|
Tweet |
bir takım yeni düzenlemeler öngörülmüştür. Bu düzenlemelerin bir kısmı usul hukukuna ilişkin olup bir kısmı ise maddi hukuka ilişkin düzenlemelerdir.
Taslağın genel gerekçesinde,
belirtilmiştir.
İİK m.72/2 – İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.
7.Yargı Paketi’nde genel affa ilişkin herhangi bir hüküm bulunmamaktadır.
Denetim süresi 1 yıldan 2 yıla çıkarılmakta ve şüphelinin daha uzun süre kontrol altında tutularak denetlenmesi sağlanmaktadır. Ayrıca, Cumhuriyet Savcısının, erteleme süresi zarfında uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanıp kullanmadığını tespit etmek için yılda en az iki defa şüphelinin ilgili kuruma sevkine karar vermesi zorunlu hale getirilmektedir.
Kanunun tamamı için yürürlük tarihi öngörülmemiş olup kimi hükümleri kanun kabulü ile derhal yürürlüğe girecektir.
İcra ve İflas Kanunu’nda yapılacak değişiklikler için ise yürürlük tarihi olarak 01.09.2023 öngörülmüştür. Bu aşamada değişikliklerin kabulü ile yürürlük tarihinin değişebileceği unutulmamamladır.
Av. Ahmet EKİN & Stj. Av. Turabi TİLKİ
[1] Konutta haciz:
Madde 79/a- İcra müdürü, haciz yapılması talep edilen yerin konut olduğunu tespit ederse, bu yerde haciz yapılmasına karar verir ve bu kararın onaylanması için dosyayı derhal icra mahkemesine tevdi eder.
Mahkeme, tevdi tarihinden itibaren en geç üç gün içinde dosya üzerinden yapacağı inceleme sonunda haciz yapılması talep edilen yerin konut olduğunun anlaşılması halinde kararın onaylanmasına, aksi halde kaldırılmasına kesin olarak karar verir.
Haciz işlemi sırasında, haciz yapılan yerin konut olduğu anlaşılır ve borçlu da konutta haciz yapılmasına rıza göstermezse haciz işlemine son verilir ve müteakip işlemler hakkında birinci ve ikinci fıkra hükümleri uygulanır.
İhtiyati haciz hakkında, bu madde hükmü uygulanmaz.
[2] Haczi caiz olmayan mallar ve haklar:
Madde 82/3- 3. Para, kıymetli evrak, altın, gümüş, değerli taş, antika veya süs eşyası gibi kıymetli şeyler hariç olmak üzere, borçlu ve aynı çatı altında yaşayan aile bireylerine ait kişisel eşyalar ile ailenin ortak kullanımına hizmet eden tüm ev eşyası
[3] Taşınır ve taşınmaz malların haczi :
Madde 85 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.)
Borçlunun kendi yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır mallariyle taşınmazlarından ve alacak ve haklarından alacaklının ana, faiz ve masraflar da dahil olmak üzere bütün alacaklarına yetecek miktarı aşacak şekilde haciz yapılamaz.
[4] Kanun yollarına başvurma
Madde 164- (Değişik: 2/3/2005-5311/12 md.)
Ticaret mahkemesince verilen nihaî kararlar, 160 ıncı maddenin son fıkrasına göre alınan masraftan karşılanmak suretiyle mahkemece re’sen taraflara tebliğ olunur.
Bu kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi kararına karşı da tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. İstinaf ve temyiz incelemeleri, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre yapılır.
[5] Başvurunun mahkemece incelenmesi ve kanun yolları:
Madde 309/p- Tasdik veya ret kararına karşı borçlu ve tasdik duruşması sırasında itirazda bulunmuş olan alacaklılar bu kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi kararına karşı da tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir.
Tarafların itirazı ile istinaf ve temyiz maktu harca tâbidir.
[6] İtiraz
Madde 353 – İcra mahkemesinin verdiği tazyik ve disiplin hapsine ilişkin kararlara karşı, tebliğ tarihinden itibaren bir hafta içinde itiraz edilebilir. Mahkeme itirazı incelemesi için dosyayı o yerde icra mahkemesinin birden fazla dairesinin bulunması hâlinde, numara olarak kendisini izleyen daireye, son numaralı daire için birinci daireye, o yerde icra mahkemesinin tek dairesi bulunması hâlinde asliye ceza mahkemesine, icra mahkemesi hâkimi ile asliye ceza mahkemesi hâkiminin aynı hâkim olması hâlinde ise en yakın asliye ceza mahkemesine gönderir. İtiraz incelemesi neticesinde verilen karar kesindir.
