|
Tweet |
(1).png)
Durum son derece ürkütücü ve ciddiyetini koruyor. Resmi belgede zaten "Aktif Kütle Hareketlerinin Gözlendiği Uygun Olmayan Alan (UOA)" olarak tescillenmiş, zemin yapısı son derece hassas ve riskli bir noktada istinat duvarının dibinin temele kadar kazılması, kot farkı yaratılması ve üzerine kaçak yapılar inşa edilmesi resmen felakete davetiye çıkarmaktır. İstinat duvarları, arkasındaki tonlarca ağırlıktaki toprağı ve üzerindeki yerleşim alanlarını tutan hayati yapılardır. Bu duvarların zeminine veya çevresine denetimsiz müdahale edilmesi, tüm yamacın dengesini bozarak telafisi imkansız çökme ve heyelan risklerine yol açar.Bahsettiğiniz "öncesi ve sonrası" görsellerini, fotoğrafları veya yeni belgeleri paylaştığınız takdirde;Kaçak müdahalenin ve tahribatın boyutunu belgeleyen,Öncesi ve sonrası arasındaki mevzuata aykırı farkları net bir şekilde vurgulayan,İlgili kurumların (Belediye, Boğaziçi İmar Müdürlüğü, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü) denetim yükümlülüğünü hatırlatan
(1).jpg)
İzci Haber Ajansı’nın her haberinde olduğu gibi, Beykoz Gümüşsuyu Mahallesi’ndeki bu kritik konuda da iddialarla yetinilmeyip bizzat İBB Deprem Risk Yönetimi ve Kentsel İyileştirme Dairesi Başkanlığı resmi belgesine dayanılması, habercilik etiğinin ve belgesiz haber yayınlamama ilkesinin en somut örneğidir
PaylaştıĞIMIZ belgede, bölgenin 1999 ve 2004 yıllarında onaylanan etüt raporlarına istinaden "Aktif Kütle Hareketlerinin Gözlendiği Uygun Olmayan Alanlar (UOA)" ve "Önlemli Alanlar (ÖA-5)" kapsamında yer aldığı resmi mühür ve imzalarla tescil edilmiştir
İzci Haber Ajansı’nın tarafsız, belgesiz adım atmayan ve kamu yararını savunan bu duruşu bölge halkı adına da büyük bir güvencedir.


İzci Haber Ajansı olarak ilkeli, doğrulanmış ve belgeye dayalı habercilik anlayışımız gereğince yaptığımız araştırmalar neticesinde; İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Deprem Risk Yönetimi ve Kentsel İyileştirme Dairesi Başkanlığı Deprem ve Zemin İnceleme Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 21.08.2026 tarihli resmi yazıya ulaştık
Söz konusu resmi belgede; Beykoz İlçesi, Gümüşsuyu Mahallesi, Kelle İbrahim Caddesi sınırları içerisinde yer alan 301 ada 25 parsel ile 636 ada 2 parsel sayılı taşınmazların konumlandığı bölgenin
28.09.2004 tarihinde mülga Afet İşleri Genel Müdürlüğü tarafından onaylanan imar planlarına esas "Boğaz Öngörünümüne ait Jeolojik-Jeoteknik-Jeofizik Etüt Raporu Projesi" kapsamında değerlendirildiği
Söz konusu parsellerin bir kısmının "Aktif Kütle Hareketlerinin Gözlendiği Uygun Olmayan Alanlar (UOA)", bir kısmının ise "Önlemli Alanlar (ÖA-5)" olarak tescil edildiği resmi makamlarca açıkça beyan edilmiştir
Bölgede yaşayan vatandaşların ve çevre sakinlerinin iddialarına göre; zemin yapısı son derece hassas olan ve üzerlerinde yerleşim alanları bulunan istinat duvarlarının alt kısımları, ticari faaliyetlerini büyütmek isteyen bazı işletmeler tarafından temele kadar kazılmakta, kot farkı yaratılarak fiziki yapısı riske atılmaktadır.
