|
Tweet |
İZCİ MEDYA https://www.facebook.com/
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İsrail'in bölgedeki politikaları ve Suriye'deki son saldırıları hakkında yazılı açıklama yaptı.
Bahçeli, İsrail'in bölgesel barış ve güvenliği tehdit eden politikalarının uluslararası hukuk çerçevesinde etkisizleştirilmesinin artık ertelenemez bir zorunluluk olduğunu savundu.
İsrail'in 18 Ağustos'ta Suriye'nin İdlib kırsalındaki Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü'ne düzenlediği saldırıya değinen Bahçeli, saldırının Suriye'nin toprak bütünlüğünü ihlal ettiğini ve bölgesel güvenliği tehdit ettiğini belirtti.
Bahçeli, İsrail yönetimine yönelik çağrısında şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye'yi kışkırtmaktan, Türkiye'nin sabrını sınamaktan, ülkemizin milli güvenlik alanlarına dolaylı veya doğrudan müdahale anlamına gelebilecek teşebbüslerden ve Türkiye karşıtı çevreleri cesaretlendiren söylemlerden vazgeçilmelidir.”
Türkiye'nin çatışma arayan bir ülke olmadığını belirten Bahçeli, bununla birlikte ülkenin egemenlik haklarının ihlal edilmesine ve milli güvenliğinin tehdit edilmesine seyirci kalmayacağını ifade etti.
İsrail'in Suriye'deki hamlelerinin yanı sıra Doğu Akdeniz'deki gelişmelerin de Türkiye tarafından yakından takip edildiğini belirten Bahçeli, Türkiye'nin İsrail dahil hiçbir ülkeyle savaşmak istemediğini söyledi.
Bahçeli, Türkiye'nin diplomasi ve barıştan yana tavrının zafiyet olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, “İtidalimizi acziyet, diplomasiyi önceleyen yaklaşımımızı caydırıcılıktan yoksunluk olarak yorumlama hatasına da düşülmemelidir” mesajı verdi.
Bahçeli, İsrail'in Gazze, Lübnan, Suriye ve İran başta olmak üzere bölgedeki politikalarını eleştirerek, bu yaklaşımın bölgesel istikrarsızlığı derinleştirdiğini savundu.
Türkiye'nin “Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda iç güvenliğini güçlendirdiğini belirten Bahçeli, komşu ülkelerin istikrarının da Türkiye'nin güvenliği açısından önemli olduğunu vurguladı.
Bahçeli'ye göre İsrail'in saldırgan ve yayılmacı politikaları, yalnızca Filistin açısından değil, Suriye'nin toprak bütünlüğü, Doğu Akdeniz, enerji güvenliği ve Türkiye'nin milli güvenliği bakımından da sonuçlar doğuruyor.
Filistin meselesinin bölgesel güvenlik mimarisinin merkezinde bulunduğunu belirten Bahçeli, 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve egemen bir Filistin Devleti'nin kurulmasını ve iki devletli çözümün uluslararası toplum tarafından desteklenmesini istedi.
Bahçeli, kalıcı barışın herhangi bir halkın güvenliğini ortadan kaldırmaktan değil, bölgedeki tüm halkların güvenliğini birlikte tesis etmekten geçtiğini ifade etti.
Bahçeli açıklamasında Orta Doğu'da kalıcı barış ve güvenliğin sağlanması amacıyla yedi maddelik bir öneri de sundu.
Öneriler arasında;
yer aldı.
Bahçeli, açıklamasının dikkat çeken bölümlerinden birinde “İsrail'in etkisizleştirilmesi” ifadesinin bir devletin veya halkın ortadan kaldırılması anlamına gelmediğini belirtti.
Bunun, uluslararası hukuka aykırı eylemlerin siyasi, ekonomik, diplomatik ve hukuki araçlarla sınırlandırılması ve saldırgan politikaların sürdürülemez hale getirilmesi anlamında değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
Bahçeli ayrıca İsrail'e yönelik uluslararası yaptırımların uygulanması, İsrail'in Birleşmiş Milletler üyeliğinin askıya alınması ve İsrail'e verilen koşulsuz siyasi ve askeri desteğin sona erdirilmesi yönündeki görüşlerini dile getirdi.
Türkiye'nin dış politikasının barış, kardeşlik, adalet ve uluslararası hukuk temelinde şekillenmesi gerektiğini belirten Bahçeli, Türkiye'nin Suriye'nin toprak bütünlüğünü desteklemeyi ve Filistin'in yanında durmayı sürdüreceğini ifade etti.
Açıklamasının sonunda İsrail'e yönelik daha sert bir mesaj veren Bahçeli, Türkiye'nin egemenlik haklarına yönelik saldırılara karşı sessiz kalmayacağını belirterek şöyle dedi:
“Türkiye egemenlik haklarına yönelik saldırılar karşısında kapı kapı dolaşacak bir aktör değildir. Türk milleti ayağa kalktığı zaman önünde durabilecek bir güç de yoktur.”