahip çıkacağız’ sözü bu mücadele için yol göstericidir. Demokrasimize ve milli iradeye kast eden hain darbe girişimini bir kere daha lanetliyoruz. 15 Temmuz günü dünya demokrasi tarihini büyük bir kahramanlık örneğiyle yeniden yazan milletimize saygılarımızı arz ediyoruz. Şehitlerimizi rahmetle yâd ediyoruz, onları asla unutmayacağız. Kahraman gazilerimize şükranlarımızı sunuyoruz" ifadelerine yer verdi.</p>

<p>Ahmet Özkurt</p>

<p> </p>
]]></description>
<link>https://www.izcihaberajansi.com/ak-parti-sozcusu-celik-aziz-milletimiz-dunya-demokrasi-tarihine-gececek-bir-mucadeleyi-ortaya-koymustur/59787/</link>
<pubDate>Wed, 15 Jul 2026 13:36:48 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Türkiye Avrupa için bir seçenek değil, içine düştüğü kuyuya uzanan güvenli halattır"</title>
<description><![CDATA[<img src="https://www.izcihaberajansi.com/images/haberler/mhp-genel-baskani-bahceli-turkiye-avrupa-icin-bir-secenek-degil-icine-dustugu-kuyuya-uzanan-guvenli-halattir.png" width="250"><br><p><strong>İZCİ MEDYA  </strong><a href="https://www.facebook.com/"><strong>https://www.facebook.com/</strong></a></p>

<p> </p>

<p> </p>

<p>MHP Genel Başkanı Bahçeli, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Grup Toplantısı’nda gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. NATO Ankara Zirvesi, Türkiye’nin ittifaktaki konumu, savunma sanayii, ABD-İran gerilimi, Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileri ve 15 Temmuz’un 10’uncu yılına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, Ankara’nın küresel siyasetteki rolüne dikkati çekti. Ankara’nın Milli Mücadele’nin karargâhı olduğunu ve bugün dünya liderlerini ağırlayarak küresel siyasetin rotasını çizen bir merkez haline geldiğini ifade eden Bahçeli, "Bir zamanlar direnişin karargâhı olan bu aziz şehir, bugün küresel güvenlik mimarisinin tartışıldığı uluslararası platformlara ev sahipliği yaparken yeni dönemin stratejik tartışmalarına istikamet kazandıran bir merkez olduğunu göstermiştir. Bu sebeple Ankara’da toplanan NATO Zirvesi’ni alelade bir diplomasi faaliyeti gibi okumak eksik, sığ ve sakat bir değerlendirme olacaktır" diye konuştu.</p>

<p>"Türkiye yeni dönemin kurucu aktörlerinden biri haline gelmiştir"</p>

<p>NATO Ankara Zirvesi’nde ittifakın 70 yılı aşan geçmişinin muhasebesinin yapıldığını belirten Bahçeli, 5’inci maddenin müşterek savunma ruhundan Ukrayna’ya askeri desteğin geleceğine, 50 milyar doları aşan yeni tedarik hamlelerinden savunma sanayiinde ortak üretim arayışlarına kadar geniş bir güvenlik kuşağındaki meselelerin ele alındığını söyledi. Bahçeli, hakiki müttefikliğin hakkaniyet, samimiyet, üretim, paylaşım ve dayanışma üzerine inşa edilmesi gerektiğini vurgulayarak, şöyle konuştu:</p>

<p>"Şimdi size soruyorum: Zamanın akışını kim okuyacaktır? Görünürdeki sükûnetin altında kaynayan kazanların ateşini kim teşhis edecektir? Krizlerin gölgesinde kurulan yeni denklemleri, diplomatik tebessümlerin gerisindeki soğuk hesapları kim görecektir? Kim sabretmeyi bildiği kadar set çekmeyi, müzakere etmeyi bildiği kadar hakkını müdafaa etmeyi gösterecektir? Cevap bellidir. O da Türkiye’dir. Türkiye, NATO’da yalnızca jeostratejik konumuyla değil; tarihi birikimi, devlet tecrübesi, siyasi iradesi ve milli kudretiyle yeni dönemin kurucu aktörlerinden biri haline gelmiştir. Türkiye Cumhuriyeti’nin eriştiği siyasi ve stratejik seviye, Ankara Zirvesi’nde bir kez daha tebarüz etmiştir."</p>

<p>NATO’nun yeni bir dönemin eşiğinde bulunduğunu ifade eden Bahçeli, "Bu devir, yalnızca savunma bütçelerinin sağına sıfırların eklenip rakamca büyütüldüğü bir devir değildir. Bu devir; kağıttaki taahhüdün fabrikada üretime, üretimin sahada kabiliyete, kabiliyetin caydırıcılığa, caydırıcılığın da barışın teminatına dönüşeceği yeni bir merhaledir. Böylesi bir çağda güvenlik, yalnızca bütçenin büyüklüğüyle değil, o bütçeyi kabiliyete çevirecek üretim sürekliliğiyle ölçülecektir" ifadelerini kullandı.</p>

<p>"Türkiye’nin sahadaki fedakârlığını kabul edip savunma kabiliyetini siyasi hesapların konusu yapmak akıl karı değildir"</p>

<p>Müttefikler arasındaki örtülü ambargo, lisans kısıtlamaları, siyasi blokaj ve tedarik engellerinin ittifak hukukunu yaraladığını dile getiren Bahçeli, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın savunma sanayii kısıtlamalarının kaldırılması yönündeki çağrısının Ankara Zirvesi’nin başlıca mesajlarından biri olduğunu söyledi.</p>

<p>CAATSA yaptırımlarının kaldırılması ve F-35 sürecinin yeniden ele alınmasına yönelik iradenin önemli olduğunu kaydeden Bahçeli, şunları söyledi:</p>

<p>"Üzerinde durmamız gereken husus, Türkiye’nin yıllardır karşı karşıya bırakıldığı haksız muamelenin ittifak düzeninde meydana getirdiği itimat aşınmasını gidermektir. Zira Türkiye’nin sahadaki fedakârlığını kabul edip savunma kabiliyetini siyasi hesapların konusu yapmak, akıl karı değildir. Şayet bugün şanlı Türk Silahlı Kuvvetleri’nin harp envanterinde yerli ve milli üretim oranımız yüzde seksenleri aşıp muazzam bir şahlanışa dönüşmüşse bu görkemli tablo, milletimize dayatılan esaret cenderesinin nasıl parçalandığının resmidir. Bu sebeple Türkiye namına bu saatten sonra atılacak her olumlu adım, bir lütuf değil, geç de olsa güç de olsa hakkaniyet ve hakikat ibresinin yerini bulmasıdır."</p>

<p><img alt="MHP Genel Başkanı Bahçeli: " avrupa="" bir="" data-="" enek="" height="100%" in="" ine="" kuyuya="" rkiye="" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/26-07/14/aw746438_01.jpg" style="border:0px solid rgb(182, 187, 195);vertical-align:middle;height:auto !important;" uzanan="" venli="" width="600" /></p>

<p>"İMECE, Türk mühendisinin mavi gökleri aşan kabiliyetidir"</p>

<p>Yeni güvenlik çağında uzay, veri ve istihbaratın savunmanın ayrılmaz bir parçası haline geldiğini belirten Bahçeli, İMECE’nin NATO’nun uzay ufkunda yeni bir kabiliyet olarak gündeme gelmesinin Türkiye’nin ulaştığı teknolojik seviyeyi gösterdiğini ifade etti. Bahçeli, "İMECE, Türk mühendisinin mavi gökleri aşan kabiliyeti, semaların ötesini görüp feza karanlığını al bayrağımızla aydınlatmayı düşleyen milli teknoloji hamlesidir. Uzayın zifiri karanlığını delip geçen İMECE, gök kubbeyi yırtan KAAN’ın çelik kanatlarında kendini gösteren irade, yerli ve milli savunma davamızın insansız muharebe sahasındaki öncüsü KIZILELMA, göklerdeki yeni nizamın habercisi olan AKINCI ve AKSUNGUR, Mavi Vatan’ın engin sularında tüm heybetiyle süzülen TCG ANADOLU ve MİLGEM şaheserleri, karada düşmanın yüreğine korku salan ALTAY tankımız, tehditleri berhava eden Tayfun ve Bora füzelerimiz, vatan sathını uçtan uca saran çelik kubbemizin kilit taşları mesabesindeki Siper ve Hisar sistemlerimiz; karada, denizde, havada ve uzayda hükümranlık haklarımızın tavizsiz muhafızlarıdır" dedi.</p>

<p>Türkiye’nin savunma sanayiindeki yükselişinin geçmişte maruz kaldığı ambargo ve yaptırmaların sonucu olduğunu belirten Bahçeli, "Kıbrıs Barış Harekatı’nın hemen ardından boynumuza dolanmak istenen ambargo kementleri, terörle mücadelede sahnelenen o ikiyüzlü diplomasi, F-35 dehlizlerinde kurulan sinsi tuzaklar ve CAATSA yaptırımlarıyla örülen suni duvarlar, asil milletimize kendi göbeğini kesmekten başka hiçbir yol bırakmamıştır. Ram olmayı elinin tersiyle iten Türk devleti, asil fıtratının gereğini layıkıyla yerine getirmiş, kendi öz cevherine rücu ederek etrafındaki muhasara çemberini paramparça etmiştir" şeklinde konuştu.</p>

<p>"İran, mutabakatın tarafıyken saldırıya uğramıştır"</p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump’ın NATO Ankara Zirvesi devam ederken İran’la mutabakat sürecinin kendisi için bittiğini açıklamasını değerlendiren Bahçeli, İran topraklarının yeniden bombalanmasının barış ihtimaline duyulan güveni sarstığını söyledi. Hadiselerin sırasının tersine çevrilmemesi gerektiğini belirten Bahçeli, "İran, mutabakatın tarafıyken saldırıya uğramıştır. İran şehirleri bombalanmış, İran vatandaşları hayatlarını kaybetmiş, ülkenin egemenlik sahası askeri müdahalenin hedefi olmuştur. Bu gerçek görmezden gelinerek Tahran yönetiminin Hürmüz Boğazını kapatma yönünde daha sonra aldığı kararları, öncesinde hiçbir gelişme yaşanmamış gibi müstakil bir saldırganlık başlığı altında değerlendirmek doğru, hakkaniyetli ve vicdanlı bir yaklaşım olmayacaktır. Sebebi sonuç, sonucu sebep gibi göstermek; hakikati baş aşağı çevirmekten başka bir anlama gelmeyecektir" ifadelerini kullandı.</p>