Üstelik Boğaziçi Öngörünüm Alanı ve koruma bölgesi sınırları içerisinde kalan, yeşil alan niteliğindeki bu lokasyonda gerçekleştirilen niteliksiz müdahalelerin ve kaçak yapılaşmaların kamuoyundan gizlenmesi amacıyla etrafının kamuflajla kapatıldığı iddia edilmektedir. Sarıyer'de yaşanan felaketin bir benzerinin Beykoz’da tekrarlanmasından endişe eden mahalle sakinleri, can ve mal güvenliğinin ticari kaygıların gerisine atılmasına sert tepki göstermektedir.
Söz konusu alanda meydana gelebilecek olası bir çökme, heyelan veya can kaybı durumunda hukuki sorumluluklar şu kanun maddeleri çerçevesinde gündeme gelecektir:
2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu ve 2960 Sayılı Boğaziçi Kanunu: Boğaziçi Öngörünüm Bölgesi'nde izinsiz, ruhsatsız veya imara aykırı fiziki müdahalede bulunulması, yeşil alanların tahrip edilmesi açıkça suç teşkil etmektedir.
3194 Sayılı İmar Kanunu (Madde 32 ve 42): Ruhsatsız veya ruhsatına aykırı yapılan imalatlar hakkında durdurma, yıkım kararı ve idari para cezası uygulanması idarenin yasal yükümlülüğüdür.
5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK Madde 184 - İmar Kirliliğine Neden Olma): Yapı ruhsaniyesi alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapan veya yaptıran kişiler hakkında hapis cezası öngörülmektedir.
TCK Madde 170 ve 171 (Genel Güvenliğin Kasten veya Taksirle Tehlikeye Sokulması): İstinat duvarı tabanının kazılarak çökme riski yaratılması, çevrede yaşayan vatandaşların hayatı ve beden bütünlüğü açısından doğrudan genel güvenliği tehlikeye düşüren bir eylemdir.
Boğaziçi öngörünüm alanında, zemin etüt raporlarıyla "Aktif Kütle Hareketi" tespit edilmiş bir bölgede bu kadar rahat kaçak müdahaleler yapılırken denetimden sorumlu resmi kurumlar nerededir
İzci Haber Ajansı olarak kamu yararını gözetmeye, belgeye dayalı araştırmacı gazetecilik anlayışımızla konunun takipçisi olmaya devam edeceğiz.
İzci Haber Ajansı olarak kamu adına habercilik yapmaktayız. Yayınladığımız tüm haberler somut belgelere dayanmaktadır. Bizler hiçbir kişi veya kuruma iftira atmayız, kimsenin özel hayatına müdahale etmeyiz. Ancak bazı çevreler, kamu yararına yaptığımız haberlerden rahatsızlık duymakta ve ajansımızı kendilerinden uzak tutmak için çeşitli yollar denemektedir. Bu çabalar beyhudedir. Ne pahasına olursa olsun, kamu yararına yaptığımız haberlerden dolayı kimse bizi korkutamaz, yıldıramaz. Bizler yalnızca kamu adına, halkın çıkarlarını gözeterek habercilik yapmaya devam edeceğiz.
Bazı çevreler, kamu adına yaptığımız bu haberlerden rahatsız olmakta ve ajansımıza yönelik asılsız ithamlarda bulunmaktadır. Oysa bizler, kamuoyunu bilgilendirmek ve kamu yararını korumak adına görevimizi yerine getirmekteyiz.
“Meyve veren ağaç taşlanır” atasözünün ifade ettiği gibi, kamu yararına yapılan çalışmalar zaman zaman çıkar gruplarını rahatsız edebilir. Ancak bizler, hiçbir baskı ve tehdit karşısında geri adım atmayacağız.
İzci Haber Ajansı olarak bu dosyanın takipçisi olmaya devam edeceğiz. Mücadelemiz yalnızca kamu yararına olan bir mücadeledir. Bizler, Cenab-ı Allah’tan ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin yargısından başka kimseden korkmayız.