İcra mahkemesinin bu Bapta yer alan suçlardan dolayı verdiği hükümlerle ilgili olarak 4.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun kanun yollarına ilişkin hükümleri uygulanır.
[7] GEÇİCİ MADDE 19- Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, kanun yollarına başvuru süreleri ile bu sürelerin tebliğ veya ilandan itibaren başlamasına ilişkin yapılan düzenlemeler, 1/9/2023 tarihinde ve sonrasında verilen kararlar hakkında uygulanır. Bu tarihten önce verilen kararlar hakkında bu Kanunla yapılan değişikliklerden önceki hükümler uygulanır.
Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, Kanuna eklenen 79/A maddesi, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce verilen konutta haciz yapılmasına ilişkin kararlar hakkında uygulanmaz. Bu değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce verilen konutta haciz kararları hakkında, bu değişiklikten önceki hükümlerin uygulanmasına devam olunur.
Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, Kanunun 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendi ile ikinci fıkrasında yapılan değişiklikler, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce haczedilmiş eşyalar hakkında uygulanmaz. Bu değişikliklerin yürürlüğe girdiği tarihten önce haczedilen eşyalar hakkında, bu değişikliklerden önceki hükümlerin uygulanmasına devam olunur.
[8] Büro edinme zorunluluğu:
Madde 43/4- Avukatların büro kurma giderlerinin karşılanması için kredi ve finans kuruluşları ile kredi veren kamu kurum ve kuruluşlarınca uygun şartlarda finansman desteği sağlanır. Desteğin sağlanmasına ilişkin usul ve esaslar Adalet Bakanlığı tarafından belirlenir.
[9] Baro keseneği:
Madde 65 – Baro keseneğinin yıllık miktarı, genel kurulca belirlenir ve her yılın ocak ve temmuz aylarında iki eşit taksitte ödenir. Şu kadar ki, mesleğin ilk beş yılında baro keseneği alınmaz. Vadesinde ödenmeyen keseneğe T.C. Merkez Bankası reeskont işlemlerinde uygulanan faiz oranında yıllık temerrüt faizi uygulanır.
Avukatlık Kanununun 72 ve 73 üncü madde hükümleri saklıdır.
[10] Büronun gelir ve giderleri
Madde 180 – Adli yardım bürosunun gelirleri şunlardır:
[11] Ücret tarifesi:
Madde 112/4 – Tarifede gerekli görülecek değişiklikler her takvim yılı başından geçerli olmak üzere yapılır. Yeni tarife yürürlüğe girinceye kadar eski tarife uygulanır.
[12] Hukuk mahkemelerinin kuruluşu
Madde 5/3- Asliye ticaret mahkemesi kurulan yerlerde bu mahkemelerde bir başkan ile yeteri kadar üye bulunur. Konusu parayla ölçülebilen uyuşmazlıklarda dava değeri bir milyon Türk lirasının üzerinde olan dava ve işler ile dava değerine bakılmaksızın;….
[13] TTK MADDE 4/2- Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri bir milyon Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır. Bu parasal sınır, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasına göre artırılır.
[14] MADDE 5/A,1- Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
[15] Milletlerarası sulh anlaşma belgelerinin icrası
MADDE 17/A- (1) 25/2/2021 tarihli ve 7282 sayılı Arabuluculuk Sonucunda Yapılan Milletlerarası Sulh Anlaşmaları Hakkında Birleşmiş Milletler Konvansiyonunun Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanunla kabul edilen Sözleşme kapsamında arabuluculuk sonucu düzenlenen sulh anlaşma belgelerinin yerine getirilmesi için icra edilebilirlik şerhinin asliye ticaret mahkemesinden alınması zorunludur.
(2) İcra edilebilirlik şerhi, tarafların kararlaştırdıkları yer, kararlaştırdıkları yer yoksa sırasıyla karşı tarafın Türkiye’deki yerleşim yeri, sâkin olduğu yer mahkemesi, Türkiye’de yerleşim yeri veya sâkin olduğu bir yer mevcut değilse Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden birinden istenebilir.
