|
Tweet |
BU BÖLGENİN HEYLAN BÖLGESİ OLDUĞUNA DAYİR SOMUT DELİL
Bu linge tıkladığınızda ada parseli yazdığınızda karşınıza bu bölgenin heylan bölgesi olduğu yazılmaktadır.
.jpg)
BU BÖLGE NEYİDİ ŞİMDİ NE HALE GELDİ BU HEYLAN BÖLGESİ OLARAK İLAN EDİLEN YER ŞİMDİ NE HALE GELDİ DEMEKİ BOĞAZ ÖNGÖRÜNÜMDE KAÇAK YAPI DİZ BOYU ŞİMDİ GİDİN BU BÖLGENİN SON HALİNİ GÖRÜN TAKTİR OKUYUCULARIMIZIN

İŞTE BURASI LÜKS BİR İŞLETMEYE DÖNMÜŞ. BURASI YAPILIRKEN BU RESMİ KURUMLAR NEREDEYDİ? NİYE GÖZ YUMDULAR? İBB NEREDEYDİN? BOĞAZİÇİ İMAR MÜDÜRLÜĞÜ NEREDEYDİN? BEYKOZ BELEDİYESİ NEREDEYDİN? İL ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ MÜDÜRLÜĞÜ NEREDEYDİN? İBB ZABITASI NEREDEYDİN? ŞİMDİ SORUYORUZ: BEYKOZ BELEDİYESİNİN 215 M2 YERİ NEREDE? BU YERLERİN NE ZAMAN YIKIMI GERÇEKLEŞTİRİLECEK? GİDİN ŞİMDİ BU BÖLGEYE BAKIN BAKINKİ GÖRÜNÜZKİ RESMİ KURUMLAR NASIL GÖREVLERİNİ KÖTÜYE KULLANMIŞLAR VAY ANA VAY
.png)
.jpg)

İBB Belediyesinin Coğrafi Bilgi Sisteminde ve Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Web Tapu Sisteminde yapılan sorgulamada söz konusu buradaki beykoz balık ekmek isimli işletmenin bir kısmının 301 ada 25 parsel, küçük bir kısmının ise 636 ada, 2 parsel sayılı taşınmaz üzerinde kaldığı 301 ada 25 parsel sayılı taşınmasın 4306m2 alan olduğu, 215 m2 lik kısmında Beykoz belediye başkanlığınca kamulaştırma yapıldığı,kalan kısımların özel mülk olduğu ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu kapsamında Öngörünüm Bölgesinde kaldığı anlaşılmıştır.
636 ADA 2 PARSEL BÖLGESİ 301 ADA 25 PARSELDE BULUNAN İŞLETMELERİN ALDIĞI RUHSATLARDA ÇELİŞKİLER ELİMİZDEKİ RESMİ BELGELER BUNU SÖYLEMEKTE
1. Ruhsatın Ada ve Parsel Bağlantısı
İşyeri açma ve çalışma ruhsatları, 5393 sayılı Belediye Kanunu ve 3572 sayılı İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Kanun çerçevesinde düzenlenir.
Ruhsat, belirli bir ada-parsel üzerinde ve o taşınmazın malikinin mülkiyet hakkına dayanarak verilir.
Eğer işletme birden fazla ada-parseli kapsıyorsa, her iki parselin maliklerinden muvafakatname alınması gerekir. Bu muvafakat olmadan ruhsat verilmesi hukuken mümkün değildir.
2. Muvafakatnamenin Geçerliliği
Muvafakatname, yalnızca mülkiyet hakkı sahibi tarafından verilebilir.
Ancak, heyelan bölgesi olarak ilan edilmiş bir alanda, malik muvafakat verse bile ruhsat verilmesi hukuken geçerli olmaz. Çünkü kamu düzeni ve can güvenliği açısından riskli alanlarda yapılaşma ve ticari faaliyetler İmar Kanunu ve Afet Yasaları gereği yasaktır.
Yani, malik muvafakatı olsa bile, idarenin ruhsat vermesi hukuka aykırıdır.
3. Heyelan Bölgesi İlanı
Bir bölge “Afet Riski Taşıyan Alan” veya “Heyelan Bölgesi” olarak ilan edilmişse, burada yapılaşma ve işletme faaliyetleri kısıtlanır veya tamamen yasaklanır.
Bu durumda belediyenin ruhsat vermesi, kamu düzenine ve mevzuata aykırı olur. İdarenin sorumluluğu doğar.
4. Somut Olayın Değerlendirilmesi
Burdaki işletmeler , 301 ada 25 parselde ruhsat almış; fakat küçük bir kısmı 636 ada 2 parselde kalmaktadır.
Bu durumda:
Her iki parsel malikinden muvafakat alınmadan ruhsat verilmişse, ruhsat hukuka aykırıdır.
Muvafakat alınmış olsa bile, alan heyelan bölgesi olduğundan ruhsatın verilmesi geçerli değildir.
İdarenin bu ruhsatları vermesi, hukuka aykırı idari işlem niteliğindedir ve iptal davasına konu edilebilir.
5. Sonuç
Bu işletmeye verilen ruhsatlar, yasal olarak geçerli değildir.
Çünkü:
1.Birden fazla ada-parseli kapsayan işletmede malik muvafakati şarttır.
2.Heyelan bölgesinde muvafakat olsa bile ruhsat verilemez.
3.İdarenin verdiği ruhsatlar, hukuka aykırı idari işlem niteliğindedir.
Bu durumda yapılabilecek işlem, İdare Mahkemesinde iptal davası açmak ve ayrıca Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunmak (görevi kötüye kullanma, imar kirliliğine neden olma vb.) olacaktır.