<p>İran’ın ülkesine yönelen saldırılar karşısında güvenliğini koruma ve egemenlik haklarını müdafaa etme hakkının bulunduğunu kaydeden Bahçeli, şöyle devam etti:</p>

<p>"Hiçbir devlet, imza attığı mutabakatın kendisini koruyacağına inanırken ansızın bombalanmayı sineye çekmek mecburiyetinde değildir. Hiçbir millet, topraklarına düşen bombaları sükûnet telkinleriyle karşılamak zorunda değildir. İran’dan itidal bekleyenlerin, öncelikle İran’ı hedef alan askeri müdahalenin hangi meşru gerekçeyle bağdaştığını izah etmeleri gerekmektedir."</p>

<p>"Mutabakat bir şahsın değil, devletlerin taahhüdüdür"</p>

<p>ABD’nin İran’ın nükleer programı, bölgedeki askeri faaliyetleri ve Hürmüz Boğazı’ndaki gemilerin emniyetine ilişkin kaygılarının müzakere masasında ele alınabileceğini ifade eden Bahçeli, güvenlik kaygılarının daha büyük bir kriz ve kaosun gerekçesi yapılamayacağını söyledi. Bahçeli, "Devletler arası münasebetler, bir gün geçerli sayılıp ertesi gün keyfe keder gerekçelerle hükümsüz ilan edilen şahsi tasarruflarla değil, ahde vefa ilkesiyle yürütülür. ABD Başkanı’nın ‘mutabakat benim için bitti’ açıklaması bu nedenle sorunludur. Mutabakat bir şahsın değil, devletlerin taahhüdüdür. İran’la bugün varılan mutabakatın yarın kolaylıkla terk edilmesi, yalnız Tahran’ın değil, gelecekte Vaşington’la masaya oturacak bütün başkentlerin zihninde aynı soruyu doğuracaktır" dedi. Söz konusu açıklamanın NATO Zirvesi sırasında yapılmasının da düşündürücü olduğunu kaydeden Bahçeli, "NATO’nun caydırıcılığı yalnız askeri envanterinin büyüklüğüne, savunma harcamalarının miktarına veya harekât kabiliyetinin genişliğine dayanmaz. İttifakın gerçek kuvveti, üyelerinin sözüne duyulan güven, alınan kararların öngörülebilirliği ve müttefiklik hukukunun muhafazasıdır. Uluslararası bir mutabakatın süratle terk edildiği, askeri müdahalenin müzakerenin önüne geçtiği bir vasatta aynı anda ittifak hukukundan, karşılıklı güvenceden ve müşterek güvenlikten söz etmek ciddi bir çelişki doğuracaktır" diye konuştu.</p>

<p>"Türkiye’nin yeri Avrupa’nın bekleme salonu değildir"</p>

<p>Ankara Zirvesi’nin ardından Avrupa başkentlerinde yeniden ele alınması gereken en önemli başlıklardan birinin Türkiye’nin Avrupa Birliği müzakere süreci olduğunu ifade eden Bahçeli, Avrupa’nın enerji arz güvenliğinden düzensiz göçe, savunma kapasitesinden demografik daralmaya ve ekonomik rekabete kadar birçok alanda yeni bir yol ayrımında bulunduğunu söyledi. Bahçeli, "Bu yol ayrımında görmezden gelinmesi mümkün olmayan bir hakikat vardır: O hakikatin adı da Türkiye’dir. Ukrayna sahasından Karadeniz’e, Balkanlar’dan Kafkasya’ya, Doğu Akdeniz’den Ortadoğu’ya kadar uzanan geniş jeopolitik kuşakta Türkiye’nin bulunmadığı hiçbir güvenlik denklemi kalıcı olamayacaktır. Türkiye’nin hesaba katılmadığı hiçbir enerji koridoru sürdürülebilir olmayacaktır. Türkiye’nin dışarıda bırakıldığı hiçbir bölgesel istikrar projesi başarıya ulaşamayacaktır. Bu durum bir temenni değil, değişen dünyanın ortaya çıkardığı stratejik bir gerçektir" ifadelerini kullandı. Avrupa Birliği’nin Türkiye’yi yıllarca bekleme odasında tutarak kendi stratejik ufkunu daralttığını söyleyen Bahçeli, "Milliyetçi Hareket Partisi olarak görüşümüz açıktır: Türkiye’nin Avrupa Birliği ile ilişkileri karşılıklı saygı, egemen eşitlik ve hakkaniyet temelinde ilerlemelidir. Türkiye ne bir yükümlülükten kaçmaktadır ne de bir ayrıcalık talep etmektedir. Türkiye yalnızca kendisine karşı dürüst olunmasını istemektedir. Türkiye yalnızca çifte standartların son bulmasını istemektedir. Türkiye yalnızca ortaklık hukukunun gereğinin yerine getirilmesini istemektedir" dedi. Bahçeli, Gümrük Birliği’nin güncellenmesi, vize serbestisi sürecinin tamamlanması ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesinin önemli olduğunu belirterek, "Ancak bunlardan daha önemli olan husus, Avrupa’nın Türkiye’yi artık geçici ihtiyaçların hatırlandığı, kriz zamanlarında kapısı çalınan, işler normale döndüğünde ise yeniden ötelenen bir ülke gibi görme alışkanlığından vazgeçmesidir. Türkiye’nin yeri Avrupa’nın bekleme salonu değildir. Türkiye’nin yeri stratejik kararların şekillendiği masalarda hak ettiği ağırlıkla bulunmaktır" diye konuştu.</p>

<p>"Türkiye Avrupa için bir seçenek değil, içine düştüğü kuyuya uzanan güvenli halattır"</p>

<p>Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis’in Türkiye’nin Avrupa güvenlik mekanizmalarındaki rolünü Ege Denizi’ndeki ihtilaflara bağlayan açıklamalarını "son derece vahim" olarak nitelendiren Bahçeli, Avrupa’nın güvenliğinin Atina’nın dar siyasi hesaplarına mahkûm edilemeyeceğini belirtti. Türkiye ile Avrupa arasındaki ilişkilerin üçüncü ülkelerin ön yargılarına, seçim hesaplarına veya tarihi korkularına rehin bırakılamayacağını söyleyen Bahçeli, şöyle konuştu:</p>

<p>"Hiçbir ülke kendi ikili sorunlarını Avrupa’nın müşterek güvenlik gündemi gibi sunma hakkına sahip değildir. Hiçbir başkent Türkiye’nin meşru hak ve menfaatlerini tartışma konusu yapamaz. Türkiye’nin milli hakları müzakere masalarında pazarlık unsuru değildir. Türkiye’nin egemenlik hakları herhangi bir siyasi şantajın konusu olamaz. Bu hususta tavrımızın değişmesi söz konusu dahi olamaz."</p>

<p>Avrupa’nın yeni dünya düzeninde nasıl bir konum alacağının önümüzdeki yıllarda ortaya çıkacağını belirten Bahçeli, "Avrupa Türkiye ile birlikte mi hareket edecek, yoksa eski önyargıların esiri olarak mı kalacak? Önümüzdeki yıllar bu sorunun cevabını verecektir. Fakat hangi şart altında olursa olsun değişmeyecek bir gerçek varsa o da şudur: Türkiye Avrupa için bir seçenek değil, içine düştüğü kuyuya uzanan güvenli halattır. Türkiye Avrupa’nın güvenliği, istikrarı, enerji arzı, ticaret yolları ve jeopolitik dengesi bakımından vazgeçilmez bir stratejik gerçekliktir. Bu gerçeği kabul edenler kazanacaktır. Görmezden gelenler ise değişen dünyanın setlerine er ya da geç çarpıp dağılacaktır" dedi.</p>

<p>"15 Temmuz, Sevr’i kabul ettiremeyenlerin farklı yöntemlerle aynı hedefe ulaşma arayışıdır"</p>

<p>15 Temmuz darbe girişiminin 10’uncu yılı dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, 15 Temmuz’un yalnızca bir gecenin, bir kalkışmanın veya bir darbe teşebbüsünün adı olmadığını söyledi. Bahçeli, "15 Temmuz, Türk milletinin tarih boyunca verdiği bağımsızlık mücadelesinin son halkalarından biridir. 15 Temmuz, yalnızca tankların sokağa çıktığı, savaş uçaklarının alçak uçuş yaptığı, silahların milletimize çevrildiği bir ihanet gecesi değildir. 15 Temmuz, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin içeriden çökertilmek, milli egemenliğin gasp edilmek ve Türk milletinin iradesinin zincire vurulmak istendiği çok katmanlı bir işgal teşebbüsüdür" ifadelerini kullandı.15 Temmuz’un yalnızca FETÖ’nün kalkışması olarak değerlendirilmesinin yetersiz olduğunu söyleyen Bahçeli, "15 Temmuz, Çanakkale’yi geçemeyenlerin başka yollar aramasıdır. 15 Temmuz, Sevr’i kabul ettiremeyenlerin farklı yöntemlerle aynı hedefe ulaşma arayışıdır. 15 Temmuz, Türk milletinin bağımsız yaşama iradesine karşı yürütülen uzun ve karanlık mücadelenin yeni bir cephesidir. FETÖ denilen ihanet yapısı ise bu karanlık hesabın yalnızca taşeronu ve sahaya sürülmüş kirli bir maşasıdır" diye konuştu.</p>

<p>"FETÖ tehdidinin tamamen ortadan kalktığını düşünmek ciddi bir yanılgıdır"</p>