(3) İcra edilebilirlik şerhinin verilmesine ilişkin inceleme dosya üzerinden; gerekçesini de göstererek gerektiğinde duruşma açmak suretiyle Sözleşme hükümleri ile 18 inci madde hükmüne göre yapılır.
[16] Taşınmazın devrine veya taşınmaz üzerinde sınırlı ayni hak kurulmasına ilişkin uyuşmazlıklarda arabuluculuk
MADDE 17/B- (1) Taşınmazın devrine veya taşınmaz üzerinde sınırlı ayni hak kurulmasına ilişkin uyuşmazlıklar arabuluculuğa elverişlidir.
(2) Tarafların yazılı olarak kararlaştırması halinde taşınmazın devrine veya taşınmaz üzerinde sınırlı ayni hak kurulmasına ilişkin arabuluculuk süreciyle sınırlı olmak üzere tapu siciline, tasarruf yetkisinin kısıtlandığına ilişkin arabuluculuk şerhi verilir. Bu şerh, konulduğu tarihten itibaren üç ay içinde kaldırılır. İcra edilebilirlik şerhinin talep edilmesi halinde arabuluculuk şerhinin etkisi kararın kesinleşmesine kadar devam eder. Şerhin konulması ve kaldırılması işlemleri arabulucu tarafından talep edilir.
(3) Anlaşma belgesi düzenlenirken, taşınmazla ilgili kanunlarda yer alan sınırlamalar ile usul ve esaslar gözetilir.
(4) Taşınmazın devrine veya taşınmaz üzerinde sınırlı ayni hak kurulmasına ilişkin anlaşma belgesine istinaden işlem yapılabilmesi için icra edilebilirlik şerhinin uyuşmazlığın konusuna göre görevli ve yetkili mahkemeden alınması zorunludur. İcra edilebilirlik şerhinin verilmesine ilişkin incelemenin kapsamı, anlaşma belgesinin içeriğinin arabuluculuğa, cebri icraya ve taşınmazın devrine veya taşınmaz üzerinde sınırlı ayni hak kurulmasına elverişli olup olmadığı hususlarıyla sınırlıdır. Mahkeme, tapu müdürlüğü ile kurum veya kuruluşlardan bilgi veya belge talep edebilir ve gerektiğinde duruşma açabilir.
(5) İcra edilebilirlik şerhi verilen arabuluculuk anlaşma belgesine istinaden taraflardan biri tapu müdürlüğünden tescil talebinde bulunabilir ve gerekli işlemleri yapabilir.
(6) İcra edilebilirlik şerhinin verilmesiyle ilgili diğer hususlar hakkında 18 inci madde hükmü uygulanır.
[17] Tarafların anlaşması
MADDE 18 /4 – Taraflar ve avukatları ile arabulucunun, ticari uyuşmazlıklar bakımından ise avukatlar ile arabulucunun birlikte imzaladıkları anlaşma belgesi, icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılır.
[18] Bazı uyuşmazlıklarda dava şartı olarak arabuluculuk
MADDE 18/B- (1) Aşağıdaki uyuşmazlıklarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır:
ç) Komşu hakkından kaynaklanan uyuşmazlıklar.
(2) Taşınmazın aynına ilişkin uyuşmazlıklarda anlaşma belgesi düzenlenirken taşınmazla ilgili kanunlarda yer alan sınırlamalar ile usul ve esaslar gözetilir.
(3) Taşınmazların paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklarda anlaşma belgesinin içeriği, asgari tarımsal arazi büyüklüğüne ve tarım arazilerinin bölünmesine ilişkin kanunlarda yer alan sınırlandırmalar ile belediye ve mücavir alan sınırları içinde ve dışında kalan yerlerde yapılan planlara ve benzeri hususlarda kanunlarda düzenlenen hükümlere aykırı olamaz.
(4) Birinci fıkra uyarınca düzenlenen anlaşma belgesinin gereğinin taraflarca yerine getirilmemesi halinde uyuşmazlığın niteliğine göre 17/B ile 18 inci maddeler uyarınca icra edilebilirlik şerhinin alınması zorunludur.
[19] Arabulucular siciline kayıt şartları
MADDE 20/2-e) Arabuluculuk eğitimini tamamlamak ve yirmi yıl kıdeme sahip olanlar hariç Bakanlıkça yapılan yazılı (…) sınavda başarılı olmak….
