|
Tweet |
İzci Haber Ajansı olarak imtiyaz sahibi Erkan İzci’nin, hem Beykoz vatandaşı hem de basın mensubu kimliğiyle yaptığı başvurular, 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında değerlendirilmesi gerekirken çoğu zaman görmezden geliniyor. Oysa bizler kimsenin tapulu malına müdahale etmiyoruz; kamuya ait alanların korunması için mücadele ediyoruz. Basının görevi halkın sesini resmî kurumlara duyurmak, resmî kurumların sesini de halka aktarmaktır. Bizler protokol gazetesi değiliz; halkın gerçek sorunlarını dile getirmekle yükümlüyüz.
Özellikle Beykoz Kaymakamlığı’nın dilekçelerimizden neden rahatsız olduğunu anlamakta güçlük çekiyoruz. Önceki kaymakamlar ve belediye başkanları döneminde bu tür dilekçelerimiz normal karşılanırken, bugün neden tepkiyle karşılanıyor? Bizler kamu adına dilekçe sunuyor, kamu adına haber yapıyoruz. Halkın gönderdiği kamera kayıtlarını inceliyor, yerinde gözlem yapıyor ve gördüğümüz haksızlıkları belgeleriyle ortaya koyuyoruz.
Buradaki en büyük sorunlardan biri, halkın yaya yolu, kamuya ait yol. Haber ajansımız tarafından daha önce de defalarca haber konusu olarak yayınladığımız bölge; Gümüşsuyu Mahallesi, Kelle İbrahim Caddesi, Su Ürünleri Balıkçı Barınağı 355 ada bölgesi olan barınak yolunun, kamu yolunun ve sahil yolunun işgali. https://www.izcihaberajansi.com/beykoz-kaymakami-ve-belediye-burdaki-isgale-ne-zaman-son-vereceksin-burayi-ne-zaman-muhurliyeceksiniz/58683/
Haber ajansı olarak bakıyoruz ki Beykoz Belediyesine, Beykoz Kaymakamlığına, Boğaziçi İmar Müdürlüğüne defalarca bir basın mensubu olarak, T.C. vatandaşı Erkan İZCİ olarak 4982 Bilgi Edinme Kanunu kapsamında dilekçeler sunduğumuz halde ve yayınladığımız haberlerde fotoğraflarla, haberimizin içeriğinde yayınladığımız kamera görüntülerinde açık net kamunun yeri olan, halkın yolu olan, tüyü bitmemiş yetimin hakkı olan barınak yoluna ayaklı bar tipi masalar atılıyor. Burada işletme sahipleri müşterilerini karşılıyor ve yemek yeniyor. Sadece bu değil; buradaki işletmenin olduğu barınak önündeki bu yerin iş yeri açma ve çalışma ruhsatının olmadığı söyleniyor. Belediyelerden ve resmi kurumlardan gelen resmi yazışmalarda ruhsatsız olduğu belirtiliyor. Sadece bu da değil; bu bölge Boğaziçi ön görünüm bölgesi olduğundan dolayı resmi kurumlardan gelen cevaplarda burada kaçak işletme bölümleri yapıldığı söylenmektedir.
Barınak üyeleri ve Beykoz halkı tarafından gelen yoğun ihbar ve şikayetler üzerine izcihaberajansi.com bu barınak yolu işgaliyle ilgili haberler yapıyor; fakat ne Beykoz Belediyesi ne Beykoz Kaymakamlığı ne Boğaziçi İmar Müdürlüğü ne de Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü buradaki işgalleri durdurmuyor. Bir de barınak 355 adadan oluşmakta, bu işletmenin olduğu bölge 18 parsel fakat barınak içinde kalan hisse var. Bu yer barınak bölgesinde kalıyor. Balıkçı barınakları yasasına göre barınakta ve çevresinde ticaret yapılır mı? İsterse burası tapulu yer olsun, bizim bildiğimiz, Beykoz halkı olarak yapılmaz.