<p>15 Temmuz gecesi Türk milletinin yalnızca bir darbeyi durdurmadığını vurgulayan Bahçeli, "Tankın karşısına çıkan bu şuurdur. Bombalanan Gazi Meclis’i terk etmeyen bu şuurdur. Türk milleti o gece bir kez daha tarih yazmıştır. Ve tarihe şu notu düşmüştür: Bu millet esir yaşamaz. Bu millet teslim olmaz. Bu millet iradesini vesayet odaklarına bırakmaz. Bu millet devletini terör örgütlerine teslim etmez" dedi. FETÖ ile mücadelenin geçmişte kalmış bir mesele olmadığını belirten Bahçeli, "FETÖ tehdidinin tamamen ortadan kalktığını düşünmek ciddi bir yanılgıdır. İhanetin yöntem değiştirmesi, ihanetin sona erdiği anlamına gelmez. Tehdidin görünmez hale gelmesi, tehdidin yok olduğu anlamına gelmez. Dün himmet adı altında örgütlenenler vardı. Bugün başka maskelerle ortaya çıkmak isteyenler olabilir. Dün eğitim kisvesi kullananlar vardı. Bugün farklı alanlarda benzer yöntemlere başvuranlar olabilir. Dün devletin mahrem yapılarına sızmaya çalışanlar vardı. Yarın başka yollar deneyenler olabilir" ifadelerini kullandı. Devlet hafızasının diri tutulmasının ve kurumsal tedbirlerin tavizsiz sürdürülmesinin hayati önemde olduğunu belirten Bahçeli, 15 Temmuz şehitlerini ve terörle mücadelede hayatını kaybeden tüm şehitleri rahmetle andı, gazilere sağlık ve uzun ömür diledi. Bahçeli ayrıca Okçuluk Dünya Kupası’nın Madrid ayağında altın madalya kazanan milli sporcu Mete Gazoz’u tebrik ederek Türk sporunun başarılarının artarak devam etmesini temenni etti.</p>

<p>Oğuzhan Halil Özbek - Cem Geçim</p>

<p> </p>
]]></description>
<link>https://www.izcihaberajansi.com/mhp-genel-baskani-bahceli-turkiye-avrupa-icin-bir-secenek-degil-icine-dustugu-kuyuya-uzanan-guvenli-halattir/59769/</link>
<pubDate>Tue, 14 Jul 2026 12:52:51 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>AK Parti’den çocuklara ilişkin düzenleme</title>
<description><![CDATA[<img src="https://www.izcihaberajansi.com/images/haberler/ak-parti-den-cocuklara-iliskin-duzenleme.png" width="250"><br><p><strong>İZCİ MEDYA  </strong><a href="https://www.facebook.com/"><strong>https://www.facebook.com/</strong></a></p>

<p>Usta, AK Parti Grubu’nda TBMM’de kurulan çocukların suça sürüklenmesine yol açan nedenlerin amacıyla kurulan komisyonun çalışmalarını tamamlandığını hatırlatarak, komisyon raporundan da istifade edildiğini söyledi. Usta teklifin 7 kanunda düzenleme öngörüldüğünü ve 18 maddeden oluştuğunu söyleyerek, "Teklifte suç işlenmesinin önlenmesi, caydırıcılığın sağlanması, kişilerin can güvenliğinin korunması, toplumsal huzurun güçlendirilmesi ve infaz adaletinin sağlanması ile çocukların korunması ve daha etkin rehabilite edilebilmesine yönelik çok önemli düzenlemeler yer almaktadır. Çocukların suça karışması, yalnızca ülkemizin değil, dünyanın birçok ülkesinin karşı karşıya bulunduğu çok boyutlu bir sorundur. Son yıllarda çocukların karıştığı ağır şiddet olaylarında yaşanan durumlar, suç işleme yaşının giderek düşmesi ve çocukların suç örgütleri tarafından istismar edilmesi, mevcut sistemin günümüz ihtiyaçları doğrultusunda yeniden değerlendirilmesini zorunlu hale getirmiştir. Bu kapsamda teklifimizde, Türk Ceza Kanunu’nun 31. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında yapılan düzenlemelerle hapis cezalarının alt ve üst sınırları arttırılmaktadır. Ayrıca, kasta dayalı kusurun ağırlığı, güdülen amaç ve saik, suçun işleniş şekli ve daha önceden kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkum edilmiş olma hususları göz önünde bulundurularak; kasten öldürme ve neticesi sebebiyle ağırlaştırılmış yaralama suçlarını işleyen 15-18 yaş grubu çocuklar bakımından, hakimin takdirine bağlı olarak herhangi bir ceza indirimi uygulanmamasına yönelik bir düzenleme öngörülmektedir. Böylece 15-18 yaş arasındaki çocukların, yukarıda saydığım o şartlar yerine geldiği takdirde, yine hakimin takdir yetkisiyle müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası almasına yönelik bir düzenleme hayata geçirilmiş durumda. Yine kasten öldürme ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarını işleyen 12-15 yaş grubu çocuklar bakımından da belirli şartların varlığı halinde, yine hakime takdir yetkisi verilerek ceza almalarına ve daha az ceza indirimi uygulanabilmesine de imkan sağlanmaktadır. Türk Ceza Kanunu’nda tekerrür hükümlerinin uygulanma yaş sınırı 18’den 15’e düşürülerek, özellikle suç örgütleri tarafından 15-18 yaş grubundaki çocukların suçta kullanılmasının önlenmesi ve caydırıcılığın da sağlanması amaçlanmaktadır" dedi.</p>

<p>Usta, şöyle konuştu:</p>

<p>"Çocuğun gelişimindeki temel rolü dikkate alınarak, Türk Ceza Kanunu’nda yer alan aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali suçuna ilişkin cezaların da alt ve üst sınırları arttırılmaktadır. Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali nedeniyle çocuğun kasten öldürme ve neticesi sebebiyle ağırlaştırılmış yaralama suçunu işlemesi halinde, bu madde gereğince ebeveynlere verilecek cezanın yarısından iki katına kadar da arttırılması suretiyle ailenin çocuk üzerindeki sorumluluğunun güçlendirilmesi de hedeflenmiştir. Çocuklar bakımından infaz sisteminin etkinliğinin arttırılmasına yönelik önemli düzenlemeler getiriyoruz. Bu kapsamda, çocuk hükümlülerin hapis cezalarının doğrudan çocuk eğitim evlerinde infazına başlanması yerine, çocuk kapalı ceza infaz kurumlarında başlanmasına ve iyi halli olduğunun tespit edilmesi halinde eğitim evlerine ayrılmasına imkan veren düzenleme yapılmaktadır. Mevcut sistemde çocuk hükümlüler direkt çocuk eğitim evlerinde infazlarına başlanıyorken, artık hakimin de iyi hali değerlendirmesi için bu iyi halin değerlendirilmesi için de yine geniş kapsamlı bir heyet raporunun olması şartıyla çocukların eğitim evlerine ayrılması ile ilgili şartlar yeniden düzenlenmektedir. Çocuk hükümlülerin doğrudan çocuk eğitim evlerine yerine getirilecek cezaları ile çocuk kapalı ceza infaz kurumlarından çocuk eğitim evlerine ayrılmaya ilişkin ayrıntılı düzenlemeler de yine kanun teklifimizde yer almaktadır."</p>

<p>Toplum güvenliğinin korunmasına ilişkin düzenleme yaptıklarını kaydeden Usta, "Ateşli silahını dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı şekilde muhafaza etmesi suretiyle bu silahın çocuk tarafından ele geçirilmesine neden olan kişi hakkında 1 yıldan 3 yıla kadar da hapis cezası yaptırımı öngörülmektedir. Teklifle Kabahatler Kanunu’na yeni madde eklenmektedir. Bu düzenlemeyle 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun kapsamı dışında kalan kesici, delici ve bereleyici aletlerin çocuklara satılması, çocuklar tarafından satın alınması ve taşınması yasaklanarak bu fiillere idari yaptırımlar öngörülmektedir. Böylelikle çocukların tehlikeli silah ve aletlere kolaylıkla ulaşmasının önüne geçilerek çocukların korunması, şiddet olaylarının azaltılması ve toplum güvenliğinin de korunması amaçlanmaktadır" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Ahmet Umur Öztürk - Cem Geçim</p>
]]></description>
<link>https://www.izcihaberajansi.com/ak-parti-den-cocuklara-iliskin-duzenleme/59766/</link>
<pubDate>Tue, 14 Jul 2026 12:47:30 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu 15 Temmuz gecesi yaşadıklarını anlattı</title>
<description><![CDATA[<img src="https://www.izcihaberajansi.com/images/haberler/ulastirma-ve-altyapi-bakani-uraloglu-15-temmuz-gecesi-yasadiklarini-anlatti.png" width="250"><br><p><strong>İZCİ MEDYA  </strong><a href="https://www.facebook.com/"><strong>https://www.facebook.com/</strong></a></p>

<p> </p>

<p> </p>

<p>O dönem İzmir Karayolları Bölge Müdürü olarak görev yaptığını hatırlatan Uraloğlu, darbe girişiminin ilk anlarından itibaren kamu kurumlarının koordinasyon içinde hareket ettiğini ve milletin iradesinin darbecilerin planlarını bozduğunu söyledi.</p>

<p>"Abdest alıp ailem ile vedalaştım"</p>

<p>15 Temmuz gecesini anlatan Uraloğlu, İzmir Valiliğine gitmeden önce ailesiyle vedalaştığını anlatarak "Çok ciddi bir askeri hareketlilik var ve bu gece mutlaka bize de iş düşeceği noktasında bir kanaatim oldu. Hemen bölge müdür yardımcısı arkadaşa derhal ekibi toplaması gerektiğini bu gece bizim de bazı görevlerimizin olabileceğini söyledim ve kızımı da yine o arkadaşın evine bıraktım. Abdest aldım çocuklarla vedalaştım" dedi. Ardından Trabzon’daki yakınlarını aradığını belirten Uraloğlu, telefonuna ulaşılamayabileceğini söyleyerek yaşanan kalkışmaya ilişkin değerlendirmesini paylaştığını ifade etti. Uraloğlu, "Trabzon’u aradım telefonuma ulaşılamayabileceğinin bilgisini verdim ve bir kalkışma olduğu noktasında kanaatimi ilettim Trabzon’daki akrabalarım da bu bilgiyi alınca birbiriyle haberleşerek Trabzon Meydanı’nda toplanma kararı almışlar. ‘Madem abimiz gidiyor, demek ki biz de sahada olmalıyız’ diye düşünmüşler ve gerekli hazırlıkları yaparak meydana gitmişler. Ben sokağa çıktığımda vatandaşların bir kısmı da çıkmaya başlamıştı" ifadelerini kullandı.</p>