[20] GEÇİCİ MADDE 3- (1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanuna eklenen 18/B maddesinin dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümleri, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtayda görülmekte olan davalar hakkında uygulanmaz.
(2) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A maddesinin birinci fıkrası ile 12/10/2017 tarihli ve 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına eklenen menfi tespit ve istirdat davaları hakkındaki hüküm, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra açılacak davalar hakkında uygulanır.
[21] Dava şartı olarak arabuluculuk
MADDE 3- (1) Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Bu alacak ve tazminat konularıyla ilgili itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları hakkında da birinci cümle hükmü uygulanr.
[22] Madde 20/3- Uyuşturucu maddelerin kesin olarak raporları alındıktan sonra, yönetmelikte belirlenen usule uygun olarak alınacak örneklerin saklanması kaydıyla müsaderesine sulh ceza hâkimliğince soruşturmanın her safhasında karar verilir.
Müsaderesine karar verilen uyuşturucu maddeler gereği yapılmak üzere mühürlü olarak mahalli mülki amirliğe teslim edilir.
Örnek olarak alınan uyuşturucu maddeler hükümle birlikte müsadere edilir ve ancak hükmün kesinleşmesinden sonra mahalli mülki amirliğe teslim edilir.
[23] Geçici Madde 2 – Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce elkonulmuş uyuşturucu veya uyarıcı maddeler bakımından da 20 nci maddede bu Kanunla yapılan değişiklikler uygulanır. Kovuşturma evresinde; ilk derece mahkemesinde görülmekte olan dosyalar bakımından mahkemesince, istinaf veya temyiz kanun yolunda olan dosyalar bakımından ise UYAP kayıtlarını incelemek suretiyle ilk derece mahkemesince derhal karar verilir. Örnek alınmamış dosyalarda yeterince örnek alınır.
Örnek olarak alınan uyuşturucu veya uyarıcı maddeler ancak hükmün kesinleşmesinden sonra mahalli mülki amirliğe teslim edilir.
[24] İnfaz hâkimliğince şikâyet üzerine verilen kararlar
Madde 6 – (5) İnfaz hâkiminin kararlarına karşı şikâyetçi veya ilgili Cumhuriyet savcısı tarafından, tebliğden itibaren iki hafta içinde Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre itiraz yoluna gidilebilir. Kanunlarda infaz hâkiminin onayına tabi olduğu belirtilen hususlarda da bu hüküm uygulanır.
[25] Çalışma ve işletme açma yasağı
Madde 6/A- Bu Kanun kapsamında “çok gizli” ve “gizli” gizlilik dereceli bilgi, belge ve malzeme üzerinde veya projelerde çalışacak kişilerle yapılacak hizmet sözleşmelerinde işveren, ceza koşulu koyabileceği gibi sözleşmenin sona ermesinden itibaren beş yıl süreyle aynı alanda faaliyet gösteren yerli veya yabancı bir kurum veya kuruluşta çalışma ve işletme açma yasağı getirebilir. Makam/ Savunma Sanayii Başkanlığı, ceza koşulunu kısmen veya tamamen kaldırabilir ya da beş yıllık süreyi kısaltabilir.
[26] Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti
Madde 188- (4) a) Yukarıdaki fıkralarda belirtilen uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin eroin, kokain, morfin, bazmorfin, sentetik kannabinoid ve türevleri, sentetik katinon ve türevleri, sentetik opioid ve türevleri veya amfetamin ve türevleri olması hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.
[27] Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak
Madde 191- (3) Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Bu süre denetimli serbestlik müdürlüğünün teklifi ve Cumhuriyet savcısının kararı ile altışar aylık sürelerle en fazla iki yıl daha uzatılabilir. Hakkında denetimli serbestlik tedbiri verilen kişi, gerek görülmesi hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulabilir. Cumhuriyet savcısı, erteleme süresi zarfında uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanıp kullanmadığını tespit etmek için yılda en az iki defa şüphelinin ilgili kuruma sevkine karar verir.
[28] Eski hâle getirme dilekçesi
Madde 41 – (1) Eski hâle getirme dilekçesi, engelin kalkmasından itibaren iki hafta içinde, süreye uyulduğunda usule ilişkin işlemleri yapacak olan mahkemeye verilir.
