|
Tweet |
Muğla Tabip Odası Başkanı Dr. Cafer Şahin, yaşanan bu durumun tam kapanma değil, kapanamama olduğunu belirterek şöyle diyor: “3 gün önceden bir karantina açıklayıp büyükşehirlerdeki insanları Muğla’ya, Aydın’a yönlendirmek akıl işi değil. Özellikle şu anda Bodrum feci halde. Bodrum, Milas ve Datça zaten küçük ilçeler ve bu ilçelerdeki hastanelerin kapasitesi belli. Örneğin Milas’ta hem enfeksiyon uzmanı, hem de sağlık personeli eksiğimiz var. Bu ilçelerde yoğun bakım yatağı sayısı az ve bu yatakların bir kısmı hâlihazırda dolu. Vaka sayısına göre yatak sayısı artırılabilir ama bu sefer zaten çok yorgun olan sağlık çalışanlarının sayısı yeterli gelmeyecek. Verimli, sağlıklı bir yoğun bakım hizmeti verilemeyecek. Bunun sorumlusu tabii ki sağlık çalışanları değil, tamamen süreci yönetemeyen iktidar ve Sağlık Bakanlığı’dır. Maalesef yaşanan bu göçün sonucunu biz Muğla’da 15 gün sonra göreceğiz. Burada geçen haziran ayında olduğu gibi çok ciddi vaka artışı yaşanacak.”
SEBEP İNSANLARIN KORKMASI
İstanbul’dan Datça’ya bu 3 günlük süre içinde göç edenlerden biri olan Turan Ulu ise BirGün’e yaptığı açıklamada şunları dile getiriyor: “Biz ailecek özellikle geçen yıldan itibaren Datça’ya gelmeye başladık. Çünkü İstanbul’da artık nefes alanımız kalmadı. Ben nefes alacak, hareket edecek alanım kalmadığı için Datça’ya geldim; ama İstanbul’un geneli için durum farklı. Birçok arkadaşım ve çevremden duyduğum, konuştuğum kişiler virüsten korkuyor. Bir de yeni mutasyonlu virüs de İstanbul’da ortaya çıkınca insanlar iyice tedirgin oldu. Bu yoğun göçün asıl sebebi insanların hastalıktan, hastanelerdeki kalabalıktan korkması.”
izcihaberajansi.com