<p>"29 tane iş makinesini askeri birliklerin önlerine yerleştirdik"</p>

<p>Kısa süre sonra İzmir Valiliğinden gelen çağrıyla valiliğe geçtiğini ve gece boyunca yürütülen kriz koordinasyonunda görev aldığını anlatan Uraloğlu, valilikte yapılan ilk değerlendirmelerde bazı askeri birliklerin hareket kabiliyetinin sınırlandırılması amacıyla iş makinelerine ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Uraloğlu, "Valiliğe vardığımda Vali Bey, ’Biz de seni bekliyorduk’ dedi. Acil iş makinelerine ihtiyaç olduğunu, bazı askeri birliklerin önüne iş makineleri çekerek çıkışları engellememiz gerektiğini söylediler. Ben de zaten daha onlar söylemeden koordinatör olarak Bölge Müdür Yardımcısı arkadaşıma talimatı vermiştim. Yakın bölgelerdeki asfalt makinesinden kamyonuna, yükleyicisine kadar tüm iş makinelerini kısa sürede topladık. Fazla geçmeden 29 tane iş makinesini askeri birliklerin önlerine yerleştirdik. Elbette bu bir psikolojik önlemdi ama kritik bir adımdı" ifadelerini kullandı. O gece koordinasyonun sağlandığı Valilik binasının hedef alınabileceği yönünde değerlendirmeler yapıldığını ifade eden Uraloğlu, buna rağmen kimsenin görev yerini terk etmediğini söyledi. Uraloğlu, "Vatandaş buradaysa biz de burada olacağız. Hani öleceksek adam gibi öleceğiz, dedik ve olduğumuz yerde kalmaya devam ettik" şeklinde konuştu.</p>

<p>15 Temmuz gecesi Rizeli denizcinin gülümseten cevabı</p>

<p>O gece deniz tarafından Valilik binası ile vatandaşların hedef alınabileceğine ilişkin istihbari bilgiler de aldıklarını belirten Bakan Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti:"Bunun üzerine bütün balıkçı barınaklarıyla irtibata geçtik ve denizdeki balıkçılarımızdan hareketlilik olup olmadığını sorduk. Balıkçılar Federasyonu Başkanı, Rizeli hemşehrimiz Mehmet Reis’ten de bu konuda destek istedik. Kendileri bizi hızlıca bilgilendirdi. Eğer böyle bir tehdit gerçekleşirse, bütün teknelerin denize açılarak güçlü bir psikolojik caydırıcılık oluşturması konusunda mutabık kaldık. Ama sonra Mehmet Reis’e döndüm ve dedim ki: ‘Reis, bir savaş gemisine veya fırkateyne karşı ne yapabilirsin ki? Bütün takaları denize çıkarsan ne değişir?’ Gülümseyerek cevap verdi: ‘Müdürüm, biz ağlarımızı denize salarız, pervanelerine dolanırız. Onları yola devam edemez hâle getiririz.’ Gerçekten çok basit bir düşünceydi ama aynı zamanda yüreği ortaya koyan, ‘Ben ne yapabilirim?’ diye soran ve elinden geleni ortaya koymaya hazır olan bir düşünceydi."</p>

<p>15 Temmuz gecesinde milletin ortaya koyduğu direnişin en önemli unsurunun inanç olduğunu belirten Bakan Uraloğlu, o gecenin teknolojinin değil, millet iradesinin ve inancın kazandığı bir mücadele olduğunu ifade etti. Uraloğlu, "Bence o gecenin en önemli özelliği ’İman varsa imkân vardır’ gerçeğinin en somut tezahürü olmasıdır. Silahsız, tanksız, topsuz, uçaksız, helikoptersiz sadece imanı, bayrağı, vatan sevgisi ve ’Bu vatan bizim’ diye haykıran bir yürekle donanmış bir millet, hain darbe teşebbüsünü durdurmuştur. Bu, sadece bir darbe karşıtı direnişi değil; inancın teknolojiyi, azmin kudreti, ruhun maddeyi yendiği bir destandır. O gece yazılan destan, Çanakkale’de, Sakarya’da, Dumlupınar’da yazılan destanların 21. yüzyıldaki devamıdır. Tankın önüne yatan, kurşunların önüne siper olan aziz milletimiz tarih yazmıştır" dedi.</p>

<p>"Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çağrısı kırılma noktası oldu"</p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın millete yaptığı çağrının darbe girişiminin seyrini değiştirdiğini belirten Uraloğlu, "Tabii bu süreçte gece boyunca yaşananların seyrini değiştiren en önemli unsur Cumhurbaşkanımızın yaptığı çağrıydı. Bu çağrı, insanlara net bir şekilde saf belirleme imkânı sunan ve adeta bir dönüm noktası olan çok kıymetli bir çağrıydı. Çağrının ardından Konak Meydanı’ndaki kalabalık daha da arttı, heyecanımız yükseldi ve kendimize olan güvenimiz güçlendi. Süreci bundan sonra çok daha kararlı ve heyecanlı bir şekilde yürütmeye gayret ettik" dedi.</p>
]]></description>
<link>https://www.izcihaberajansi.com/ulastirma-ve-altyapi-bakani-uraloglu-15-temmuz-gecesi-yasadiklarini-anlatti/59743/</link>
<pubDate>Mon, 13 Jul 2026 16:37:26 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasında 10 ilde operasyon: 25 şüpheli yakalandı</title>
<description><![CDATA[<img src="https://www.izcihaberajansi.com/images/haberler/muhsin-yazicioglu-sorusturmasinda-10-ilde-operasyon-25-supheli-yakalandi.png" width="250"><br><p><strong>İZCİ MEDYA  </strong><a href="https://www.facebook.com/"><strong>https://www.facebook.com/</strong></a></p>

<p> </p>

<p> </p>

<p>Bakan Gürlek, konuya ilişkin sosyal medya platformu X hesabından yaptığı paylaşımda, söz konusu soruşturmanın millet vicdanında derin iz bıraktığını ve yıllardır aydınlatılması beklenen dosyaların başında geldiğini belirterek, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması ve sorumluluğu bulunan herkesin hukuk önünde hesap vermesi amacıyla yargı makamları ile kolluk kuvvetlerinin güçlü koordinasyon içinde çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti.</p>

<p>Paylaşımda, soruşturmanın 12 Haziran 2026 tarihinde Kahramanmaraş’tan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına devredildiği hatırlatılarak, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının koordinasyonunda Ankara İl Emniyet Müdürlüğünce yürütülen çalışmalar kapsamında bu sabah operasyon düzenlendiği bildirildi.</p>

<p>Bakan Gürlek, soruşturma kapsamında silahlı terör örgütü kurmak, yönetmek ve üye olmak ile tasarlayarak kasten adam öldürme suçlarını işledikleri değerlendirilen 29 şüphelinin tespit edildiğini kaydetti. Ankara, İstanbul, İzmir, Balıkesir, Adana, Antalya, Çanakkale, Bursa, Isparta ve Afyonkarahisar’daki 30 adrese eş zamanlı operasyon gerçekleştirildiğini aktaran Gürlek, operasyonlarda 25 şüphelinin yakalandığını açıkladı.</p>

<p>Paylaşımda, 2 şüphelinin cezaevinde, 2 şüphelinin ise yurt dışında bulunduğunun belirlendiği belirtilirken, firari şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü ifade edildi.</p>

<p>Ahmet Furkan Gülap</p>
]]></description>
<link>https://www.izcihaberajansi.com/muhsin-yazicioglu-sorusturmasinda-10-ilde-operasyon-25-supheli-yakalandi/59727/</link>
<pubDate>Mon, 13 Jul 2026 10:43:09 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Bakan Gürlek, FETÖ’ye yönelik 81 ilde 968 şüpheliyi kapsayan geniş çaplı operasyon başlatıldığını duyurdu</title>
<description><![CDATA[<img src="https://www.izcihaberajansi.com/images/haberler/bakan-gurlek-feto-ye-yonelik-81-ilde-968-supheliyi-kapsayan-genis-capli-operasyon-baslatildigini-duyurdu.png" width="250"><br><p><strong>İZCİ MEDYA  </strong><a href="https://www.facebook.com/"><strong>https://www.facebook.com/</strong></a></p>

<p> </p>

<p>VİDEOYU İZLEMEK İÇİN LİNKE TIKLAYIN </p>

<p><span style="background-color:Yellow;"><a href="https://cdn.iha.com.tr/Contents/26-07/13/-6f633117-479c-429f-a19c-af0427116ae4.mp4">https://cdn.iha.com.tr/Contents/26-07/13/-6f633117-479c-429f-a19c-af0427116ae4.mp4</a></span></p>

<p> </p>

<p>Bakan Gürlek, milletin iradesine ve devletin bekasına kasteden FETÖ/PDY terör örgütüne karşı mücadelenin ilk günkü kararlılık ve hassasiyetle sürdüğünü belirtti. Cumhuriyet Başsavcılıkları, Emniyet ve Jandarma teşkilatlarının müşterek çalışmaları sonucunda örgütün mahrem yapılanmasının deşifre edilmesi ve bağlantılı unsurlarının çökertilmesine yönelik bu sabah itibarıyla 81 ilde 968 şüpheliyi kapsayan geniş çaplı operasyonun başlatıldığını ifade eden Gürlek, devletin tüm kurumlarıyla yürütülen mücadelede Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinin kararlılığa güç kattığını belirterek teşekkürlerini iletti. Gürlek ayrıca, operasyonların koordinasyonuna sağladığı destek dolayısıyla İçişleri Bakanı’na da teşekkür etti.</p>

<p>Hiçbir terör örgütünün veya vesayet odağının devletin bekasına, hukuk düzenine ve milletin iradesine kastetmesine asla izin vermeyeceklerini vurgulayan Gürlek, Türkiye Yüzyılı hedefi doğrultusunda güçlü Türkiye vizyonuyla mücadeleyi sürdüreceklerini kaydetti. Paylaşımında 15 Temmuz hain darbe girişimini de anan Gürlek, vatan, bayrak, demokrasi ve milli irade uğruna canlarını feda eden şehitleri rahmetle, gazileri ise minnetle andığını belirterek, şehitlerin emanetine, gazilerin fedakârlığına ve milletin istiklal iradesine sonuna kadar sahip çıkacaklarını ifade etti.</p>

<p>Ahmet Furkan Gülap</p>
]]></description>
<link>https://www.izcihaberajansi.com/bakan-gurlek-feto-ye-yonelik-81-ilde-968-supheliyi-kapsayan-genis-capli-operasyon-baslatildigini-duyurdu/59722/</link>
<pubDate>Mon, 13 Jul 2026 10:28:13 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>En düşük emekli aylığının artırılmasını da içeren kanun teklifi TBMM'de</title>
<description><![CDATA[<img src="https://www.izcihaberajansi.com/images/haberler/en-dusuk-emekli-ayliginin-artirilmasini-da-iceren-kanun-teklifi-tbmm-de.png" width="250"><br><p> </p>

<p><strong>İZCİ MEDYA  </strong><a href="https://www.facebook.com/"><strong>https://www.facebook.com/</strong></a></p>