[29] Cumhuriyet savcısının kararına itiraz
Madde 173 – (1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
[30] Sanığın duruşmada hazır bulunmaması
Madde 193 –(2) Sanık hakkında, toplanan delillere göre mahkûmiyet, ceza verilmesine yer olmadığı ve güvenlik tedbiri dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilebilir.
[31] Hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Madde 231 – (12) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına, gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren itiraz edilebilir. İtiraz mercii, karar ve hükmü inceler; usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılık tespit ettiği takdirde, gerekçesini göstererek karar ve hükmü kaldırır ve gereğinin yapılması için dosyayı mahkemesine gönderir.
[32] İtiraz usulü ve inceleme mercileri
Madde 268 – (1) Hâkim veya mahkeme kararına karşı itiraz, kanunun ayrıca hüküm koymadığı hâllerde 35 inci maddeye göre ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren iki hafta içinde kararı veren mercie verilecek bir dilekçe veya tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle yapılır. Tutanakla tespit edilen beyanı ve imzayı mahkeme başkanı veya hâkim onaylar. 263 üncü madde hükmü saklıdır.
[33] Temyiz istemi ve süresi
Madde 291 – (1) Temyiz istemi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde hükmü veren mahkemeye bir dilekçe verilmesi veya zabıt kâtibine bir beyanda bulunulması suretiyle yapılır; beyan tutanağa geçirilir ve tutanak hâkime onaylattırılır. Tutuklu bulunan sanık hakkında 263 üncü madde hükmü saklıdır.
[34] Temyiz başvurusunun içeriği
Madde 294 – (1) Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Cumhuriyet savcısı temyiz dilekçesinde, temyiz isteğinin sanığın yararına veya aleyhine olduğunu açıkça belirtir.
(2) Temyiz sebebi, ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir.
[35] Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itiraz yetkisi
Madde 308 – (1) Yargıtay ceza dairelerinden birinin kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, re’sen veya istem üzerine, ilâmın kendisine verildiği tarihten itibaren bir ay içinde Ceza Genel Kuruluna itiraz edebilir. Sanığın lehine itirazda süre aranmaz.
[36] Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığının itiraz yetkisi
Madde 308/A- (1) Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kesin nitelikteki kararlarına karşı bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığı, re’sen veya istem üzerine, kararın kendisine verildiği tarihten itibaren bir ay içinde kararı veren daireye itiraz edebilir. Sanığın lehine itirazda süre aranmaz. Sanık aleyhine itiraz edilebilmesi için kararı etkileyecek nitelikte esaslı bir hatanın bulunması zorunlu olup, bu itiraz sanık veya müdafiine ilgili daire tarafından tebliğ olunur. Tebligat, ilgililerin dava dosyasından belirlenen son adreslerine yapılmasıyla geçerli olur. İlgili, tebliğden itibaren iki hafta içinde yazılı olarak cevap verebilir. Daire, mümkün olan en kısa sürede itirazı inceler ve yerinde görürse kararını düzeltir;….
[37] GEÇİCİ MADDE 6- (1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, kanun yollarına başvuru süreleri ile bu sürelerin tebliğden itibaren başlamasına ilişkin yapılan düzenlemeler, 1/9/2023 tarihinde ve sonrasında verilen kararlar hakkında uygulanır. Bu tarihten önce verilen kararlar hakkında bu Kanunla yapılan değişikliklerden önceki hükümlerin uygulanmasına devam olunur.
(2) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla temyiz kanun yoluyla ilgili olarak 291 inci, 296 ncı ve 297 nci maddelerde sürelere ilişkin yapılan düzenlemeler, 23/3/2005 tarihli ve 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında olup da 1/9/2023 tarihinde ve sonrasında verilen kararlar hakkında da uygulanır. Temyiz süresi, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren başlar.
[38] İtiraz yolu
Madde 29- (1) Mahkemenin verdiği son karara karşı, Ceza Muhakemesi Kanununa göre itiraz edilebilir. Bu itiraz, kararın tebliği tarihten itibaren en geç iki hafta içinde yapılır.
