Konuyla ilgili davalara bakan Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin yerleşmiş görüşüne göre, sosyal güvenlik kurumlarına tabi olarak geçen hizmetlerin birleştirilmesine ilişkin 2829 sayılı kanunun amacı, hiçbir kurumdaki hizmeti tek başına aylık bağlanmasına yeterli olmayan sigortalı ya da ölen sigortalıların hak sahiplerine hizmet birleştirilmesi suretiyle aylık bağlanmasını sağlamaktır. Yargıtay’a göre, bazı sosyal güvenlik kurumlarında geçen hizmet süreleri toplamının tek başına aylık bağlanmasına yeterli olması halinde, diğer kurumlarda geçen hizmetlerin birleştirilmesinde, “sigortalının ya da hak sahibinin iradesinin de bu yönde olması koşuluyla” zorunluluk bulunmuyor.
Örneğin, tek başına 4/a statüsündeki veya 4/a ve 4/c statüsündeki çalışma süreleri emekli olmaya yeterli olan kişi, son yedi yılda en fazla 4/b statüsünde çalıştığı için 4/b statüsünde emekliliğe zorlanamaz.
Yargıtay’ın burada üzerinde durduğu husus şudur:
SGK otomatik olarak son 7 yılda en fazla hangi statüde çalışıldığını gözetebilir. Ama sigortalının kendisi veya ölümü halinde hak sahiplerinin talebi halinde son 7 yıl kuralı gerekçe gösterilerek hizmet birleştirmesi yapılmaz.
Son 7 yıl kuralından olumsuz etkilenen ve diğer statülerdeki çalışmaları emekli olmaya yeterli olanların SGK’ya bu konuda yazılı talepte bulunması gerekiyor.
HİZMET BİRLEŞTİRMEYE MECBUR OLMAMAK NE ANLAMA GELİYOR?
Hizmet birleştirmeye mecbur olmamanın ne anlama geldiğini, nasıl bir avantaj sağladığını anlamak için örnek üzerinden gidelim. 1 Mayıs 1992 tarihinde
SSK’lı olarak çalışmaya başlayan bir kadın sigortalıyı ele alalım. Bu kadın 20 yıl sigortalılık süresi ve 5525 prim günüyle 48 yaşında 4/a’dan (SSK) emeklilik hakkına sahiptir. SSK statüsünde 5600 gün çalıştıktan sonra 1265 gün de 4/b statüsünde çalışmışsa, SGK bu kişinin emeklilik için 9000 günü doldurmasını ister. Bu durumda 6 yıl daha çalışmaya devam etmesi gerekir.
Ancak, örneğimizdeki kadın 48 yaşını doldurdu ise hizmet birleştirmesi yapılmamasını isteyerek 4/a (SSK) statüsünde emekli aylığı talebinde bulunabilir. Tabii bu durumda BAĞ-KUR kapsamındaki primler emekli aylığı bağlanmasında dikkate alınmaz. Emekli aylığı, SSK statüsündeki 5600 prim günü üzerinden hesaplanarak bağlanır.
KENDİ ŞİRKETİNDE İŞÇİ OLARAK ÇALIŞANLAR BUNDAN YARARLANABİLİR
Kendisine ait veya ortağı olduğu şirkette işçi olarak çalışmak 5510 Sayılı Kanun ile yasaklandı. Daha önce bu şekilde çalışmaya başlayanların kazanılmış hakları korundu. 2011 yılında yapılan değişiklik ile de kazanılmış hakların devam edebilmesi için hiç ara vermeme koşulu getirildi. İşyerinde adres değişikliği gibi sebeplerle çıkış – giriş yapılanlar da arada hiç gün kaybı olmamasına rağmen çıkış tarihinden itibaren zorunlu olarak 4/b kapsamına alındı. Bu nedenle binlerce kişinin emekliliği zora girdi.
Bu kişilerden, 4/b dışındaki statülerdeki çalışmaları emekli olmaya yeterli olanların hizmet birleştirmesi yapılmaması için SGK’ya yazılı başvuruda bulunması gerekiyor.