|
Tweet |
İZCİ MEDYA https://www.facebook.com/
Kredi kartı kullanımının hızla yaygınlaşması, adli bilişim ve dolandırıcılık vakalarında yeni bir dönemi beraberinde getirdi. Kamuoyunda risk faktörünün büyük oranda internet alışverişlerinden kaynaklandığı yönünde genel bir algı bulunsa da siber güvenlik uzmanları, asıl tehlikenin günlük hayattaki hızlı işlemler ile temassız ödeme noktalarında yoğunlaştığına dikkat çekti.
E-ticaret platformlarında zorunlu tutulan çift aşamalı kimlik doğrulama sistemleri, dolandırıcıların yöntem değiştirerek şifresiz ve hızlı gerçekleştirilebilen fiziki işlem alanlarını hedef almasına yol açtı.
Dolandırıcılık faaliyetlerinde özellikle sirkülasyonun çok yoğun olduğu market kasaları, toplu taşıma turnikeleri ve büfeler ilk sırada yer alıyor. PIN kodu gerektirmeyen bu işlemler saniyeler içinde tamamlandığı için kart sahipleri, hesaplarından usulsüz para çekildiğini oldukça geç fark edebiliyor.
Gelişen mobil bankacılık uygulamaları sayesinde kayıp veya çalıntı kart vakalarında geçmiş yıllara oranla düşüş gözlense de fiziksel hırsızlık riski biçim değiştirerek devam ediyor. Ele geçirilen bir kredi kartı, bankaların belirlediği günlük temassız işlem limiti dahilinde, şifreye ihtiyaç duyulmadan ardı ardına yapılan harcamalarla kısa sürede ciddi finansal mağduriyetler doğurabiliyor.
Bankacılık sektörünün siber güvenlik yatırımlarına karşılık, suç şebekeleri de teknolojik açıkları yakından takip ediyor. Özellikle Yakın Alan İletişimi (NFC) teknolojisini hedef alan bazı taşınabilir cihazlar aracılığıyla, metro veya otobüs gibi kalabalık alanlarda kartların temassız özelliklerinin suistimal edilebildiği saptandı.
Doğrudan kartın fiziki olarak çalınmasını gerektirmeyen bu kart kopyalama yöntemi, kart sahibinin cebindeki karttan veri çekilmesi esasına dayandığı için tespiti en zor dolandırıcılık türleri arasında gösteriliyor. Küresel güvenlik raporları da bu gizli veri hırsızlığına karşı tüketicilerin dijital koruma önlemlerini artırması gerektiğinin altını çiziyor.
Siber güvenlik ve bankacılık uzmanları, kart sahiplerinin maddi kayıplar yaşamaması adına alabileceği temel önlemleri şu şekilde sıraladı:
Mobil bankacılık kanallarından veya müşteri hizmetleri üzerinden temassız ödeme için belirlenen günlük limitler kontrol edilmeli ve ihtiyaç duyulan asgari seviyeye indirilmelidir.
Bankaların mobil uygulamalarındaki anlık harcama bildirimi özelliği aktif tutularak, karttan yapılan her harcamada telefona anında anlık bildirim gelmesi sağlanmalıdır.
Kart numarası, son kullanma tarihi ve kartın arkasında yer alan CVV kodu gibi kritik güvenlik bilgileri hiçbir koşulda üçüncü şahıslarla paylaşılmamalıdır.
Hesap özetlerinde ya da gelen kısa mesajlarda şüpheli veya bilinmeyen bir harcama görüldüğü anda, vakit kaybetmeden ilgili bankanın çağrı merkezi aranarak kart kullanıma kapatılmalıdır.