[39] Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullananlar hakkında uygulanacak tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirlerine ilişkin görevler
MADDE 12/A- (1) Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesi gereğince Cumhuriyet savcısı tarafından hakkında denetimli serbestlik tedbiri veya tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri verilen şüpheliyle ilgili olarak denetimli serbestlik müdürlüğünce;
ı) Silah bulunduramamak veya taşıyamamak, gerektiğinde sahip olunan silahları makbuz karşılığında adli emanete teslim etmek,
yükümlülüklerinden en az üç veya daha fazlasına karar verilir. Yükümlülükler, şüphelinin ihtiyacına göre bu fıkrada belirtilenlerle sınırlı olarak her aşamada değiştirilebilir veya ilave yükümlülükler getirilebilir. Gerekli görülmesi halinde denetimli serbestlik süresi içinde şüphelinin uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanıp kullanmadığının tespit edilmesi için denetimli serbestlik müdürlüğü tarafından test yapılabilir veya bu amaçla şüphelinin ilgili kuruma sevki sağlanabilir.
(2) Birinci fıkra uyarınca tedaviye tabi tutulmak yükümlülüğüne karar verildiği takdirde bu karar derhal ilgili sağlık kurumuna gönderilir. Bu durumda şüpheli, sağlık kurumunda ayakta veya yatarak tıbbi tedaviye tabi tutulur. Sağlık kurumu, gerekli görmesi halinde şüphelinin rehabilitasyon amaçlı programlara katılmasına da karar verir. Şüpheli, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanıp kullanmadığının tespiti için her zaman sağlık kurumunca çağrılabilir, kolluk görevlileri aynı amaca yönelik olarak şüpheliyi sağlık kurumuna yönlendirebilir. Kolluk görevlileri sağlık kurumunun çağrısının gerçekleştirilmesi bakımından sağlık kurumuna yardım etmekle görevlidir.
(3) Soruşturma evresinde veya bu madde uyarınca belirlenen yükümlülüklerin yerine getirilmesi sırasında Cumhuriyet savcısı veya yetkili kamu görevlileri, 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 432 nci maddesinde yer alan koşulların bulunması halinde ayrıca bu durumu, yetkili vesayet makamına bildirir.
(4) Yükümlülüklerin belirlenmesi veya yerine getirilebilmesi bakımından gerekli görülmesi halinde bu madde uyarınca yapılacak iş ve işlemler hakkında şüphelinin ailesine bilgi verilebilir veya ailesinden bilgi istenebilir.
(5) Şüpheli, bu madde uyarınca yapılan işlemlerin kanun veya diğer mevzuat hükümlerine aykırı olduğu gerekçesiyle iki hafta içinde şikâyet yoluyla Cumhuriyet savcısına başvurabilir. Cumhuriyet savcısı bu başvuruları gecikmeksizin değerlendirir.
(6) Bu madde hükümleri Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca verilecek kararlar bakımından da uygulanır. Bu durumda beşinci fıkra uyarınca yapılacak başvurular, kararı veren mahkemece değerlendirilir.
(7) Bu maddenin ikinci fıkrası uyarınca uygulanacak yükümlülükler, Sağlık Bakanlığının uygun göreceği tedavi ve rehabilitasyon merkezlerinde yerine getirilir. Sağlık Bakanlığınca uygun tedavi ve rehabilitasyon merkezleri açılır. Sağlık Bakanlığınca uygun görülen kurum ve kuruluşlar tarafından da bu merkezler açılabilir.
(8) Bu madde uyarınca hakkında yükümlülüğe karar verilenler için Adalet Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı, belediyeler ve ilgili diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından görevleri kapsamında eğitim, rehabilitasyon, sosyal uyum ve denetim amacıyla her türlü çalışma yürütülür.
[40] GEÇİCİ MADDE 7- (1) Bu Kanunun 12/A maddesi kapsamında yürütülecek hizmetler ile açılacak tedavi ve rehabilitasyon merkezleri için Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığınca yeterli ödenek, ilgili bakanlıkların bütçesine derhal aktarılır. Bu hizmet ve merkezler için ihtiyaç duyulan personel, ilgili Bakanlığa sağlanır.