<p> </p>

<p>30 maddeden oluşan Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM'ye sunuldu. Teklifle memur statüsündeki daire başkanı ve dengi idareci kadrolarına atanabilmek için aranan kıdem şartı 5 yıldan 10 yıla çıkarılıyor. Teklifle sinema destekleri yalnızca genel bütçe ödeneklerine bağımlı kalmaksızın döner sermaye imkanlarıyla sürekli, hızlı ve sürdürülebilir bir finansman yapısına kavuşturularak, Türk sinemasının ulusal ve uluslararası kalitesi artırılıyor. Bakanlığa yapılacak başvurulardan tahsil edilecek hizmet bedelleri ile şartlı erişim sağlayan medya hizmet sağlayıcıları ve internet platform işletmecilerinden sinema sektörü için kesilecek yüzde 2'lik payların doğrudan Bakanlık döner sermaye hesabına gelir kaydedilmesi yasal güvenceye kavuşturuluyor.</p>

<p>Aday sürücü belgelerinin iptal şartları (75 ceza puanının aşılması, 0,20 promil üzeri alkol, belirli ihlallerin 3 kez tekrarı vb.) doğrudan kanun metnine işlenerek, yasal çerçeveye kavuşturuluyor.</p>

<p>Havacılık Kanunu'nda değişiklik yapılarak, mevcut metinde sadece arama-kurtarma ekipleriyle sınırlı olan hüküm, kazaya uğramış, tehlike içinde veya "zor durumda kalan" (uçak kaçırma, bomba ihbarı vb.) hava araçlarına, uçuş ekiplerine ve yolculara gerekli tüm acil yardım hizmetlerinin eksiksiz sunulmasını içerecek şekilde genişletilecek.</p>

<p>Teklifle Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile bağlı kuruluşlarınca yürütülen, kaynağı İşsizlik Sigortası Fonu'ndan karşılanan ve 2026 yılı sonunda bitecek olan sigortalı başı teşvik programlarının süresi 31 Aralık 2028 tarihine kadar uzatılıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı belgesi olan konaklama tesislerine 2026 yılı Mayıs-Aralık döneminde bildirdikleri sigortalıların prim gün sayısı üzerinden günlük 116,67 TL (aylık yaklaşık 3 bin 500 TL) prim desteği mahsup yoluyla sağlanacak.</p>

<p>Yaşlılık, malullük, ölüm aylığı almakta olan emeklilere ve hak sahiplerine dosya bazında 20 bin TL olarak öngörülen en düşük aylık ödeme tutarının 2026 yılı Temmuz ayı ödeme döneminden itibaren 2026 yılı Ocak-Haziran dönemi için Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan en son temel yıllı tüketici fiyatları genel indeksindeki değişim oranı kadar artırılarak 23 bin 552 TL'ye yükseltiliyor.</p>

<p>Sayıştay savcıları kadrolarının atanma nitelikleri kanun düzeyinde somutlaştırılıyor. Buna göre ilgili 4 yıllık fakültelerden mezun olmak ve yükseköğrenim sonrasında mali, iktisadi veya hukuki alanlarda kamu görevlisi olarak en az 10 yıl çalışmış olma kıdem şartı getiriliyor.</p>

<p>Mahalli idarelerin genel aydınlatma (sokak lambaları vb.) enerji tüketim bedellerine merkezi yönetim bütçesinden sağlanan desteğin süresi 31/12/2030 tarihine kadar uzatılıyor. Ancak genel bütçe vergi gelirleri paylarından yapılan kesinti oranları, kamu maliyesindeki yükü dengelemek adına büyükşehirler ve il özel idareleri için yüzde 10'dan yüzde 30'a, diğer belediyeler için ise yüzde 5'ten yüzde 15'e yükseltiliyor.<br />
Teklifle PTT personelinin tamamen "idari hizmet sözleşmesi" ile istihdam edilmesi kuralı getiriliyor.</p>

<p>Ahmet Umur Öztürk</p>
]]></description>
<link>https://www.izcihaberajansi.com/en-dusuk-emekli-ayliginin-artirilmasini-da-iceren-kanun-teklifi-tbmm-de/59706/</link>
<pubDate>Fri, 03 Jul 2026 13:08:12 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>MHP lideri Bahçeli'den 'askeri hastane' çağrısı! "Yeniden açılmalıdır"</title>
<description><![CDATA[<img src="https://www.izcihaberajansi.com/images/haberler/mhp-lideri-bahceli-den-askeri-hastane-cagrisi-yeniden-acilmalidir.png" width="250"><br><p><strong>İZCİ MEDYA  </strong><a href="https://www.facebook.com/"><strong>https://www.facebook.com/</strong></a></p>

<p> </p>

<p> </p>

<p>Bahçeli, TBMM'de partisinin grup toplantısında konuştu. ABD ile İran arasındaki müzakere görüşmeleri hakkında değerlendirmede bulunan Bahçeli, "Hürmüz'de güvenli geçiş ve sahada ateşin susturulması arayışları daha önce de belirttiğimiz üzere dikkatle takip ettiğimiz gelişmelerdir. Ancak siyonist vahşetin mutabakatı tanımayan bombaları sahada hunharca konuşmaya devam etmiştir. Söz başka, eylem başka olmaya devam ettikçe masada verilen taahhütlerin hükmünden bahsetmek nasıl mümkün olacaktır? Gözü dönmüş bu ihtiras ve cinayet kabinesinin niyeti kirli, akıttığı kan namertçedir. Ateşkes kelamı daha havada asılıyken, bu korsan yapı, arkadan hançer saplama maharetini göstererek yeni saldırıların hain planlarını kurgulamaktadır. Netanyahu ve tetikçi avanesi, kurulan müzakere zeminine dahi fütursuzca diş göstermekte; barışı amaçlayan ve önceliklendiren mutabakatlara direnmeyi marifet saymaktadır. Mızrak artık çuvala sığmamaktadır: Katil İsrail, mazlumların kanıyla semiren emperyalist bir sömürge düzeneğidir" diye konuştu.<br />
<br />
"Kara Kuvvetlerimiz milletin namusu ve gelecek nesillerin mukaddes istikbali olarak gören bir tarih şuurunun adıdır"</p>

<p>Konuşmasının devamında Türk Kara Kuvvetleri'nin 2 bin 235'inci kuruluş yıl dönümünü kutlayan Bahçeli, "Türk Kara Kuvvetlerimiz, Türkistan bozkırlarında doğan cihan hakimiyeti ülkümüzü, Anadolu'da vatanlaştığı ve üç kıtada şanla, şerefle ve zaferle nam saldığı miafyada henüz bir iz, bir işaret, bir esame olarak dahi belirmediği devirlerde, düzenli ordunun tesisini, emir-komuta silsilesinin kudretini ve askeri teşkilatlanma kabiliyetini dünya milletleriyle tanıştıran kutlu ve köklü bir mirastır. Malazgirt'te Anadolu'nun kapılarını Türk milletine mahşere dek açan iradenin, Sakarya'da milletin kötü kaderini yenen dirayetin, bugün ise terörle mücadelede sınırlarımızın ötesine taşan milli beka düsturunun vücut bulmuş halidir. Kara Kuvvetlerimiz, toprağı yalnızca bir coğrafya parçası değil; şehidin emaneti, devletin haysiyeti, milletin namusu ve gelecek nesillerin mukaddes istikbali olarak gören bir tarih şuurunun adıdır. Türk ordusunun karadaki kudretinin özünde; Mete Han'dan Sultan Alparslan'a, Fatih Sultan Mehmet'ten Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e uzanarak Mehmetçiğimize emanet edilen çelikten bir silsile vardır" dedi.<br />
<br />
"Türkiye, NATO'nun yıkılmaz kalesi vazifesini görmüştür"</p>

<p>Ankara'da yapılacak olan NATO Zirvesi'ne ilişkin Bahçeli, "Türkiye, NATO haritasında ittifakın Güney Doğu kanadını ayakta tutan temel kaldıraçtır. Kore'den Afganistan'a, Kosova'dan Libya'ya, Bosna-Hersek'ten Irak'a kadar Türk askeri, müttefiklik hukukunun gereğini yıllardır sahada göstermiştir. Kore dağlarında destan yazan Mehmetçik, NATO üyeliğimiz henüz resmiyet kazanmadan çok önce, Türk'ün dostluğunu, sadakatini ve sarsılmaz, bükülmez bileğini kanıyla, canıyla tüm dünyaya ilan etmiştir. Dondurucu soğuğun, amansız yokluğun ve cehennemî ateş çemberlerinin içinde tek bir adım bile geri atmayan o çelikten irade, müttefikliğin lafla değil, ancak kahramanlıkla mühürleneceğini tarihin hafızasına kazımıştır. Soğuk Savaş'ın o kasvetli ve tehdit dolu yıllarında da Türkiye, NATO'nun yıkılmaz kalesi vazifesini görmüştür. Kuzeyden esen Sovyet yayılmacılığına karşı, Boğazlarımıza hâkim olan milli egemenliğimiz, ittifakın başlıca can simidi olmuştur. Türkiye, NATO masasına otururken arkasında içi boş dosyalarla yahut her sözüne ve adımına icazet arayan bir mahcubiyet ve acizlikle değil; her satırı şehadetle ve gazilikle örülmüş muazzam bir şeref siciliyle oturmaktadır. Bu sebeple Ankara'da yapılacak ve ev sahibi olduğumuz NATO Zirvesi bakımından Türkiye; ittifakın geçmişini, bugününü ve muhtemel yarınını muazzam bir senteze ulaştıracak, ittifakın yarınlarının yeniden biçimlendirilmesinde başat rol üstlenecektir" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
"Askeri hastanelerin yeniden açılması ve ordu bünyesine kazandırılması meselesi hayati değerdedir"</p>