Peki, İstanbul sahilinde binlerce tapulu sahil kenarlarında yalılar, evler, köşkler var; her tapu sahibi, sahil kenarında olanlar da tapulu yerlerin arka cephesine, ön cephesine, yan cephesine ızgara atsın, istediği gibi burada ruhsatsız ticaret yapsın. Var mı böyle bir dünya? Biz artık buradaki ayaklı bar tipi masaların buradan kaldırılmasını istiyoruz. Bunları da resmi kurumlar bildiği halde neden göz yumuluyor? Biz Beykoz halkı olarak sosyal medyayı yakından takip ediyoruz. İşletme sahipleriyle hangi resmi kurumların fotoğraf çektirerek sosyal medyalarında yayınlamalarına göre bu resmi kurumların bu işletme sahiplerine prim kazandırdıklarını da biliyoruz bu çekilen fotoğraflardan.Bizler basın olarak bu gerçeği şimdiden kamuoyuna duyuruyoruz.
(2).jpg)
Okuyucularımız tarafından gelen yüzlerce kamera kaydında barınak yoluna ve sahile giden halkın yürüyüş alanı olan yaya yoluna varıncaya kadar araçları park ettiklerini, Ayaklı bar tipi masalar atarak gelen müşterilerini burada yemek yedikleri tüm kamera kayıtlarında mevcuttur.
Kamera kayıtları savcılıkta, soruşturma aşamasında ve HSK'da olduğundan, ayrıca ileriki günlerde Anayasa Mahkemesine sunacağımızdan, tüm kamera kayıtlarına ve elimizdeki somut delillere dayanarak bu haberimizi yayınlamaktayız; bu bir iftira değildir. Yayınladığımız haberlere "iftira" diyerek savcılığa başvurabilirler; bizler haber ajansı olarak somut delillerimize dayanarak habercilik yapmaktayız. Gelen tüm ihbarları ve kamera kayıtlarını değerlendiririz; şayet kamu adına haberse kimseden çekinmeden haberlerimizi yayınlarız.
Kamu görevlilerinin asli görevi tarafsızlık ve kamu yararını gözetmektir. Ancak görüyoruz ki sosyal medya hesaplarınızda işletme sahipleriyle çekilen fotoğraflar paylaşarak taraflı bir görüntü sergiliyorsunuz. Halk bunu görüyor ve bize aktarıyor. Bizler de halkın sesi olarak bu durumu dile getiriyoruz.
Beykoz halkı soruyor:
• Ruhsatsız ticaret yapan işletmelere ne zaman son verilecek?
• Kamuya ait halkın yolu barınak yolunu ne zaman açacaksınız buradaki ruhsatsız ticarete ne zaman son vereceksiniz barınak yoluna çekilen araçlara ne zaman son vereceksiniz Beykoz kaymakamlığı Beykoz belediye başkanlığı Boğaziçi imar müdürlüğü il çevre ve şehircilik il müdürlüğü ne zaman müdahale edilecek?
• Basın ve vatandaşların dilekçelerine neden alakasız cevaplar veriliyor?
• 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu neden uygulanmıyor?
Bizler İzci Haber Ajansı olarak, halkın gönderdiği belgeler ve kamera kayıtlarıyla bu usulsüzlükleri ortaya koymaya devam edeceğiz. Hiç kimseye iftira atmıyoruz; sadece görevini yapmayan kamu görevlilerini görevlerini yapmaya davet ediyoruz.
Beykoz Kaymakamlığı ve Beykoz Belediyesi’ne çağrımızdır: Görevinizi yapın, kamuya ait alanları koruyun, ruhsatsız işletmelere son verin, halkın güvenliğini sağlayın. Sosyal medyada reklam yapmak yerine, halkın gerçek sorunlarına çözüm üretin.
