|
Tweet |
İZCİ MEDYA https://www.facebook.com/

Sosyal güvenlik sisteminde yaşanan yapısal sorunlar, milyonlarca emeklinin maaş beklentisini yeniden gündeme taşıdı. İsa Karakaş, sosyal güvenlik sisteminde köklü bir reforma ihtiyaç olduğunu belirterek, emekli maaşlarında adalet tartışmalarının derinleştiğine dikkat çekti.
Prim–maaş dengesi tartışma konusu
Uzmanlara göre sorun yalnızca maaşların yetersizliği değil, sistemin temel dengesinin bozulması. Özellikle Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) çatısı altındaki uygulamalarda, aynı prim gününe sahip olmayan kişiler arasında benzer maaş bağlanması eleştiri konusu oluyor.
3.600 gün prim ödeyenle 9.000 gün prim ödeyen bazı Bağ-Kur sigortalılarının benzer maaş alması, “çok prim ödeyenin cezalandırıldığı” algısını güçlendiriyor. Bu durumun, prim ödeme motivasyonunu zayıflattığı ve sistemin sürdürülebilirliğini riske attığı ifade ediliyor.
Sosyal yardım mı, kazanılmış hak mı?
Son yıllarda artan Hazine destekli tamamlayıcı ödemeler, milyonlarca emekliyi kapsıyor. Ancak uzmanlar, emekli maaşının sosyal yardım değil; prim karşılığı kazanılmış bir hak olduğunun altını çiziyor.
Sosyal yardım uygulamalarının kalıcı bir modele dönüşmesinin, sosyal sigorta sisteminin temel mantığını zedeleyebileceği belirtiliyor. Emekliler ise geçici destekler yerine kök maaşların güçlendirilmesini talep ediyor.
Ankara’da “2026 modeli” konuşuluyor
Başkent kulislerinde konuşulan ve “2026 modeli” olarak anılan yeni yaklaşımın, maaş odaklı sistemden gelir ve ihtiyaç odaklı sisteme geçişi öngördüğü iddia ediliyor. Buna göre yalnızca bağlanan maaş değil, hane geliri ve yaşam standardı da dikkate alınabilir.
Bu olasılık emekliler arasında iki farklı görüşe yol açtı:
Dar gelirli emekliler için hedefli desteklerin artırılmasını savunanlar
Sosyal sigorta sisteminin sosyal yardım modeline dönüşmesinden endişe edenler
Emeklilerin temel talepleri
Milyonlarca emeklinin gündeminde şu başlıklar öne çıkıyor:
Aynı primle farklı yıllarda emekli olanlar arasındaki farkın giderilmesi (intibak düzenlemesi)
Kök maaş uygulamasının yol açtığı zam sorunlarının çözülmesi
Memurlara verilen seyyanen artışların emeklilere de yansıtılması
Aylık bağlanma oranlarının yeniden düzenlenmesi
Sağlıkta alınan ilave ücretlerin kaldırılması
Çok prim ödeyen ile az prim ödeyen arasındaki maaş farkının netleştirilmesi
Reformun yönü ne olacak?
Uzmanlara göre emeklilik sistemi, yalnızca geçim desteği sağlayan bir mekanizma değil; ödenen primle alınan maaş arasında adil bir bağ kuran hak temelli bir yapı olmalı.
“Ne kadar çok prim, o kadar adil maaş” ilkesinin yeniden tesis edilmesi gerektiği vurgulanırken, 2026’da gündeme gelmesi beklenen yeni modelin kalıcı bir çözüm mü yoksa yeni tartışmaların başlangıcı mı olacağı merak konusu.