|
Tweet |
Beykoz Balıkçı Barınağı’nda faaliyet gösteren işletmenin bulunduğu alanda, istinat duvarının dibine kadar kazı yapıldığı ve kot farkı oluşturulduğu iddia ediliyor. Vatandaşların aktardığına göre, bu tehlikeli görüntüyü kapatmak amacıyla duvar ve çevresi yeşil örtülerle kamufle edilmiş durumda.
“Burada hangi cesaretle oturuluyor, yemek yeniyor?” diye soran vatandaşlar, hem can hem de mal güvenliğinin ciddi şekilde tehlikeye atıldığını belirtiyor. Kamu güvenliğini ilgilendiren bu durumun ticari faaliyet uğruna görmezden gelinmesi, tepkilerin daha da artmasına neden oluyor.
TIKLA OKU
https://www.izcihaberajansi.com/can-ve-mal-guvenligi-mi-yoksa-ticaret-mi/59715/
Beykoz Balıkçı Barınağı önünde kurulan işletmenin, belediye tarafından bilindiği halde ticaretten men edilmediği öne sürülüyor. Vatandaşların şikâyetlerine göre işletme, barınak yoluna masa ve tabureler koyarak kamuya ait yolu işgal ediyor. Son dönemde bar tipi masalarla bu işgalin devam ettiği, akşam saatlerinde yolun kapatıldığı, gece yarısından sonra ise barınak çevresinin kullanıldığı belirtiliyor. Balıkçı barınakları mevzuatına göre barınak içinde ve çevresinde ticaret yapılması yasak olmasına rağmen işletmenin yıllardır ruhsatsız şekilde faaliyet gösterdiği ifade ediliyor.
TIKLA OKU
İşletmenin balık pişirme ızgarasında hava filtresi bulunmadığı, bu nedenle çevreye yoğun duman, yağ ve kötü koku yayıldığı ileri sürülüyor. Bölgedeki evlerde yaşayan vatandaşlar, “Camlarımızı açamaz hale geldik, balkonlarımızda oturamıyoruz” diyerek şikâyetlerini dile getiriyor. Ayrıca işletmenin istinat duvarı dibini kazıp 44 metrekarelik yaz bahçesi yaptığı, bu alanın da ruhsatsız olduğu iddia ediliyor. Beykoz Belediyesi’ne ait 215 metrekarelik alanın işgal edilip edilmediği konusunda ise belirsizlik bulunduğu, kamu zararının oluştuğu öne sürülüyor.
TIKLA OKU
Haber ajansına ulaşan ihbarlarda, işletmenin ruhsatsız çalışmasına rağmen yıllardır faaliyet göstermesine dikkat çekiliyor. Örneğin, aynı bölgede bulunan LUMA isimli işletmenin ruhsatsız olduğu gerekçesiyle mühürlendiği, ancak Beykoz Balık Ekmek işletmesine yönelik benzer bir işlem yapılmadığı vurgulanıyor. Vatandaşlar, işletmenin İETT otobüs durağı cebini müşteri araçları için kullandığını, trafik akışını engellediğini ve valeler aracılığıyla bu alanı özel mülk gibi değerlendirdiğini belirtiyor.
Şikâyetlerde ayrıca işletme sahiplerinin siyasetçiler ve devletin üst makamlarıyla fotoğraf çektirerek “güçlü oldukları” imajını verdikleri, bu nedenle yıllardır rahatça faaliyet gösterdikleri iddia ediliyor. Beykoz halkı ise “Artık yeter, bu işletme buradan kaldırılmalı” diyerek ruhsatsız işletmeye karşı seslerini yükseltiyor.
TIKLA OKU
https://www.izcihaberajansi.com/vay-anam-vay-bu-bolgede-neler-oluyormus/59711/
Vatandaşlar, “Camlarımızı açamaz hale geldik, balkonlarımızda oturamıyoruz. Bu işletme kamuya ait yolları kapatıyor, çevreyi kirletiyor” diyerek tepkilerini dile getiriyor.
TIKLA OKU
Vatandaşların beyanlarına göre işletme sahipleri ve göz yuman resmi kurumlar:
Bu durum, TCK m.43 kapsamında “zincirleme suç” hükümlerine girer. Aynı fiilin farklı zamanlarda tekrarlanması mükerrirlik doğurur.
Vatandaşların iddialarına göre:
Bu durumda dönemin belediye başkanı ve ruhsat vermekten sorumlu yetkililer açısından TCK m.257 görevi kötüye kullanma suçu gündeme gelebilir.
Vatandaşlar, işletme sahiplerinin siyasetçiler ve devletin üst makamlarıyla Beykoz Kaymakamıyla Beykoz eski Cumhuriyet başsavcısıyla Eski Belediye Başkanıyla ve başkan yardımcılarıyla siyasi parti il başkanlarıyla ilçe başkanlarıyla say say bitmez fotoğraflar çektirerek “güçlü oldukları” imajını verdiklerini, bu nedenle yıllardır rahatça faaliyet gösterdiklerini ileri sürüyor. Bu iddialar kamuoyunda “hukukun üstünlüğü zedeleniyor” tartışmalarını beraberinde getirdi.
Beykoz halkı, “Artık yeter, bu işletme buradan kaldırılmalı” diyerek ruhsatsız işletmeye karşı seslerini yükseltiyor. Hukukçular ise Anayasa, TCK, CMK ve Balıkçı Barınakları Kanunu hükümleri ışığında hem işletme sahiplerinin hem de göz yuman kamu görevlilerinin sorumluluk