|
Tweet |
CANLI YAYIN TIKLA İZLE 15.08.2026 TARİHLİ ÇEKİM
https://www.facebook.com/izcierkanizci/videos/1601919641161976?locale=tr_TR
https://www.facebook.com/izcierkanizci/videos/1040804251896294?locale=tr_TR
.png)
Somut deliller ve işletme bağlantısı
Ajansımıza ulaşan görüntülerde, “Beykoz Balık Ekmek” isimli işletmenin bu durak cebini otopark olarak kullandığı, işletmenin valeler görevlendirdiği, valelerin üzerinde işletme ismi yazılı yelekler bulunduğu, araç anahtarlarının işletme içindeki kilitli dolapta toplandığı açıkça görülmektedir. Bu fiiller, TCK m. 150 (yağma), TCK m. 155 (güveni kötüye kullanma), TCK m. 157 (dolandırıcılık), TCK m. 158 (nitelikli dolandırıcılık), TCK m. 257 (görevi kötüye kullanma) kapsamında suç teşkil etmektedir. Ayrıca Kabahatler Kanunu m. 38 uyarınca izinsiz işgal ve kamu düzenini bozma fiilleri söz konusudur.
Resmi kurumların sorumluluğu
Beykoz Kaymakamlığı ve Beykoz İlçe Emniyet Müdürlüğü, Anayasa m. 5 ve m. 125 uyarınca kamu düzenini sağlamakla yükümlüdür. CMK m. 160 gereği Cumhuriyet savcısının emrinde kolluk kuvvetleri suçun işlendiğini öğrendiği anda derhal soruşturma yapmak zorundadır. Buna rağmen, canlı yayınlarımızda da görüldüğü üzere trafik polisleri yalnızca birkaç araca ceza kesmekte, geri kalan araçlara işlem yapılmamaktadır. Araçların derhal çekiciyle kaldırılmaması ve durak cebinin boşaltılmaması, hem trafik güvenliğini hem de can güvenliğini tehlikeye sokmaktadır. Bu durum, TCK m. 257 (görevi ihmal) kapsamında kamu görevlilerinin sorumluluğunu doğurmaktadır. Yargıtay içtihatlarında da kamu görevlisinin görevini ihmal etmesi cezai sorumluluk doğuran bir fiil olarak kabul edilmektedir.
İBB ve UKOME’nin sorumluluğu
İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve UKOME, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve ilgili yönetmelikler uyarınca durak ceplerinin işgal edilmesini önlemekle yükümlüdür. Bu görev yerine getirilmediğinde kamu düzeni bozulmakta, trafik güvenliği tehlikeye düşmektedir. Bu nedenle İBB ve UKOME’nin de idari sorumluluğu bulunmaktadır.
Sonuç ve çağrı
İzci Haber Ajansı olarak kamu adına görevimizi yerine getiriyor, vatandaşlardan gelen ihbar ve kamera kayıtlarını İçişleri Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, İstanbul Valiliği ve Cumhuriyet Başsavcılıklarına sunuyoruz. Ancak bugüne kadar somut bir adım atılmamıştır. Anayasa m. 36 (hak arama özgürlüğü) ve AYM kararları uyarınca vatandaşların güvenli yaşam hakkı korunmak zorundadır. Bu nedenle ilgili kurumları bir kez daha göreve çağırıyoruz:
Bu yapılan haber lignini resmi kurumlara yolunacağımızı hatırlatırız
Bazı çevreler, kamu adına yaptığımız bu haberlerden rahatsız olmakta ve ajansımıza yönelik asılsız ithamlarda bulunmaktadır. Oysa bizler, kamuoyunu bilgilendirmek ve kamu yararını korumak adına görevimizi yerine getirmekteyiz.
“Meyve veren ağaç taşlanır” atasözünün ifade ettiği gibi, kamu yararına yapılan çalışmalar zaman zaman çıkar gruplarını rahatsız edebilir. Ancak bizler, hiçbir baskı ve tehdit karşısında geri adım atmayacağız.
İzci Haber Ajansı olarak bu dosyanın takipçisi olmaya devam edeceğiz. Mücadelemiz yalnızca kamu yararına olan bir mücadeledir. Bizler, Cenab-ı Allah’tan ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin yargısından başka kimseden korkmayız.