<p>NATO içerisinde askeri hastanesi bulunmayan tek ülkenin Türkiye olduğunu belirten Bahçeli, "Bu durum, şanlı ordumuzun büyüklüğü ve harekât kabiliyeti karşısında kabul edilemez tarihi bir noksanlıktır. Cephede kazanılan her şanlı zafer, ancak cephe gerisinde kurulan, köklü ve askeri tıbbın tüm imkân ve ilmiyle donatılmış bir akılla nihayete erecektir. Bu sebeple, askeri hastanelerin yeniden açılması ve ordu bünyesine kazandırılması meselesi hayati değerdedir. Çünkü askeri tıp; askeri iklimin görev koşullarını, operasyon psikolojisini, askeri disiplin düzenini ve sevk zincirini içinde barındıran apayrı ve özel bir alandır. Terörle amansız mücadelede, sınır ötesi şanlı operasyonlarda ve deniz aşırı mukaddes görevlerde Mehmetçiğimizin yanında; askerimizi evladı bilen, kardeşi sayan, onun değil yaralanmasına, saçına rüzgâr değmesine dahi yüreği razı olmayan, vatanı namus bilen Türk hekimlerinin görev yapması millî beka meselesidir. Mayın ve patlama yaralanmalarında, yanık ve ağır travma vakalarında, uzuv kayıplarında uzmanlaşmış, bir askeri hekim ordusu zarurettir. Mukaddes GATA geleneği; cephe gerisinden cephe hattına kadar uzanan askeri tıp disiplininin, Mehmetçiğe adanmış fedakâr hekimlik ruhunun ve harp şartlarında çelikleşmiş sağlık aklının ta kendisidir. Sivil sağlık sistemlerinin ve hastanelerin, savaş cerrahisinin ve cephe gerisi lojistiğinin, ordumuzun bu kendine has ihtiyaçlarını tam manasıyla karşılaması mümkün değildir. Askeri hastanelerin yeniden yapılandırılması; Gülhane ruhunun çağın modern ihtiyaçlarına göre yeniden ihyası ve harp cerrahisinin güçlendirilmesi tekraren ifade ediyorum; milli beka meselesidir" dedi.</p>

<p>Hidayet Türkyılmaz</p>

<p> </p>
]]></description>
<link>https://www.izcihaberajansi.com/mhp-lideri-bahceli-den-askeri-hastane-cagrisi-yeniden-acilmalidir/59658/</link>
<pubDate>Tue, 30 Jun 2026 16:49:45 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>MHP Lideri Bahçeli: "Ülkü Ocakları, Avrupa kamuoyunda hedef tahtasına oturtulmak istenmektedir"</title>
<description><![CDATA[<img src="https://www.izcihaberajansi.com/images/haberler/mhp-lideri-bahceli-ulku-ocaklari-avrupa-kamuoyunda-hedef-tahtasina-oturtulmak-istenmektedir.png" width="250"><br><p><strong>İZCİ MEDYA  </strong><a href="https://www.facebook.com/"><strong>https://www.facebook.com/</strong></a></p>

<p> </p>

<p> </p>

<p>Bahçeli, TBMM’de partisinin grup toplantısında konuştu. Avrupa’nın kendi savunma, siyasi ve iktisadi mimarisini Washington’un gölgesinden çıkaramadığını ifade eden Bahçeli, "Avrupa, kendi evinin duvarındaki çatlağı görmüş; fakat hala Türkiye’nin kapısına rapor çivileme hevesinden vazgeçmemiştir. Kendi zaaf ve basiretsizliklerini örtmek için rapor kumaşından yanlışlarına perde biçmeye, itham ipliğiyle tazyik nakışı işlemeye, çifte standart söküğünü insan hakları türküleriyle yamamaya çalışmaktadır. Ne var ki bu yamalı bohçadan ne hakikat çıkar ne hakkaniyet çıkar ne de Türkiye’ye istikamet çizecek bir irade çıkar. Gaflet uykusunda hülyalara dalanlar iyi duysun, kin nöbetinde bekleyenler kulağını açsın ve işitsin: Türk milletine biçim verecek terzi daha anasının karnından doğmamıştır. Yıllarca kendi güvenliğini ve idaresini başkasının atına bindirenler, şimdi o atın dizginlerinin kendi ellerinde olmadığını anlamaya başlamıştır. Böyle bir Avrupa hangi yüzle Türkiye’ye ders vermeye kalkışacak? Hangi akılla Türk devletine aklı sıra ayar çekecek? Hangi cüretle aziz milletimizin kıymetlerine, devletimizin makamlarına dil uzatacaktır? Kendi güvenlik açıklarını kapatmakta zorlananlar, müttefiklik masalarında bekletilirken Türk devletinin güvenlik politikalarını sorgulamaya nasıl yeltenebilirler" şeklinde konuştu.</p>

<p>"Türk milletinin canına kasteden FETÖ artıklarına seve seve kucak açtılar"</p>

<p>Avrupa’nın başkentlerinde yıllarca Türk askerine namlusunu doğrultan hain terör örgütlerinin paçavralarını dalgalandırdığını söyleyen Bahçeli, "Türk milletinin canına kasteden FETÖ artıklarına seve seve kucak açtılar. Eğitim almaya gidip geri dönecek yavrularımızın önlerinde sur olurken, Türkiye’de kurduğu işini Avrupa’da büyütmek isteyen girişimcilerimizin gidecekleri günü sayarken Türk ve Türkiye karşıtı söylenecek en ufak söze kulak kabarttılar, fitne şebekelerine yuva oldular, yurt oldular. Türk düşmanlığının zehirli diline göz yumanların; Türk milliyetçiliği hakkında hüküm cümlesi kurmaya yüzü var mıdır? Kendi kıtasında göç baskısı karşısında bocalayanların, milyonlarca mazluma yıllardır kapısını açmış Türkiye’ye insanlık dersi vermeye hakkı var mıdır? Kendi güvenliğini ABD’nin kararlarına bağlamış olanların, Mavi Vatan ülkümüze ve Doğu Akdeniz’de kabak gibi ortada olan deniz yetki alanlarımıza itiraz edecek sözü var mıdır? İşte karşımızdaki bu sefil tablo, artık yorum kaldırmayacak şekilde ortadadır" şeklinde konuştu.</p>

<p>"Türkiye’nin egemenlik sahasına itiraz etmeye kalkışanın alnını karışlarız"</p>

<p>Türkiye-Avrupa ilişkilerinin tarihinin çelişkilerle dolu olduğunun altını çizen Bahçeli, "Türk yargısını hedef alan, gözümüzün nuru Ülkü Ocakları’mıza kara çalan, Mavi Vatan davamızı hor gören, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin egemen eşitliğini, Kıbrıs Türklüğünün varlığını yok sayan Avrupa vardır. Türkiye’nin egemenlik sahasına itiraz etmeye kalkışanın alnını karışlarız. Türk milletine kafa tutmaya çalışanların kafalarına vura vura kim olduğumuzu öğretiriz. Avrupa Birliği, Türkiye’ye verdiği sözlerin gereğini hakkıyla yerine getirmek yerine, süreci kimi üyelerin dar hesaplarına, Rum-Yunan vetolarına, siyasi önyargılara ve pas tutmuş ideolojik şablonlara teslim etmiştir. Vize serbestisi yıllardır bekletilmiştir. Gümrük Birliği’nin güncellenmesi bir kaplumbağa yavaşlığında ağırdan alınmıştır. Müzakere başlıkları siyasi gerekçelerle bloke edilmiştir. Türkiye’nin aday ülke statüsü çoğu zaman kâğıt üzerinde bırakılmıştır. 2018’den itibaren müzakereler fiilen durma noktasına gelmiştir. Şimdi aynı Avrupa Parlamentosu, kalkıp Türkiye’ye reform, hukuk ve iyi komşuluk dersi vermektedir" ifadelerini kullandı.</p>

<p>"Yüce Türk yargısı, Brüksel salonlarında yazılan raporların himayesinde karar vermez"</p>

<p>Avrupa Parlamentosu’nun 2025 yılı Türkiye Raporu hakkında konuşan Bahçeli, "Bu rapor bağlayıcı olmayabilir. Fakat taşıdığı siyasi niyet bakımından üzerinde dikkatle durulması gereken bir belgedir. Raporun en vahim bölümlerinden biri de yargı gücümüzü abluka altına alma teşebbüsüdür. Türkiye’nin yargı erkine uzatılmış arsız, sapkın ve umarsız dalalet dili sıradan bir eleştiri kapsamında yorumlanamaz. Devam eden yargı süreçlerini siyasi saiklerle yorumlamak, bağımsız Türk mahkemelerini yönlendirmeye kalkmak vesayet hevesidir, tahakküm arzusudur. Yüce Türk yargısı, Brüksel salonlarında yazılan raporların himayesinde karar vermez. Türkiye Cumhuriyeti, dış aktörlerin tehdit, telkin ve terbiye imalarıyla yüzü Batı’ya çevrilip hizaya getirilemez. Herkes ayağını denk alacak, haddini bilecek, yerini iyi belleyecek. Bize sınır ötesinden ayar vermeye kalkan her kim varsa Türkiye Cumhuriyeti’nin hürriyetine ve egemenliğine yan gözle bakmamayı öyle ya da böyle öğrenecektir. Avrupa Parlamentosu raporunda hepimizin yetiştiği o kutlu ocağa, göz aydınlığımız, gönül ferahlığımız olan Ülkü Ocaklarımıza yönelen ifadeler de eski bir husumetin yeni kılığa sokulmuş halidir. Bu mesele yeni değildir. Dün Washington’da Ülkü Ocakları aleyhine dosya açmaya çalışanlar vardı. Bugün Brüksel’de aynı karalama faaliyetini rapor satırlarına iliştirenler vardır. Dün ABD Temsilciler Meclisi’nde, 2022 tarihli Ulusal Savunma Yetki Yasası’nın içine Ülkü Ocakları’nın terör örgütü olup olmadığının araştırılmasını öngören izansız bir madde sıkıştırılmak istenmiştir. O gün Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığımız da bu girişimi esefle karşılamış; bunun asılsız ithamlarla örülmüş, köklü müttefiklik hukukuna yakışmayan, Türkiye karşıtı lobilerin Avrupa’da da sahnelediği yanlı bir teşebbüs olduğunu açıkça ilan etmiştir" dedi.</p>

<p>"Ülkü Ocakları, Avrupa kamuoyunda hedef tahtasına oturtulmak istenmektedir"</p>

