|
Tweet |
İZCİ MEDYA https://www.facebook.com/
Vergi ve prim borçlarına yönelik son kapsamlı yapılandırma düzenlemesi 2023 yılında yürürlüğe girmişti. Aradan geçen süreçte özellikle esnaf ve küçük işletmelerden yeni bir yapılandırma beklentisi yükselirken, hükümetin yaklaşımı “kalıcı tecil sistemi” yönünde şekillendi.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, geçtiğimiz ay katıldığı programda, ödeme sıkıntısı yaşayan şirketlerin mevcut sistem içinde taksitlendirme imkanından yararlanabileceğini belirtti. Şimşek, “Vergi affı niteliğinde bir yapılandırma arayışıysa asla” ifadeleriyle yeni bir af beklentisine sıcak bakılmadığını kaydetti.
AK Parti milletvekillerinin imzasıyla TBMM Başkanlığı’na sunulan kanun teklifinde, borçların teciline ilişkin iki önemli değişiklik dikkat çekti.
Mevcut uygulamada en fazla 36 ay olan taksitlendirme süresinin 72 aya çıkarılması öngörüldü. Ayrıca halen Cumhurbaşkanı kararıyla 250 bin lira olarak uygulanan teminatsız tecil sınırının 1 milyon liraya yükseltilmesi planlandı.

Yeni tartışmaların merkezinde “tecil” ile “yapılandırma” arasındaki fark bulunuyor.
Tecil uygulamasında mükellefler, vergi borcunun ana parasına ek olarak gecikme zammı ve tecil faizi ödüyor. Mevcut uygulamada gecikme zammı aylık yüzde 3,7, tecil faizi ise aylık yüzde 3,25 seviyesinde uygulanıyor.
Yapılandırma kanunlarında ise gecikme zammı yerine genellikle enflasyona dayalı daha düşük hesaplama yöntemleri tercih ediliyor. Bu nedenle yapılandırma düzenlemeleri, mükellefler açısından daha avantajlı görülüyor.
Tecil sisteminden yararlanabilmek için yalnızca borcun bulunması yeterli olmuyor. 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında mükellefin “ödeme güçlüğü” içinde olduğunun tespit edilmesi gerekiyor.
Başvurular, şirketlerin bilanço ve mali verileri üzerinden değerlendiriliyor. Borcun zamanında ödenmesi halinde ciddi bir mali sıkıntı oluşmayacağı kanaatine varılırsa tecil talebi reddedilebiliyor.
Yapılandırma düzenlemelerinde ise ödeme güçlüğü şartı aranmadan tüm mükellefler başvuru yapabiliyordu.
İş dünyası temsilcileri ise yeni bir yapılandırma beklentisini gündemde tutuyor. Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu Başkanı Bendevi Palandöken, mart ayında yaptığı açıklamada esnafın vergi ve prim borçlarını ödemekte zorlandığını belirterek yeni yapılandırma düzenlemesi talep etmişti.
Palandöken, geçmiş yapılandırma uygulamalarının kamu gelirlerine katkı sağladığını ve son düzenlemeyle devletin yaklaşık 156 milyar lira tahsilat gerçekleştirdiğini ifade etmişti.
Vergi uzmanları ve iş dünyası temsilcileri, yapılandırma yerine kalıcı tecil modeline geçilecekse başvuru şartlarında daha esnek kriterlerin değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.
Özellikle “ödeme güçlüğü” şartının uygulamada daha geniş yorumlanmasının, ekonomik daralma yaşayan işletmeler açısından kritik önem taşıdığı belirtiliyor.