1990’lı yıllarda İstanbul Boğazı ön görünüm alanlarında yapılan jeolojik etütlerde Gümüşsuyu Mahallesi’nin bazı parselleri, özellikle 301 ada 25 parsel, heyelan riski taşıyan alan olarak tespit edilmiştir. 2000’li yıllarda İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Beykoz Belediyesi imar planlarında bu bölge “doğal afet riski” gerekçesiyle yapılaşmaya kapalı alan olarak işaretlenmiştir. 2010 sonrası Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yapılan güncel planlarda da bu parsel “Boğaziçi ön görünüm – doğal afet heyelan bölgesi” olarak korunmuştur. 2020’li yıllarda Beykoz Belediyesi ve Kaymakamlık, kamuya ait alanların korunması ve işgalin önlenmesi için denetimlerini sürdürmektedir.
Resmi kayıtlara göre 301 ada 25 parselin toplam alanı 4306 m² olup, 215 m²’lik kısmı Beykoz Belediyesi tarafından kamulaştırılmış, kalan kısımları ise özel mülkiyettedir. Parsel, 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu kapsamında “Öngörünüm Bölgesi”nde kalmaktadır.

Bu hükümler gereği 301 ada 25 parselde yeni yapı yapılması hukuken mümkün değildir. Mevcut eski yapılar için dahi onarım ve tadilat çoğu zaman yasaklanmıştır.

Ajansımıza ulaşan resmi belgelerde, bölgede ruhsatsız yapıların yapıldığı, işyeri çalıştırma ruhsatı bulunmayan işletmelerin faaliyet gösterdiği, istinat duvarı çevresinde kazılar yapılarak 44 m² büyüklüğünde yaz bahçesi oluşturulduğu, bu alanın ruhsatsız şekilde ticari amaçla kullanıldığı belirtilmektedir. Google uydu görüntülerinde 2022 yılına kadar herhangi bir çalışma görünmezken, güncel görüntülerde yeni yapılaşmaların açıkça fark edildiği ifade edilmektedir.
355 ada üzerinde yer alan balıkçı barınağı çevresinde de mevzuata aykırı şekilde ruhsatsız yapılaşma ve ticari faaliyetlerin olduğu, oysa mevzuat gereği bu alanlarda ticaretin yasak olduğu resmi belgelerde yer almaktadır. Vatandaşların şikâyet dilekçelerine rağmen bugüne kadar mühürleme, yıkım veya ticaretten men işlemi yapılmadığı, kamu zararının devam ettiği anlaşılmaktadır.
301 ada 25 ve 355 ada bölgeleri, resmi imar planlarında doğal afet riski taşıyan ve yapılaşmaya kapalı alanlar olarak belirlenmiştir. Bu alanlarda ruhsatsız yapılaşma ve ticari faaliyetler hukuka aykırıdır.
Vatandaşlar ve basın mensupları olarak kamu yararı adına görevimizi yerine getiriyor, resmi belgelerle desteklenen iddiaları kamuoyuna aktarıyoruz. Yetkili kurumların (Beykoz Belediyesi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Boğaziçi İmar Müdürlüğü, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, İstanbul Valiliği, İçişleri Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, Beykoz Kaymakamlığı, Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı) bu somut deliller ışığında gerekli yasal prosedürleri başlatması beklenmektedir.
İzci Haber Ajansı olarak yaptığımız tüm haberler, resmi kurumların kayıtları ve somut belgelere dayanmaktadır. Haberlerimizde iftira, hakaret veya özel hayatın gizliliğini ihlal eden hiçbir unsur bulunmamaktadır. Bizler yalnızca kamu yararını gözeten, tarafsız ve dürüst habercilik anlayışını benimsemekteyiz.
Bazı çevreler, kamu adına yaptığımız bu haberlerden rahatsız olmakta ve ajansımıza yönelik asılsız ithamlarda bulunmaktadır. Oysa bizler, kamuoyunu bilgilendirmek ve kamu yararını korumak adına görevimizi yerine getirmekteyiz.
“Meyve veren ağaç taşlanır” atasözünün ifade ettiği gibi, kamu yararına yapılan çalışmalar zaman zaman çıkar gruplarını rahatsız edebilir. Ancak bizler, hiçbir baskı ve tehdit karşısında geri adım atmayacağız.
İzci Haber Ajansı olarak bu dosyanın takipçisi olmaya devam edeceğiz. Mücadelemiz yalnızca kamu yararına olan bir mücadeledir. Bizler, Cenab-ı Allah’tan ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin yargısından başka kimseden korkmayız.