<p>Türk milliyetçiliğini kriminalize etme, Türk gençliğini milli ve manevi değerlerinden kopartıp köksüzleştirme gayretlerinin farkında olduklarını söyleyen Bahçeli, "Devlete sadakati görev bilen, bayrak ve vatan sevgisini yüreğinden eksik etmeyen, teröre karşı elif gibi dimdik duruşunu koruyan Türk gençliğinin biricik yuvası olan Ülkü Ocakları, Avrupa kamuoyunda hedef tahtasına oturtulmak istenmektedir. Bilinsin ki Ülkü Ocakları, Türk milletinin üç bin yıllık yürüyüşünü genç yüreklerde diri tutan; irfanı imanla, cesareti ahlakla kavuşturan kutlu bir mekteptir. Ülkü Ocakları; dik başlı değil, başı dik Anadolu çocuklarının yurdudur. Ülkü Ocakları’nda Hoca Ahmet Yesevi’nin hikmeti, Hacı Bektaş-ı Veli’nin ilmi, Dede Korkut’un bilgeliği vardır. Ülkü Ocakları’nda Bilge Kağan’dan Kürşat’a, Sultan Alparslan’dan Fatih’e, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten merhum Başbuğumuz Alparslan Türkeş’e uzanan büyük Türk yürüyüşünün ayak izleri vardır. Dünkü Washington merkezli küresel şer lobilerinin de bugünkü Brüksel’in husumet cephesi de bu hakikati örtemeyecektir" diye konuştu.</p>

<p>"ABD ile İran arasında müzakere kapısının açık tutulmasını olumlu bir gelişme olarak değerlendiriyoruz"</p>

<p>ABD ile İran arasında varılan 14 maddelik mutabakatı değerlendiren Bahçeli, "Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması, deniz ablukasının kaldırılması, İran’ın nükleer stoklarına ilişkin Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı gözetiminde yürütülecek seyreltme ve bertaraf süreci, dondurulmuş fonlar, Lübnan dahil cephelerde askeri operasyonların durdurulması ve nihai anlaşma için takvim belirlenmesi gibi başlıkları kapsamaktadır. Ancak ABD Kongresi’nde bu mutabakata yönelen itirazlar da göstermektedir ki, ABD siyasetinin kendi içinde bile netleşmemiş, çalkantılı ve hesaplı bir zemini vardır. Uluslararası dünyanın tüm bu keşmekeşine rağmen ABD ile İran arasında müzakere kapısının açık tutulması ve İsviçre’nin ev sahipliğinde mutabakat görüşmelerine başlanmasını; Hürmüz Boğazı’nda güvenli geçişin, deniz ablukasının kaldırılmasının ve Lübnan sahasında ateşin durdurulmasının konuşulmasını dikkatle izliyor, insanlığın huzuru adına olumlu bir gelişme olarak değerlendiriyoruz. İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarının mutabakat sürecini gölgelediği, İran tarafının bu saldırıların devamı hâlinde müzakerelerin durabileceği yönünde açık uyarıda bulunduğu görülmüştür" dedi.</p>

<p>"Bu üç esas, Türkiye’nin kalkınma iradesini ayakta tutacak üç ana direktir"</p>

<p>Konuşmasının sonunda MHP’nin "İstikrar, Ahlak ve Refah Temelli Kalkınma Vizyon Belgesi" adlı çalışmasını takdim eden Bahçeli, "Bu belge; Lider Ülke ve Süper Güç Türkiye hedefinin somut bir kalkınma vizyonuna kavuşması bakımından benzersiz bir kıymete sahiptir. Türk düşünce tarihinin köklü geleneğini, modern dünyanın akademik ve ilmi birikimini, toplumumuzun gerçek ihtiyaçları ile aynı zeminde buluşturan stratejik bir yol haritasıdır. Alanında uzman elli beş araştırmacı, akademisyen ve bürokratımızın katkılarıyla hazırlanan; 600’ün üzerinde kaynaktan istifade edilen, 8 ana bölümden ve 800 sayfadan oluşan bu çalışma, Lider Ülke Türkiye hedefimizin fikri ve iktisadi belkemiğidir. Kalkınma anlayışımızın çerçevesini çizerek başlayan bu eser; Milliyetçi Hareket Partisi’nin kurumsal hafızasını gelecek nesillerimize en yalın haliyle aktarmaktadır. Bu eser; toplumumuzun geçirdiği sosyal gelişme değişimleri ele alırken milletimizin köklerine hâkim olan ahlaki ve manevi temelleri hatırlatmaktadır. Bu eser; istikrarı, milli değerlerimizi esas alan sürdürülebilir kalkınmanın makroekonomik çerçevesini ve sektörel boyutlarını aynı bütün içinde değerlendirmektedir. Bu belgenin omurgasını oluşturan üç temel esas vardır: İstikrar, ahlak ve refah. Bu üç esas, Türkiye’nin kalkınma iradesini ayakta tutacak üç ana direktir" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Hidayet Türkyılmaz</p>
]]></description>
<link>https://www.izcihaberajansi.com/mhp-lideri-bahceli-ulku-ocaklari-avrupa-kamuoyunda-hedef-tahtasina-oturtulmak-istenmektedir/59577/</link>
<pubDate>Tue, 23 Jun 2026 18:59:48 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Akaryakıt sektöründe vergi usulsüzlüğü operasyonu: 6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı</title>
<description><![CDATA[<img src="https://www.izcihaberajansi.com/images/haberler/akaryakit-sektorunde-vergi-usulsuzlugu-operasyonu-6-sirkete-el-konuldu-10-sirkete-kayyum-atandi.png" width="250"><br><p><strong>İZCİ MEDYA  </strong><a href="https://www.facebook.com/"><strong>https://www.facebook.com/</strong></a></p>

<p> </p>

<p>VİDEOYU İZLEMEK İÇİN LİNKE TIKLAYIN </p>

<p><span style="background-color:Yellow;"><a href="https://cdn.iha.com.tr/Contents/26-06/23/-3d70286a-cf3c-4837-aca2-bcb57bc80062.mp4">https://cdn.iha.com.tr/Contents/26-06/23/-3d70286a-cf3c-4837-aca2-bcb57bc80062.mp4</a></span></p>

<p> </p>

<p>İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden gerçekleştirildiği belirlenen vergi usulsüzlüğüne yönelik geniş çaplı operasyon düzenlendi. Soruşturma çerçevesinde İstanbul İl Jandarma Komutanlığı, Vergi Denetim Kurulu, MASAK, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü, EPDK ve TMSF ile koordineli şekilde önemli bir operasyon gerçekleştirildiği bildirildi.</p>

<p>Yapılan incelemelerde, söz konusu şirket yapılanması üzerinden yıllık yaklaşık 350-400 bin ton LPG ithalatı yapıldığı, doğan ÖTV ve KDV yükümlülüklerinin ise sahte fatura organizasyonu ve hayali ihracat işlemleriyle bertaraf edilmeye çalışıldığı tespit edildi. Bu kapsamda İstanbul, Ankara, Bursa, Kırıkkale, Kırşehir, Mardin, Konya, Hatay ve Niğde’de eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonlarda 6 şirkete el konulurken, 10 şirkete kayyum atandı, 27 şüpheli hakkında ise adli işlem başlatıldı. Adalet Bakanı Akın Gürlek, X hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, devletin vergi güvenliğini, ekonomik düzenini ve kamu kaynaklarını hedef alan hiçbir organize yapıya müsamaha gösterilmeyeceğini vurguladı.</p>

<p>Gürlek, suçtan elde edilen gelirlerin izinin sürüleceğini, sahte fatura ve hayali ihracat düzenekleriyle kamu zararına sebep olan yapılara karşı hukuki süreçlerin kararlılıkla işletileceğini ifade etti. Soruşturmayı yürüten İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı ile operasyona katılan tüm kurumlara teşekkür edildi.</p>

<p>Ahmet Furkan Gülap</p>
]]></description>
<link>https://www.izcihaberajansi.com/akaryakit-sektorunde-vergi-usulsuzlugu-operasyonu-6-sirkete-el-konuldu-10-sirkete-kayyum-atandi/59576/</link>
<pubDate>Tue, 23 Jun 2026 18:57:53 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Dışişleri Bakanlığı’ndan Karadeniz’de Türk sahipli kuru yük gemisine yapılan saldırı hakkında açıklama</title>
<description><![CDATA[<img src="https://www.izcihaberajansi.com/images/haberler/disisleri-bakanligi-ndan-karadeniz-de-turk-sahipli-kuru-yuk-gemisine-yapilan-saldiri-hakkinda-aciklama.png" width="250"><br><p><strong>İZCİ MEDYA  </strong><a href="https://www.facebook.com/"><strong>https://www.facebook.com/</strong></a></p>

<p> </p>

<p> </p>

<p>Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, "Bu sabah Ukrayna’nın Chornomorsk Limanı açıklarında insansız hava aracıyla saldırıya uğrayan Türk sahipli, Panama bayraklı geminin mürettebatında yer alan 2 vatandaşımızın yaralandığı öğrenilmiştir. Vatandaşlarımızın durumları Kiev Büyükelçiliğimiz ve Odessa Başkonsolosluğumuzca yakından takip edilmektedir. Rusya-Ukrayna savaşındaki tırmanmanın bir sonucu olarak Karadeniz’deki çıkarlarımızı ve bölgesel güvenliği tehdit eden saldırılardan duyduğumuz rahatsızlık, her iki ülkenin makamları nezdinde dile getirilmektedir. Karadeniz’de sivil gemilerin seyrüsefer emniyetinin sağlanması, ülkemizin temel öncelikleri arasında yer almakta olup, ilgili tüm tarafları bölgedeki gerilimi düşürecek önlemler almaya çağırıyoruz" ifadeleri kullanıldı.</p>

<p>Furkan Doğan</p>
]]></description>
<link>https://www.izcihaberajansi.com/disisleri-bakanligi-ndan-karadeniz-de-turk-sahipli-kuru-yuk-gemisine-yapilan-saldiri-hakkinda-aciklama/59544/</link>
<pubDate>Tue, 23 Jun 2026 09:44:44 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>AK Parti Sözcüsü Çelik: "Terörsüz Türkiye sürecinde artık yeni bir aşamadayız"</title>
<description><![CDATA[<img src="https://www.izcihaberajansi.com/images/haberler/ak-parti-sozcusu-celik-terorsuz-turkiye-surecinde-artik-yeni-bir-asamadayiz.png" width="250"><br><p><strong>İZCİ MEDYA  </strong><a href="https://www.facebook.com/"><strong>https://www.facebook.com/</strong></a></p>

<p> </p>

<p>VİDEOYU İZLEMEK İÇİN LİNKE TIKLAYIN </p>

<p><span style="background-color:Yellow;"><a href="https://cdn.iha.com.tr/Contents/26-06/22/-e3037345-12d5-47d9-adbd-97a9f240c4eb.mp4">https://cdn.iha.com.tr/Contents/26-06/22/-e3037345-12d5-47d9-adbd-97a9f240c4eb.mp4</a></span></p>

