“Uluslararası toplum, terör örgütleri arasında ayrım gözetmemelidir. Terör gruplarının ve terör eylemlerinin önlenmesinde, takibinde ve yargılanmalarında aynı kararlılıkla hareket edilmelidir. Maalesef 'Avrupa Birliği' dediğimiz, 'medeni' dediğimiz ülkelerden bunu göremiyoruz. Yakın komşulardan da maalesef bunu göremiyoruz. Etrafımız ateş çemberi. Uzun yıllar verdiğimiz mücadeleden çıkardığımız derslerden biri uluslararası düzeyde somut iş birliği tesis edilmeden terörle mücadelede başarılı olunamayacağıdır ama gelin görün ki terörü destekleyen maalesef gruplar ve çok büyük güçler kurulduğunu biliyoruz. Bu anlayıştan hareketle Türkiye, uluslararası toplumun terör tehdidine karşı farkındalığını artırma çabalarını her zaman ön planda tutmuştur. Terör eylemleri, çok yönlü bir suçtur. Bu nedenle terörün nedeni, nasılı, tarafı olamaz. Terörün hedefi tüm insanlıktır. Biz de Türk yargısı olarak bu suçla en etkin şekilde mücadeleyi bir görev olarak algılıyor, üzerimize düşen görevi adaletle yerine getiriyoruz. Terörle mücadelenin geldiği nokta değerlendirildiğinde ortaya çıkan en önemli kavramlardan biri de terörizmin finansmanıdır. Terör örgütleri silah, mühimmat, barınma, yiyecek, giyecek, ulaşım, iletişim, yayın ve propaganda gibi ihtiyaçları karşılamak ve terör faaliyetlerinin devamını sağlamak için finans ihtiyacı duymaktadırlar. Türk yargısı olarak salt terör eylemlerinin hüküm ve sonuçları noktasında değil, terörist organizasyonların aktif olduğu bütün suçlar yönünde dikkatimizi ve emeğimizi seferber etmek durumundayız. Uluslararası toplum, terör örgütleri arasında ayrım gözetmemelidir. Terör gruplarının ve terör eylemlerinin önlenmesinde, takibinde ve yargılanmalarında aynı kararlılıkla hareket edilmelidir."