|
Tweet |
İZCİ MEDYA https://www.facebook.com/
Türkiye’de evlilik yaşı giderek yükselirken, çocuk sahibi olma oranları da düşüyor. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, 0-4 yaş aralığındaki çocuk sayısı 2025 yılı itibarıyla 4 milyon 945 bin 831’e gerileyerek Cumhuriyet tarihinin en düşük seviyelerinden birine indi.
AK Parti’nin Ağustos ayında sahada yaptığı araştırmada da bu tabloya dikkat çekildi. Araştırmaya göre, toplumun gündeminde en temel sorun “hayat pahalılığı ve enflasyon” olarak öne çıkarken, ekonomik krizin gölgesinde sessizce ilerleyen demografik sorunlar da kaygıları artırıyor.
Evlilik erteleniyor, çocuk yapmak lüks görülüyor
Raporda, evlenme yaşının giderek yükseldiği, çocuk sahibi olmanın ise ekonomik nedenlerle ertelenen ya da vazgeçilen bir tercih haline geldiği belirtildi. Ekonomik koşulların bu kararlarda belirleyici olduğu vurgulanırken, sorunun yalnızca ekonomik değil; toplumsal ve kültürel boyutları da olduğuna dikkat çekildi. Gelir düzeyi düşük gruplarda evlilik ve çocuk sayısının daha yüksek olduğunun altı çizilerek, düşüşün nedenlerinin tek başına ekonomiye bağlanamayacağı ifade edildi.
Siyasi görüşlere göre farklı bakış
Araştırmaya göre, CHP, İYİ Parti ve DEM Parti seçmenleri çocuk sayısındaki düşüşü daha çok ekonomik gerekçelerle açıklarken; AK Parti ve MHP seçmenleri ekonomik faktörlerin yanı sıra “aile değerlerinin zayıflaması” ve “gençlerin evlilikten uzaklaşması” gibi kültürel nedenleri ön plana çıkarıyor.
Çocuk sayısındaki düşüşün başlıca nedenleri
Raporda Türkiye’de doğum oranlarının gerilemesinde öne çıkan faktörler şöyle sıralandı:
Ekonomik zorluklar
Değişen kültürel yapılar
Aile kavramının önem kaybetmesi
Gençlerin evliliğe mesafeli yaklaşması
Kadın istihdamındaki artış
Uzmanlar, bu eğilimin devam etmesi halinde Türkiye’nin demografik yapısının hızla yaşlanacağını ve bunun uzun vadede ekonomik ve toplumsal dengeleri etkileyeceğini belirtiyor.