Taleplerimiz:
• Ruhsatsız ticaret yapan işletmelere derhal son verilmesi,
• Basın ve vatandaşların dilekçelerine kanun çerçevesinde cevap verilmesi,
• 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun eksiksiz uygulanması,
• Kamu görevlilerinin tarafsızlık ilkesine uygun hareket etmesi.
Bizler İzci Haber Ajansı olarak, halkın gönderdiği belgeler ve kamera kayıtlarıyla bu usulsüzlükleri ortaya koymaya devam edeceğiz. Hiç kimseye iftira atmıyor, yalnızca kamu görevlilerini görevlerini yapmaya davet ediyoruz.
Kamu Görevlileri Açısından Olası Hukuki Sorumluluklar
• Görevi Kötüye Kullanma (TCK m. 257): Kamu görevlisinin, kanunda açıkça belirtilen görevini yapmaması veya geciktirmesi, kişilere haksız menfaat sağlaması bu madde kapsamında değerlendirilebilir.
• Tarafsızlık ve Eşitlik İlkesine Aykırılık (Anayasa m. 10, m. 125): Kamu görevlileri tarafsızlıkla hareket etmek zorundadır. Kamu yararını gözetmeyen uygulamalar idari yargıda iptal davasına konu olabilir.
• Bilgi Edinme Hakkı Kanunu (4982): Vatandaşın bilgi edinme başvurularına süresi içinde ve doğru şekilde cevap verilmemesi, idari sorumluluk doğurur.
İşletme Sahipleri Açısından Olası Hukuki Sorumluluklar
• Kamu Malına Zarar Verme / İşgal (TCK m. 152, Kabahatler Kanunu m. 38): Kamuya ait alanların izinsiz işgal edilmesi veya özel çıkar için kullanılması hukuka aykırıdır.
• Belediye Kanunu (5393) ve İmar Kanunu (3194): Ruhsatsız ticari faaliyet yürütmek, belediye tarafından mühürleme ve kapatma işlemlerine konu olabilir.
İdari ve Yargısal Süreçler
• Vatandaşlar ve basın kuruluşları, bu tür iddiaları Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusu olarak iletebilir.
• İdari açıdan ise İçişleri Bakanlığı’na ve Kaymakamlık/Belediye’ye yapılan başvuruların cevapsız bırakılması; idari yargıda iptal ve tam yargı davası açma hakkı doğurur.
• Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yolu, ancak temel hak ve özgürlüklerin (örneğin bilgi edinme hakkı, adil yargılanma hakkı) ihlali iddiası varsa mümkündür.
1. Hukuki Boyut
2. İdari ve Sosyal Boyut
3. İşletmeler Açısından
Özetle:
• Kamu görevlileri için en çok tartışılabilecek suç tipi görevi kötüye kullanmadır.
• İşletme sahipleri için ise ruhsatsız ticaret, kamu malını işgal
• Belediyeler açısından, ruhsatsız işletmelere müdahale etmeme ve kamu alanlarını korumama idari sorumluluk doğurur.
Ajansımız, kamuya ait alanların korunması ve şeffaflığın sağlanması için süreci yakından izlemeye devam edecektir.
Haber ajansı olarak bu dosyanın sonuna kadar takipçisi olacağız. Bizler kamu adına habercilik yapıyoruz; kimseden korkumuz, çekincemiz yok. Mücadelemiz, yalnızca kamu yararına olan bir mücadeledir.
Bazı kamu görevlileri gibi yaşananları görmezden gelmiyoruz. Bazı basın mensupları gibi protokol gazeteciliği yapmıyoruz. Bizi bilenler çok iyi bilir: Bizim kimseye eyvallahımız yoktur.
Biz yalnızca Cenab-ı Allah’tan ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin yargısından başka kimseden korkmayız. Kamu adına dürüst ve tarafsız habercilik yapmaya devam edeceğiz.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
İzci Haber Ajansı İmtiyaz Sahibi: Erkan İzci