<p> </p>

<p>AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanan AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) devam ederken basın açıklaması gerçekleştirdi. Çelik, MKYK toplantısında AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan’ın ve Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın sunum gerçekleştirdiğini, ayrıca Meclis çalışmalarının değerlendirildiğini söyledi. AK Parti’nin 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’na ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çelik, "İç ve dış siyasetin bütün alanlarıyla ilgili olarak hem genel başkan yardımcılarımızın hem de bakanlarımızın bulunacağı oturumlarda bütün konular ele alınacak. Kampa katılan bütün katılımcılarımız en geniş şekilde fikirlerini ifade edecekler. Bu ifadeler çerçevesinde istişareler yapılacak. İstişarelerin kayıt altına alınması ve kampın bitiminden sonra bütün bu notlar bir işlemden geçirilerek, önümüzdeki dönemde parti siyasetinin belirlenmesi açısından öne çıkan unsurlar MYK ve MKYK’mızda değerlendirilecek. Genel Başkanımızın onayıyla birlikte parti politikalarına yön veren siyasi bir akla dönüşecek" dedi.</p>

<p>Başta 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi olmak üzere yoğun bir yaz dönemine girdiklerini söyleyen Çelik, "15 Temmuz’da kahraman şehitlerimizi rahmetle anacağız. Kahraman gazilerimizi bir kez daha şükranla selamlayacağız. Hem devlet hem siyaset boyutuyla çok yönlü değerlendirileceğini ve anma gerçekleşeceğini belirtmiştim. İklim zirvesi hazırlıkları devam ediyor. Partimizin kuruluş yıl dönümü hazırlıkları var. Yoğun bir iç ve dış siyasi gündem önümüzde duruyor, bütün bunları değerlendiriyoruz" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Çelik, açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı.</p>

<p>"İsrail’deki soykırım hükümetinin bakanlarının mutabakatı sabote etmek için radikal açıklamalarını şimdiden görüyoruz"</p>

<p>Bir gazetecinin ABD ve İran arasında imzalanan mutabakat zaptı ve 60 gün boyunca devam edecek olan müzakere sürecine ilişkin değerlendirmelerini sorması üzerine Çelik, "Baştan beri Türkiye’nin, Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu değerlendirmelerin ne kadar ufku gören değerlendirmeler olduğu görülmüştür. Bu saldırının neticesi uluslararası hukuka da büyük bedeller ödetmiştir. Gelinen noktada ateşkesin kalıcı barışa döneceği bir aşamadır bu anlaşma. 60 günlük süre içerisinde pek çok başlık ele alınacak. Bu başlıkların ele alınmasıyla da süreç işleyecek ama son derece kırılgan bir durumla karşı karşıyayız. Hürmüz Boğazı’nın açılmasından ABD ablukasının kalkmasına kadar bir sürü madde var. Aslında iş şimdi başlıyor. İsrail’deki soykırım hükümetinin bakanlarının bunu sabote etmek için şimdiden radikal açıklamalar yaptığını görüyoruz. Bizim değerlendirmemiz şu; herkesin bu sürecin kalıcı barışa dönüşmesi için güçlü bir irade koyması ve süreci tehdit eden İsrail saldırganlığına karşı güçlü bir duruş sergilenmesidir. ABD Başkan Yardımcısının bu konudaki uyarılarının da altını çizmek gerekir. İsrail saldırganlığının artık bütün dünyayı domine etmek ve siyaseti tahrip etmek üzere sürdüğü herkes tarafından görülüyor. Gelinen nokta dünya barışı için önemlidir. Bu 60 günlük sürenin çatışmasız bir şekilde ve gerilimler ile tehditlerin söz konusu olmadığı bir şekilde değerlendirilmesi lazım. Gerilimleri yükselterek veya tehditleri yükselterek ilerlenecek herhangi bir yol yoktur" cevabını verdi.</p>

<p>"Bahçeli’nin açıklamaları ittifakın birliği ve Sayın Cumhurbaşkanımızın cumhurbaşkanı adaylığı konusundaki kararlılığını göstermiştir"</p>

<p>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin erken seçim tartışmalarına ilişkin yaptığı açıklamaların parti organlarında değerlendirilip değerlendirilmediğinin sorulması üzerine Çelik, "Sayın Bahçeli’nin açıklamaları son derece önemli. Partimiz açısından cumhurbaşkanı adayımız önümüzdeki seçimlerde Sayın Recep Tayyip Erdoğan’dır. Bu konuda partimizin bütün yetkili organları son derece açık ve kararlı bir duruş sergilemektedir. Sayın Bahçeli’nin açıklamalarını şükranla karşılıyoruz. Bu Cumhur İttifakı’nın birliğini, beraberliğini, Sayın Cumhurbaşkanımızın cumhurbaşkanı adaylığı konusundaki mutabakatını ve kararlılığını gösteren bir açıklama olmuştur" açıklamasında bulundu.</p>

<p>"Terörsüz Türkiye sürecinde artık yeni bir aşamadayız"</p>

<p>Terörsüz Türkiye süreci için yasal düzenlemenin TBMM tatile girmeden gündeme geleceği iddialarının sorulması üzerine Çelik, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Terörsüz Türkiye konusundaki çalışmalarımız kesintisiz bir şekilde sürüyor. Türkiye’nin içerisinde çok önemli aşamalar kaydedildi. Artık yeni bir aşamadayız. Komisyon raporunun gereklerinin yerine getirilmesini temin etmek, silah bırakmayı ve terör örgütünün varlığını ve illegal yapılarını tam anlamıyla sona erdirmeyi temin etmek üzere yasal bir çerçeve ortaya çıkacaktır. Bu yasal çerçevenin ortaya çıkmasının bir an evvel Meclis gündeminde değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Türkiye’nin milli güvenliği, Türkiye Yüzyılı hedefleri, terörsüz bölge ve terörsüz Türkiye hedefleri açısından bu önemlidir. Bu yasal çerçeve için bütün siyasi partilerin ve çevrelerin katkı vermesi son derece önemlidir. Hem destek verenler, hem katkı verenler, hem hakkaniyetli bir şekilde demokratik eleştiri hakkını kullanmak üzere katkı vermeye çalışanların fikirleri çok önemlidir. Türkiye, bu meseleyi ortak iradeyle, devlet tecrübesiyle, milletin değerleriyle aşabilecek kabiliyete sahiptir. Yüzyılların içerisinden süzülen tecrübemiz, devletimizin niteliklerinden ve milletimizin değerlerinden taviz vermeden, herhangi bir pazarlık söz konusu olmaksızın bu süreçleri nihayete erdirebilecek yüksek kapasiteye sahiptir. Bu çerçevede bir yasal düzenleme yapılmalıdır. Bu çerçeve ortaya çıktıktan sonra terör örgütünün silah bıraktığı devlet kurumlarınca tespit edildiği ve bu tespitin Milli Güvenlik Kurulu tarafından onaylanması ve Cumhurbaşkanımızın takdirleriyle bu süreç tamamlanmış olacaktır."</p>

<p>Muhammed Musab Gümüşer - Fırat Demir</p>
]]></description>
<link>https://www.izcihaberajansi.com/ak-parti-sozcusu-celik-terorsuz-turkiye-surecinde-artik-yeni-bir-asamadayiz/59540/</link>
<pubDate>Tue, 23 Jun 2026 09:33:09 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Adalet Bakanlığı’ndan 81 ildeki mahkemelere genelge</title>
<description><![CDATA[<img src="https://www.izcihaberajansi.com/images/haberler/adalet-bakanligi-ndan-81-ildeki-mahkemelere-genelge.png" width="250"><br><p><strong>İZCİ MEDYA  </strong><a href="https://www.facebook.com/"><strong>https://www.facebook.com/</strong></a></p>

<p> </p>

<p> </p>

<p>Bakan Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Ceza İşleri Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan "Organize Suç Örgütleri ile Mücadele" konulu genelgenin 81 ildeki 175 Ağır Ceza Mahkemesi Cumhuriyet Savcılığı’na gönderildiğini belirtti. Genelgeyle şehirlerde yapılanan, gençleri ve çocukları istismar eden, sosyal medya üzerinden suç propagandası yapan, haraç, tehdit, yağma ve silahlı eylemlerle vatandaşları hedef alan suç örgütlerine karşı adli süreçlerin daha hızlı ve etkin yürütülmesinin amaçlandığını belirten Gürlek, soruşturmaların örgütlü suçlar konusunda uzmanlaşmış cumhuriyet savcıları tarafından yürütüleceğini, gerekli durumlarda birden fazla savcının görevlendirileceğini ifade etti. Suç örgütlerinin yalnızca sokaktaki üyeleriyle değil, yöneticileri, azmettiricileri, finans kaynakları ve suç gelirlerini aklamaya yönelik faaliyetleriyle birlikte hedef alınacağını vurgulayan Gürlek, kripto varlıklar, yasa dışı bahis ve benzeri yöntemlerle elde edilen suç gelirlerinin de soruşturmaların odağında olacağını kaydetti. Çocukları ve gençleri suç örgütlerinin etkisine çekmeye çalışanlara karşı hukukun öngördüğü tüm yaptırımların uygulanacağını belirten Gürlek, örgütsel amaçlarla çocukların istismar edilmesi halinde cezanın artırılmasına yönelik hükümlerin titizlikle gözetileceğini ifade etti. Sosyal medya üzerinden suç örgütlerini özendiren, korku yayan ve gençleri suça yönlendiren içeriklere karşı da derhal işlem yapılacağını belirten Gürlek, suç propagandası ve dijital çetelere müsamaha gösterilmeyeceğini bildirdi. Güvenli başvuru, gizlilik ve tanık koruma mekanizmalarının etkin şekilde işletileceğini kaydeden Gürlek, esnafın ve vatandaşların suç örgütlerinin baskısına terk edilmeyeceğini belirtti.</p>

<p>Ağır ceza merkezlerinde cumhuriyet başsavcılıkları, emniyet, jandarma ve ilgili kurumların düzenli koordinasyon toplantılarıyla mücadeleyi sürdüreceğini aktaran Gürlek, "Kim hangi maskenin arkasına saklanırsa saklansın sokak çetelerine, organize suç örgütlerine ve vatandaşımızın huzurunu bozan yapılara asla geçit vermeyeceğiz" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Ahmet Furkan Gülap</p>
]]></description>
<link>https://www.izcihaberajansi.com/adalet-bakanligi-ndan-81-ildeki-mahkemelere-genelge/59539/</link>
<pubDate>Tue, 23 Jun 2026 09:31:07 +0300</pubDate>
</item></channel>
</rss>