[41] Adalet Bakanlığı merkez kuruluşuna atama şartları ve şekli
Madde 37 – 4) Hâkim ve savcıların bakan yardımcılığına atanması halinde, kadroları görev süresi boyunca meslek mensubu kadrosu olarak kabul edilir. Meslek mensubu olan bakan yardımcısına, genel idare hizmetleri sınıfında görev yapan emsalleriyle aralarındaki malî hak farkı, tazminat olarak ödenir. Kesintisiz olarak en az iki yıl görev yaptıktan sonra, görevi sona eren veya görevden alınan bakan yardımcısının malî hakları, hâkimlik veya savcılık mesleğine devam etmesi kaydıyla, fiilî çalışmaya bağlı ödemeler hariç bakan yardımcılığı görevine ait ödeme unsurları esas alınarak iki yıl süreyle verilmeye devam edilir.
[42] Başka iş ve görevler :
Madde 48 –3) Hakim ve savcılar, Adalet Bakanının izin vermesi ve esas görevlerini aksatmamak koşuluyla yükseköğretim kurumları ile hizmet öncesi, hizmet içi ve bir üst göreve hazırlama kurslarında meslek ile ilgili konularda ders ve konferans verebilirler.
[43] Geçici Madde 23- Bu maddeyi ihdas eden Kanunla 2802 sayılı Kanunun 37 nci maddesinde yapılan değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce, hâkim ve savcılık mesleğinden ayrılarak bakan yardımcısı olarak görev yapmakta olanların, hâkimlik ve savcılık mesleğine kabulleri yapılır ve bunların kadroları görev süreleri boyunca meslek mensubu kadrosu olarak kabul edilir.
[44] Komisyon ve çalışma esasları
MADDE 4 – (1) Bu Kanun kapsamında yapılacak müracaatlar hakkında karar vermek üzere Bakanlığın merkez, bağlı ve ilgili kuruluşlarında çalışan hâkim ve savcılar arasından Adalet Bakanı tarafından atanacak yedi kişiden oluşan bir Komisyon kurulur. Komisyon Başkanı bu üyeler arasından Adalet Bakanı tarafından seçilir. Komisyon, iş durumuna göre üç üyeden oluşan heyetler halinde de çalışabilir. Heyetlerin başkanları Bakan tarafından; heyetlerin oluşumu ve yokluklarında birbirlerinin yerine bakacak üyeler ile iş bölümü Başkan tarafından belirlenir. Başkan, Komisyonun ve heyetlerin verimli ve uyumlu şekilde çalışmasından sorumludur.
(2) 9 uncu madde hükmü saklı kalmak üzere Komisyon üyelerine, başka bir görev verilmez.
(3) Komisyon asgari beş üyeyle, heyetler üye tam sayısıyla toplanır; kararlar salt çoğunlukla verilir.
(4) Komisyonun sekretarya hizmetleri Bakanlık tarafından yürütülür.
(5) Kamu kurum ve kuruluşları ile yargı mercileri, Komisyonun görevi kapsamında ihtiyaç duyduğu her türlü bilgi ve belgeyi gecikmeksizin Komisyona göndermek zorundadır.
[45] EK MADDE 39- Ceza İnfaz Kurumları ve Denetimli Serbestlik Müdürlüklerinde fiilen görev yapan infaz ve koruma başmemurları ile infaz ve koruma memurlarına her ay, (6.000) gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan aylık katsayı ile çarpımı sonucunda bulunan aylık tutarda ek ödeme yapılır. Bu ek ödeme, kapalı ceza infaz kurumlarında görev yapan personele (8.000) gösterge rakamı üzerinden ödenir. Ek ödeme tutarı, damga vergisi hariç, herhangi bir vergi, prim ve kesintiye tâbi tutulamaz; her ne şekilde olursa olsun başka bir ödemenin hesaplanmasında dikkate alınmaz.
[46] EK MADDE 40- 4/1/1961 tarihli ve 209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanunun Ek 3 üncü maddesi uyarınca uzman tabip, tıpta uzmanlık mevzuatında belirtilen dallarda bu mevzuat hükümlerine göre uzman olanlar ile uzman diş tabibi, pratisyen tabip ve diş tabiplerine ödenen ek ödeme tutarının %150’si, Adalet Bakanlığı, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay ve Sayıştay’da aynı görev unvanıyla istihdam edilenlere, ilgili kurumun bütçesinden ek tazminat olarak ödenir. Bu fıkra uyarınca yapılacak ödemeler, 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 9 uncu maddesi gereğince yapılan ek ödemeler dâhil, herhangi bir ödemeden mahsup edilemez.
izcihaberajansi.com